1. YAZARLAR

  2. Ferdi Sabit Soyer

  3. GARANTÖRLÜK, GAZ, AB ve KIBRIS
Ferdi Sabit Soyer

Ferdi Sabit Soyer

GARANTÖRLÜK, GAZ, AB ve KIBRIS

A+A-

İngiltere Başbakanı Sayın Cameron'un Çin'e yaptığı ziyarette dile getirdiği, AB ile Serbest Ticaret antlaşması yapılması önerisi çok derece dikkat çekicidir.

Gerçi AB Komisyonu bu konuda sıcak olmayan bir açıklama yaptı.Ama bu açıklamanın içeriğinde de AB'nin Çin'le ekonomik ilişkileri daha farklı, ama önemli bir başka seviyeye taşıma arzusu da yer almaktadır.Yani önümüzdeki dönem AB' nin Çinle daha ileri ilişki geliştirme arayışı gelişecektir.

Kıbrıs ve Türkiye

Bunun Kıbrıs sorunu ve hele Türkiye'nin Garantörlüğü ile ne ilgilsi var diyeceksiniz? AB kendi gelişmesi içinde artık global dünyada AB üyesi olmayan ülkelerle serbest ticaret antlaşmaları yapmaya başladı. ABD ile Kanada ile v.s.Ancak Türkiye, AB ile Gümrük Birliği Antlaşması olan ve sıkıntılarına karşın üyelik yolunda olan bir ülkedir. Fakat buna  karşın serbest ticaret anlaşması konusunda çok önemli sıkıntı ile karşı karşıya kalmıştır.
Çünkü 1994'te Türkiye AB ile Gümrük Birliği Antlaşmasını yaparken serbest ticaret ilkesini ret etti. Neden?
Kıbrıs yüzünden; dar milliyetçi statükocu bir bakışla.  O dönem çözümü çözümsüzlükte gören anlayış hakimdi. Dolayısıyla "Kıbrıs Cumhuriyetinin" AB ile üyelik için hükümetlerarası  görüşmelere başlaması nedeni ile Türkiye , Gümrük Birliği Antlaşmasını AB ile yaparken,sırf Kıbrıs ile serbest ticaret ilişkisine girmemek için buna karşı çıktı ve bunu onaylamadı.

Türkiye zamanındaki bu dar milliyetçi bakış nedeni ile şimdi çok büyük sıkıntı yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde Türkiye Sanayi Bakanı Sayın Çağlayan AB ile ilişkilerde ortaya çıkan bu sıkıntı nedeni ile büyük bir öfke ile konuyu eleştiriyordu.

Öfkesinin özü haklı

Ama bu sorun, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklanan ve 1994'te yarını düşünmeden alınan bir kararın sonucudur.
Şimdi, İngiltere Başbakanı Çinle serbesti ticaret antlaşması fikrini ortaya attı.Emin olun bu da önümüzdeki dönemde bir yol alacak ve bugünün dışında farklı bir şekilleniş gelişecek. Gelişen Türki'ye bu sınırlar yeni problemler çıkartıyor.

GAZ PETROL ve Kıbrıs

Ayni olgu gaz ve petrol ile de vardır. Türkiye gelişen ve ilerleyen bir ülke.Ancak ihracat arttıkça, sanayi ve ekonomi büyüdükce, cari açığında artış da büyümektedir. Bu, Türkiye'nin enerji alanında özellikle petrol ve gaz konusunda artan ithalatının yol açtığı bir sorundur.

Dolayısı ile Türkiye,petrol ve gaz ihtiyacı için hem kaynaklarınının çeşitlenmesine, hemde maliyet faktörünün azalmasına dönük arayışlar içindedir. Özellikle petrol gaz konusunda Türkiye'nin üretici ülkelerle,Avrupa arasında enerji geçiti olma çabası bununla bağlantılıdır.

Bu arada Doğu Akdeniz'de bulunan gaz rezervleri de yeni bir olguya yol açmaktadır. Şimdi bu alanda Türkiye'nin İsrail,Mısır ve Kıbrısla sorunları vardır.Doğu Akdenizdeki bu gaz rezervlerinin nakli ve değerlendirilmesinde Türkiye bu sorunlar nedeni ile etkin olamamaktadır.

Bununda diğer sıkıntılar yanısıra ,olumsuz olarak etkileyen noktalarından biri de Kıbrıs sorunudur.
Şimdi İsrail ve Mısır arasında oluşan sıkıntı, dönüp dolaşıp Kıbrıs sorunu nedeni ile Kıbrıs üzerinden de bir açıdan olumsuz siyasi gelişmelere yol açacaktır. İsrail- Kıbrıs arasındaki antlaşmalar bunun işaretleridir. Bu yarın Mısırla bağlantılı gelişecektir. Geçmişte Nasır döneminde bu zaten yaşanmıştı. Kral  Faruk'un devrilmesi sonrası kopan ilişkiler,Kıbrıs sorunu etrafında Mısır'ın,Makariosla oluşturduğu başka ittifakları engelleyemedi hatta kışkırttı..Bunun Kıbrıs Türk tarafına ve Türkiye ye verdiği zarar anlatılamaz. Bundan da Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı olumsuz etkilenmişti.

Şimdi gerek İsrail gerekse Mısırla oluşan bu kopuşların üzerine binecek olan ve yeni sıkıntılar yaratacak olan problemlerde gözükmektedir.

KIBRIS SORUNUN ÇÖZÜMÜ ve GARANTÖRLÜK

İşte bu nedenlerle artık Kıbrıs sorununun çözümü gerekmektedir. Bu klasikleşen sorunun devamı, yeni sıkıntıların oluşmasına ve bunun eskisi ile birleşerek bu global dünyada sıkıntıların da derinleşmesi gelişmektedir. Yani Türkiye'nin haraket alanı daraltmakta, Kıbrıs Türk tarafını da bölgesine dair gelişmelerde daha da edilen kılmaktadır.

Dün  Kıbrıs’a endeksli dar milliyetçi bakışla mamül hale getirilen AB Gümrük Birliği antlaşması ile eksik bırakılan husus, serbest ticaret antlaşmasına dönük gelişmelerde Türkiye'nin yeni sıkıntısına yol açmaktadır. Yani artık Kıbrıs sorununda çözümden yana net siyasetsetler izlenmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.

Her şeyi bıraktım Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörüdür. Bu ne demektir? Olaya yalnız askeri olarak bakılamaz. Çünkü Türkiye esas olarak bu uluslararası antlaşma ile Kıbrıs'ın toprak bütünlüğünün ve Anayasal düzenin garantörüdür.

İşte bu yüzden artık çağdaş gelişmeler nedeni ile bu önemli sorunlara dair aktif olabilmek için Kıbrıs sorununun çözümü gerekmektedir. 1974satükosunun korunmasına dönük, dar milliyetçilik ile şekillenmiş anlayışlar hem bize, hem Türkiye çok şey kaybettirdi ve etmeye devam ediyor.

Bundan ötürü ganatörlüğün gereği bellidir. Kıbrıs'ın Toprak bütünlüğünü gözetecek bir Anaysal düzene geçmenin savunulması. Bu da ancak Tek egemenliğin olacağı bir Anayasal düzenle olur. Bu Anayasal düzen ise Federal bir yapı olacak ve Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğini içerecektir.

Bu şartlarda gerek AB ile bölge ve Doğu Akdenizdeki petrol kaynakları ile Türkiye'nin bağının gelişmesibu enerji kaynakları ile Türkiyenin bağının gelişmesi Kıbrıs sorunun çözümü ile ilintilidir.

Bunun için garantörlüğün gereği olan toprak bütünlüğünü gözetecek olan Tek egemenliğe dayalı ve içinde Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğini gözetecek bir Anayasal düzene geçmek gerekmektedir.

Eğer dünden günümüze dar milliyetçiliğin bize ve Türkiye'ye getirdiği önemli sıkıntılardan ders almaz. Ve hala tek eğemenliğin federal ülkelerdeki gereğini yerine getirecek açılımlar geliştirmezsek başımıza daha çok sıkıntı gelecektir. Türkiye'nin AB ile ve sıkıntılarını açmanın ve gaz ve petrol konusunda daha aktif biri düzenleyiciliğin içinde olunması nın yolu Kıbrıs sorununun çözümünden geçer.

Ayrıca açık yazayım eğer bu görüşme sürecinde Sayın Eroğlu Tek egemenlik konusunda bağnaz ve tutuk davranırsa, bırakın bu sorunların açılmasını, siz adanın toprak bütünlüğünün Garantörü olduğunuzu kendi elinizle tartışmanın odağına taşıyacak, Garantörlüğü da işlevsiz ihale döndüreceksiniz.

Bu yazı toplam 2323 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar