1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. Genel ve Yerel Seçimler Aynı Gün?!…
Kutlay Erk

Kutlay Erk

SİYASET MEYDANI

Genel ve Yerel Seçimler Aynı Gün?!…

A+A-

Başbakan Üstel yaygın bir beklenti ve talep olan erken genel seçime hep olumsuz baktı, uzak durdu; son zamanlarda ise, bu konudaki baskıyı hafifletmek için “Tarihi erkene alınmış genel seçim; yerel seçimlerle aynı gün yapılacak bir genel seçim” söylemini tekrarlar olmaya başladı. Bir de koşulu var, seçim yasasında değişiklik yaparak karma oy kullanımını iptal etmek…

Aşikardır ki UBP içinde karma oy kullanımının iptalini desteklemeyenler var… Hükümetin diğer iki ortağında da bu yönde çok belirgin bir duruş ve görüş yok. Dolayısıyla, yasa değişikliği hükümetin oyları ile gerçekleşmeyebilir. CTP karma oy kullanımının iptaline karşı değil; hükümet partileri yasa değişikliğinde mutabık kalırsa, CTP de katılımcı olacak. Ancak, bu konuda kendi arasında oy çoğunluğu sağlayamamış hükümet partilerine baston olacak da değiller…

Burada dikkate alınması gereken, genel seçimin yerel seçimle aynı gün yapılmasında CTP’nin de, kamuoyunun büyük çoğunluğunun da pratik nedenlere dayanan tereddütleri ve dahi tepkileri olmasıdır. Dolayısıyla, genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılması durumunda pratikte neler yaşanabileceğini irdelemekte yarar var. Tutun ki karma oy kullanımı iptal olmuştur… Seçmen oyunu kullanmak için beş adet oy pusulası ve zarf alıp seçim kabinine girecek; elli milletvekili seçmek için bir partiye mühür vuracak ve parti içi tercihlerini de işaretleyecek… Ardından belediye başkanı için oy kullanacak, belediye meclis üyeleri için tercih ettiği partiye mühür vuracak… Ardından muhtar için oy kullanacak, tercih ettiği muhtar azalarını da seçecek. Kullandığı her oyu, mühürleri kuruduğundan emin olarak katladıktan sonra ayrı zarflara koyacak ve kabinden çıkıp ilgili seçim sandığına atacak. İddia ederim ve derim ki, her bir seçmenin oy kullanma süresi ortalaması on beş dakikadan az olmayacak… Ve dolayısıyla, oy kullanmada izdiham olacak; hele ki seçmenin önemli oranda çoğunluğunun öğleden sonra oy kullandığı gerçeğini de göz önüne alırsak, can sıkıcı bir izdiham ve bekleme süresi olacak.

Böylesi bir durum nelere yol açar?! Seçime katılım oranı düşer, kimi seçmen izdihamı yaşamaktan sıkılıp oy kullanmadan geri gider, kimi seçmen izdiham yaşanacağını öngörebildiği için oy kullanmaya gitmez… Oy kullanmamayı tercih edecekler arasında şimdiki hükümet partilerinin üyeleri ve sempatizanları da çoğunlukta olacak; “Nasıl olsa bizimkiler kaybedecek, bazıları barajı da geçemeyecek, oy kullanmaya gitsek kaç yazar?!” düşüncesi yaygın olacak… Oy kullanmaktaki pratik sıkıntılara rağmen kimler sandığa gidecek?! Öncelikle muhalefetin partizan ve sempatizan seçmenleri ve bir de mevcut hükümet partilerinin siyasal, ekonomik ve sosyal performansından mutlu olmayanlar, ülkenin kötü yönetilmesinden şikayetçi olanlar, siyasi ahlaksızlıkların ve yolsuzlukların faturasını hükümet partilerine ısrarla ödettirmek isteyenler… Bunların kayda değer oranı da hükümet partilerinin üyeleri, sempatizanları veya geçmişte destek vermiş olan seçmenler olacak… Dolayısıyla, Başbakan Üstel’in genel seçimi yerel seçimlerle birlikte yapmak düşüncesi kendi kılıcının üstüne düşmesi olacak…

Da… Niye bu öneriyi yapıyor?! Kendi tercihi genel seçimleri Ocak 2027’de, normal gününde yapmaktır; son ana kadar makamda kalabilmek aşkına… Ancak, UBP’nin yerel seçimlerden de ciddi başarısızlıkla çıkacağı öngörüldüğü için, onun ardından genel seçim demek tam yıkım olacak… En azından ikisi birden olsun da belki yıkımın şiddeti azalır. Hem bir umut da CTP’nin seçimlerde odaklanmasını da genel ve yerele bölerek, zayıflatarak başarısının oranını bir miktar aşağı çekmektir. Tutar mı?! Pek değil… Seçmen bu seçimde hükümet partilerine öyle bir öfke ve hınç ile yüklüdür ki, CTP genel ve yerel seçimlere aynı anda ve birlikte odaklanma sorunu yaşasa dahi sıkıntı yaşanmayacaktır. Başbakan’ın ısrarla ret ve inkâr ettiği ve dahi küçümsediği seçmenin hükümet partilerine tepkisinin varlığı, boyutu, hacmi ve yoğunluğudur.

Genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılmasının iki pratik sorunu daha var; oy kullanıma kabininde nerdeyse on beş dakika uğraşacak olan seçmenin hatalı oy kullanma oranının ve dolayısıyla iptal oy oranının yüksekliği...  Hükümet partilerinin partizan ve sempatizan seçmenlerinin önemli oranının eğitim seviyesinin düşük olduğunu bütün saygımla kaydetmek istiyorum. Dolayısıyla, bu seçmenleri, elli milletvekili seçmek, belediyesinin başkanını ve sayısı kaç ise o kadar belediye meclis üyesini, mahallesinin muhtarını ve muhtar azalarını seçmek üzere bir kabine yalnız koyarsanız, hatalı oy kullanma riskleri yüksek olur. Sol partilerin partizan ve sempatizan seçmenlerinin eğitim düzeyinin daha yüksek olduğu gerçeği dikkate alındığında ise, hatalı oy kullanma riski daha azdır.

Ve gelelim diğer bir pratik soruna… Oy sayımı… Sandık heyeti üyeleri, sayımda ve kayıtlandırmada çok zorluklar yaşayacak, sayım uzun sürecek, yanlış sayım ve kayıt dahi olabilecektir. Öyle, sandık sayısını artırmakla bu sorun çözülmez… Oy kullanma süresi içinde yaşanacak izdihamdan sonra, beş ayrı seçim sayımını yapmak ve kaydetmek küçümsenecek bir olay değildir. Ve tüm bunlar, karma oy kullanımı iptal edilirse yaşanacak… Bir de iptal edilmediğini düşünüm… Genel ve yerel seçimlerin aynı günde yapılması korkunç bir kâbus olacaktır.

Başbakan Üstel’in aklı galebe çalsa da, en geç Ekim’de genel seçimler, yıl sonuna doğru da yerel seçimler yapılsa… Kaybedecek de kaybedecek, bari seçmene giderayak eziyet etmesin…

UBPller sandığa gitmeyecek, bel bşk adayları da kaybedecek.

Bu yazı toplam 300 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar