1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Futbol bittiyse, biz yokuz!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Futbol bittiyse, biz yokuz!

A+A-

Cumartesi günü Sanlı Çoban’ı aradım…
Sanlı benim için “Gönyeli’de futbol”un birincil adresidir…

-*-*-

“Ayrellideyim” dedi!
Yağmur nedeniyle maçlar iptal edilmiş…
Cumartesi belki bazı maçlar iptal edilebilirdi ama Pazar hava “gaymak” gibiydi!

-*-*-

Sanlı Pazar akşam üzeri, bir “gavurmalık” bana da getirdi…
Topladığı yeri de tarif etti, “yarın oradayım” dedim, gitti…

-*-*-

Yaşadığım yerin takımı benim için çok değerlidir…
En kötü ihtimalle – mesela – 10 yıldan beri sınırlarında yaşadığım Gönyeli’nin küme düşmesini istemiyorum…
Çok üzülürüm…

-*-*-

Gönyelici miyim?
Kimlik!

-*-*-

Sanlı’ya “Gönyelicilik” babasından kaldı!
Oğlu Sergen’e de tabii ki dedesinden!

-*-*-

Gönyeli’de futbol efsaneleri yaşar… 
Mesela Ali Çetin Amcaoğlu’nu her gördüğümde elini öperim ve bundan gurur duyarım!
Geçenlerde biri beni görmüş, “yalaka” diye mesaj attı!
“Elini öptüğüm adamın kim olduğunu biliyor musun?” diye sordum; “Belediye Başkanı’nın (Hüseyin Amcaoğlu’nun) babası, eski bakan değil mi, fino UBP’li” dedi!

-*-*-

Günay Caymaz’ı da her gördüğümde elini öperim…
O da UBP’li!
Köylüm – abim Yenicami efsanelerinden Salih Tarcan’ı da; bırakmaz ama ülke futbolunun imza ismi Zihni Kalmaz’ı da!

-*-*-

Kimlik ve futbol!

-*-*-

Gaziveren – Lefke – Güzelyurt üçgeninde geçen bir çocukluk ve gençlik yaşamım var…
Baf’ı almışlar, Güzelyurt’a taşımışlar ve Baflıları tüm ülkeye de dağıtmışlar!
Rahmetlik annem Baflı ama ben Baf ismiyle daha çok Güzelyurt’ta tanışmışım!
Ve Gaziveren’in, Baf’ın, ülkenin efsane futbol isimlerinden Ertan Oyal’ın öyle bir hastasıymışım ki zamanında, “fanatik Bafçı bir kimlik” oluşuvermiş!

-*-*-

Ve Gaziveren!
Doğduğum köy!
Şu anda özellikle son iki hafta kahrolduğum sonuçlar!

-*-*-

Haaa Güney’de kalan Baf’a, TRT spikeri Paphos dese de, sahipleri Rus zenginler olsa da; öyle bir kimlik yaratılmış ki oralarda, bu takım şu anda Galatasaray ile aynı levılda Şampiyonlar Ligi maçları yaparken, Güney Kıbrıs’ta binlerce bebek “Baf taraftarı” olarak doğuyor!
Cumhurbaşkanı Hristodulidis bu takımın taraftarı olmakla övünüyor!
Baf’ın Chelsea maçını da TRT yayınlıyor!
“Çelsi’nin konuğu Pafos” anonsuyla!

-*-*-

Neyse!
Gönyeli!
Gönyeli’nin hala her maçına en az 100 Gönyelili geliyor ve bunların sanırım yarısı, dededen Gönyeli taraftarı! (Çok büyük bir rakam)…
Ve bence tam olarak kesinlikle kimsenin bilmediği Gönyeli nüfusunun yüzde 90’dan fazlasının “Gönyeli” diye bir futbol takımından ve hatta hafta sonu yağmur nedeniyle ertelenmiş futbol ligimizden haberi yok!

-*-*-

Ligimizin adı AKSA!
Bu da ayrı bir tartışma konusu tabii ki!

-*-*-

Futbol bir çok ülkede sadece spor değil, kimlik meselesidir. 
Brezilya’da futbol, ulusal dindir!
Sokakta, plajda, her yerde top oynanır.
Pelé ismini bilmeyen – bu isimle gurur duymayan Brezilyalı değildir!
Dünya Kupası’nı en çok kazanan ülkedir (5 kez).

-*-*-

Arjantin!
Maradona ve Messi gibi ikonları vardır… Boca Juniors – River Plate derbisi “maç” değil, “savaş”tır!

-*-*-

Türkiye?
Dünya’nın en duygusal taraftarları Türkiye’dedir!
Kaybetmek ölüm, kazanmak en büyük mutluluktur ve Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş rekabeti “gündemdir!”
Ülke yansa da, Galatasaray – Fenerbahçe çekişmesi tek gündem maddesi olur!
İşte Göztepe bu hafta Fenerbahçe’yi takmış!

-*-*-

Kimlik ve futbol!
Türkiye’nin kimliğinin Kıbrıs Türk toplumuna en büyük ve en etkili giriş yaptığı “nokta” futboldur!
Sanlı Çoban bir Gönyeli fanatiğidir ama Beşiktaşlılık, oğluna Sergen adını koydurtabilmiştir!

-*-*-

Şu anda KKTC’de “çok iddialıyım”; bir anket yapılsa ve “hangi takımı tutuyorsunuz?” saçma sorusu sorulsa, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Türkçe konuşanların tamamı istisnasız bir Türkiye takımı adı söyler!

-*-*-

En fanatik Mağusacılar, en kızgın Dumlupınarcılar; hatta Doğan Türk Birliği Başkanı Bayar Piskobulu bile… 

-*-*-

Bu arada adından da anlaşıldığı üzere Bayar Başkan, babadan Piskobulu’dur!
Anneden Polilidir!

-*-*-

KKTC’de yaşam süren “bilinmeyen nüfusa” tek tek sorun; yine çok iddialıyım, bu nüfusun yüzde 99’u, “Piskobu” nerededir bilmemektedir; Poli adını da duymamıştır!

-*-*-

Modern futbolun doğduğu yer İngiltere’dir… 
Minik kasabaların bile yüz yıllık – yüz elli yıllık kulüpleri vardır.
Premier League dünyanın en çok izlenen ligidir… 
Ve bu ülkede “taraftarlık”, dedenin dedesinden mirastır!
Müthiş bir aidiyet söz konusudur!

-*-*-

Almanya’da hiçbir maç boş stadyumda oynanmaz… 
Milli takım istikrarıyla bilinir… 
Milli takımdaki göçmen mozaiği Fransa kadar değildir belki… 
Ama ne isterse olsun, Almanya’da “milli takıma olan disiplinli bağlılık” hiçbir şekilde azalmaz!

-*-*-

Arjantin, Türkiye, Brezilya gibi ülkelerde derbi günü trafik, iş planları, hatta düğün tarihleri bile etkilenir.
Bu ülkelerde çocuklar, takım seçemez… 
Taraftar olmak seçilebilecek bir şey değildir; öyle doğulur.

-*-*-

“Dedem Fenerbahçeliydi, babam da ben de” denir!

-*-*-

Ülke, şehir, mahalle çok önemli!
Bizdeki en ciddi eksiklik da bu!

-*-*-

Bir örnek daha vereyim, Baf göçmeni Güzelyurtluların büyük çoğunluğu şu anda Gönyeli Yenikent’te yaşar!

-*-*-

Gönyeli bu sene ligde kalmayı başarırsa, “Köyün” yüzde 95’inin zerre umurunda olmayacaktır!
Gönyeli küme düşerse, Gönyeli nüfusunun aynı oranının haberi dahi olmayacaktır!

-*-*-

Kıbrıs Cumhuriyeti’ne bakalım; Omonia, Apoel ve şu anda Baf…
Anorthosis, Ael, Nea Salamina…
Aman Apollon’u – Olympiakos’u unutma!

-*-*-

Onların mutluluk ve hüzünleri ortaktır; bizim mutluluk ve hüzünlerimiz ortak değildir be arkadaşlar, onu anlatmaya çalışıyorum!

-*-*-

Futbol duyguları kolektif yaşatır.

-*-*-

Boca Juniors – River Plate (Superclásico) sadece maç değil, adeta savaş gibi yaşanır. Tribünler sezon öncesinden dolar, şehir ikiye bölünür… 

-*-*-

Galatasaray – Fenerbahçe… Sadece futbol mudur?
Tarih vardır, kültür vardır hatta sınıfsal algılar işin içindedir…

-*-*-

Omonia – Apoel rekabeti gibi bir rekabeti 100 üzerinden 65 şiddet puanı ile hesaplarsak; KKTC’de şu anda böyle bir rekabetin şiddet derecesi yüz üzerinden yarım bile değildir!
Kimlik ve aidiyetimiz bitmiştir, bitirilmiştir, futbol üzerinden tüketilmişiz!

-*-*-

Hangi maçın sonucunu günlerce hatta haftalarca konuşuyoruz?

-*-*-

Efsane Çetinkaya’mızın; TMT Karargahı’nın takımının maçına şu anda ortalama 10 taraftar gitmektedir!
Ve üzgünüm, Çetinkaya adını bilen “Kıbrıslı” oranı; “bilinmeyen nüfusumuz” içerisinde yüzde 1 bile değildir!

-*-*-

Bizdeki en “kimliksiz” gelişme “sıfır derbi” seviyesine gelmiş olmamızdır!

-*-*-

Elbette Inter – Milan (Derby della Madonnina); Barcelona – Real Madrid (El Clásico); Celtic – Rangers (Old Firm) seviyesinde bir beklentim yok!
Ama “bunların bin kat azı bile olsun ama bizim olsun”, bir tek derbimiz kalmamıştır!

-*-*-

Abi Doğan - Ocak derbisi tükenmiştir; koskoca Türk Ocağı Limasol kulübünün şu anda sosyal medyadaki tartışılma konuları iğrençtir!

-*-*- 

Daha önce defalarca yazdım, uyardım, “aman son kalemiz” dedim!
Futbolumuz bittiği gün; “aidiyetimiz” bitmiş olacak!

-*-*-

Hep kaybetsek de; futbol toplumlar için umut ve gurur kaynağıdır; “Biz” duygusunu yaratan bir “din”dir, “tutku”dur! 
Ve bizde tamamen bitirilmiştir; bittik!
Üzgünüm!

-*-*-

COYS!
Bu da bizim tesellimiz!


619596766-1755339069094931-2741301502258519933-n.jpg

Sevgili Ünal Abi; Ceza Yasası’nda yapmak istediğin değişiklikleri lütfen en erken bir zamanda yap… Cevdet Bey de vekillerinin hepsini arasın ya da buradaki adamlarına aratsın, “haydi şimdi bütün eller havaya” şarkısıyla birlikte oylayın, sokun bizi içeri… Aksi takdirde, dökülüyorsunuz… Yazmak zorundayız! Bak Yenidüzen dün ne yazmış? Olur mu yani! Yüce Meclis’in Başkanı be abi! Çıkar, acele çıkar yasayı, ya da değiştir! Sok hepimizi içeri; siz sahte diploma dağıtmaya, sahte vatandaşlık vermeye devam edin; Anavatan da sizi alkışlasın!

Bu yazı toplam 461 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar