1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Ödülümüz: Çözüm!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Ödülümüz: Çözüm!

A+A-

CTP’nin son bir hafta içerisinde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iki büyük partisi ile temasları çok önemlidir…

-*-*-

Neden çok önemlidir?

Çünkü, müzakereler başlamak üzeredir…

Ve CTP’nin temasları, bu müzakerelerin tertemiz bir zeminle yeniden başlaması adına çok kıymetlidir…

-*-*-

Müzakerelerin başlayacağını nereden mi çıkardım?

Kıçımdan çıkarmadım!

Tahsin Erturğuloğlu’nun mızırlığından, çomak sokma hevesinden, son yaptığı açıklamalardan bunu anlamak hiç de zor olmaz!

-*-*-

Tahsin Ertuğruloğlu, belki Türkiye’deki faşist MHP’nin, belki hayatını mutlak çözümsüzlüğe adamış sömürgen - hırsız tayfasının ağzıyla konuşuyor; bilemem ama “bayram değil seyran değil, ‘Erhürman müzakereci değil’ demek, eniştenin bizi öpmesinden başka bir şey değildir!”

-*-*-

Evet tekrar edeyim, Erhürman – Hristodulidis arasında geçecek olan yeni müzakere süreci başlamak üzeredir…

-*-*-

Zamanı mı?

Eylül içerisinde tahmin ediyorum…

-*-*-

Ve bu arada tabii ki CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, AKEL ve DİSİ ziyaretlerinde, partisinin Kıbrıs sorunu ile ilgili duruşunu net bir şekilde iki partiye de iletti…

-*-*-

Nedir bu net duruş?

İki bölgeli iki toplumlu ve iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı federal çözüm!

CTP, kurulduğu 1970’ten beri çizgisini değişmemiştir…

-*-*-

Sıla Usar İncirli, AKEL ve DİSİ’ye başka ne iletti?

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın büyük bir halk desteği ile seçildiğini ve  müzakerelerin yeniden başlaması için BM Genel Sekreteri Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in çalışmalarını desteklediklerini…

-*-*-

Peki başka?

Tufan Erhürman’ın New York’ta BM Genel Sekreteri Guterres ile yaptığı görüşmenin sürece ivme kazandırma potansiyeli sağladığını…

-*-*-

Ve bunlarla birlikte, “… Cumhurbaşkanı Erhürman’ın kapsamlı bir siyasi anlaşma hedefiyle kurgulanması gereken müzakere metodolojisini desteklediklerini”… 

-*-*-

CTP ve Erhürman,  “… Crans-Montana itibarıyla varılan tüm yakınlaşmalara bağlı kalarak, aciliyet duygusu içerisinde ve sürecin sonuç odaklı olarak kurgulanması gerektiği” konusunda mutlak anlamda birliktedir – hem fikirdir!”

-*-*-

CTP ve Erhürman’ın seçim öncesi görüşleri ile şu andaki duruşları farklı değildir…

-*-*-

Haaa eleştiriler mi?

Örneğin, “Erhürman’ın gereksiz bir Türkiye savunuculuğu” eleştirisi söz konusudur…

-*-*-

Hatta bunu daha ileriye götürüp, “her şeyi yine Türkiye yönetiyor, Ersin Tatar’dan farksızdır” diyenler de!

-*-*-

Eleştirenleri, suçlayanları asla suçlamam…

Çünkü bir çok kişi, gerçekten Türkiye’nin siyasi mafyasının özellikle son üç – beş yılda bu ülkeye çöküşünden ciddi şekilde endişelidir!

-*-*-

Ancak, şu açıktır ve iyi bilinmelidir; Erhürman, Ankara ile kavga etmeyecek!

Şahsen, Hristodulidis’e de tavsiyemdir; O da Ankara ile kavga etmesin!

-*-*-

Neden etmesin?

Ya da neden etmesinler?

-*-*-

Çünkü öyle ya da böyle, Ankara masanın veya oyunun nemli bir parçasıdır…

Ve büyük bir güçtür…

Bu güçle kavga etmenin çözüme asla katkısı olmayacaktır… 

-*-*-

Eğer Hristodulidis de “çözüm” konusunda Toplum liderimiz ve CTP lideri - ki şu anda bu ikili, “KKTC’nin en önemli iki kişisidir” –  kadar çözümden yanaysa; 31 Ocak 2026’ya kadar Bostancı ve Derinya’dan da seyrüsefer çıkarılmaya başlanacağı sözünü keşke tutsaydı!

-*-*-

Haaa bu arada belirtmek lazım; Hristodulidis, Ehürman’a göre çok rahattır…

Çünkü Hristodulidis’in başında veya çevresinde; ne MHP vardır, ne Ankara vardır; ne AKP vardır… Ne de onların bazen söyleyemediğini söylettirdiği Tahsin Ertuğruloğlu!

-*-*-

Bu arada, evet, Erhürman’ı eleştirelim ama Hristodulidis’i de örneğin ELAM’ın varlığından çok uzağa taşımayalım; bir şekilde aklamayalım!

-*-*-

Şu anda ELAM; olası bir çözüm adına, Ankara’nın MHP’sinden de siyasi mafyasından da daha tehlikelidir!

-*-*-

Sonuç mu?

Sonuç; Sıla Usar İncirli liderliğindeki CTP ve Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman; şu anda tüm varlığımızla yanlarında durmamız gereken – sahip çıkmamız gereken “biz”iz!

Bilmem anlatabildim mi?

-*-*-

Evet yazı uzasın istemezdim…

Üstelik bugün Pazar..

Ve ben bugün Slavoj Žižek’in aşkla ilgili duruşunu yazabilirdim…

-*-*-

Neyse!

“Metodoloji” konusundan da bahsedip

 Bitirelim…

-*-*-

Metodoloji, en basit haliyle bir araştırmada veya düşünme sürecinde hangi yöntemlerin neden ve nasıl kullanılacağını inceleyen çerçevedir… Yani sadece yöntem (method) değil, o yöntemin arkasındaki mantık, yaklaşım ve felsefi temeldir.

-*-*-

Tufan Erhürman’ın metodolojisi, Kıbrıs Türk Tarafı’nın, Kıbrıs sorununun çözümü sürecine yaklaşım biçimini belirleyen bir çerçevedir. Erhürman, bu yaklaşımı oluşturmadan “özlü” müzakerelere veya kapsamlı çözüme geçmenin mümkün olmayacağını savunur.

-*-*-

Daha önce çok yazıldı ama bir kez daha yazalım Erhürman’ın, geçtiğimiz hafta Guterres’e de ilettiği  “Dört Maddelik Çözüm Metodolojisi”nin ilk maddesi, “Siyasi Eşitliğin İlkesel Olarak Kabulü”dür…

Burada sıkıntı yoktur…

-*-*-

İkinci madde, “Zamana Bağlı Müzakere Süreci (Time-frame)”dir… Müzakerelerin açık uçlu ve belirsiz şekilde sürmemesi gerektiğini belirtir… Belirli bir zaman çerçevesinin prensip olarak kabul edilmesini ister.

-*-*-

Üçüncü madde, “Önceki Yakınlaşmaların İlkesel Kabulü”dür ki Sıla Usar İncirli’nin de DİSİ ve AKEL ziyaretlerinde vurguladığı budur…

-*-*-

Hristodulidis’in, yakınlaşmaları iki tarafa ayırma isteği veya çabası ve sizin yakınlaşmalarınız – bizim yakınlaşmalarımız duruşunun anlamsızlığı açıktır…

İki tarafın ayrı ayrı yakınlaşmaları olamaz; yakınlaşmalar ortaktır, bu ortaklık da ilkesel olarak kabule dilmelidir…

-*-*-

Erhürman diyor ki, “… Daha önce varılmış olan yakınlaşmalar, ortak görüşmeler ve anlaşmalar yeni sürecin başında yeniden tartışma konusu yapılmamalıdır. İçinden çıkamayız, ömrümüz yetmez..”-*-*-

-*-*-

Ve gelelim dördüncü maddeye…

En tartışmalı veya Hristodulidis kanadının “red” pozisyonunda olduğu madde budur…

Hatta CTP’de veya CTP’ci bazı isimler de bu maddeye “soğuk” bakar!

-*-*-

Bu madde, “Başarısızlık Durumunda Türk Tarafının Statükoya Geri Dönmeyeceğinin Taahhüdü”dür!

Rum tarafı ve hatta “şahsım”; “statükoya geri dönmeyecek olmak, acaba ayrı devlet iddiası mı?” endişesindedir!

-*-*-

Erhürman, “… Müzakere sürecinin bir ‘başarısızlıkla’ sonuçlanması hâlinde, Kıbrıslı Türklerin bugünkü pozisyonlarına tekrar geri dönmemeleri için güvence sağlanmalıdır” demektedir.

-*-*-

Cumhurbaşkanı Erhürman 4 maddeyi, precondition (önkoşul) olarak adlandırmayı reddeder…

-*-*-

Erhürman’a göre geçmişte müzakereler yıllarca sürüp sonuçsuz kaldığı için bu sefer süreçten önce ortak metodolojinin kabulü şarttır…

-*-*-

Bunda bir sıkıntı olmaması gerektiği inancım da tamdır…

Bu toplum veya bu halk, Erhürman’ı çok ciddi oy oranı ile boşuna seçmediğinin ödülünü mutlaka alacaktır…

O ödül de çözümdür…

İnanıyorum…

1770835218141img-20260211-wa0006.jpg

Bu yazı toplam 427 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar