1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. Gençlere Ne Veriyoruz?
Ünal Fındık

Ünal Fındık

Müdahalesiz Demokrasi  

A+A-

Seçimler demokrasinin olmazsa olmazıdır. Ama bir ülkede seçim yapılıyor olması yalnız başına demokrasi için yeterli değildir.

Öncelikle o ülkede yaşayan ve yetişkin sayılan herkesin seçmen olması gerekir. Ama bu da yetmez. Seçmen olan herkesin kendi özgür iradesiyle sandığa giderek dilediği siyasi parti, ya da adaya oy verebilmesi gerekir.

Seçim kampanyasının bütün adaylar için eşit şartlarda olması ve bütün adayların seçmene doğrudan ulaşabilmesi için devlet tarafından eşit olanaklar sağlanmalıdır.

Seçimlere dış karışma, ya da dıştan müdahale olmasına asla izin verilmemelidir. Dahası seçime müdahale daveti yapan siyasi parti ya da aday kim olursa olsun diskalifiye edilmelidir.

Demokrasi aynı zamanda tahammül rejimidir. İktidar ya da muhalefet müdahalesiz, ya da dış karışmasız ve demokratik ortamda yapılan seçimin sonuçları ne olursa olsun, bu sonuca tahammül eder ve gereğinin yapılmasına yardımcı olur.

Bizim demokrasimiz yaralıdır. Dış karışma ve müdahalelere açıktır. Hemen her seçimde dış müdahale mutlaka vardır. Bazan az, bazan orta, bazan da çok sert müdahalelerle karşılaşıyoruz.

Son dönemlerde dış karışma hemen heryere yapılmaya başlandı. Ekim ayında yapılan KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimine Ankara’daki AKP iktidarının yaptığı aleni müdahale şimdiye kadar yapılanları kat kat aştı. Sonuçta istediği UBP adayı Ersin Tatar’ı cumhurbaşkanı tayin etti.

Ama Ankara bununla da yetinmedi. UBP kurultayına müdahale etti. 7 bine yakın UBP üyesinin oylarıyla 2 inci tura kalan Faiz Sucuoğlu ile Hasan Taçoy’un yarıştan çekilmesi için müdahale etti.

İkisi de çekildi. Kurultay ertelendi. Ersan Saner önce başbakan, ardından da tek aday olarak UBP genel başkanı tayin edildi.

Bu da yetmedi. Meclis başkanlığı seçimi gündeme geldi. Ersin Tatar hükümetinde Turizm bakanlığı tebrikleri kabul ederken son anda Ankara vetosu ile diskalifiye olan Resmiye hanım aday gösterildi.

Bu kez Ankara vetosu gelmedi diye düşünürken yapılan oylamada tek aday olarak katılan Resmiye hanıma 13 evet, 26 hayır oyu çıktı.

Ersan bey herhalde Ankara’ya, ya da Ankara’nın buradaki temsilcilerine meclis başkanlığı konusundaki fikirlerini sormayı düşünmemişti. Sonuçta bırakın meclis başkanlığını, afedersiniz tuvalete giderken bile izin alması gerektiği ona hatırlatıldı.  

Müdahale nereden gelirse gelsin bir kere izin verdiniz mi bir daha kurtulamazsınız.

Müdahaleye izin veren, hatta davet eden UBP artık iflah olmaz. Bu gidiş UBP’yi bölünmeye, parçalanmaya, hatta dağılmaya kadar götürebilir. Çünkü artık ipler başkasının elindedir. 

Elbette bu UBP’den kurtulmak için bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Ben öyle düşünmüyorum. Müdahalelere birlikte karşı durmaz, müdahale bana yapılmadı, rakibime yapıldı, o düşünsün diyerek tepki göstermezsek ülkemize demokrasiyi ve demokrasi kültürünü yerleştiremeyiz.

Bu ülkenin demokratik olgunluğu ve demokratik geleneği gıpta edilecek düzeylerden bakın nerelere sürüklendik.

Bir durun. Bir düşünün ve ona göre adım atalım. Siyasi yelpazenin neresinde olursa olsun bu ülkenin bütün kurumları demokratik gelişmeye katkı sunmaktadır. Ama az, ama çok her katkıya ihtiyaç var.

Bu yazı toplam 1245 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar