Dünya propaganda şampiyonası: İsrail dışta, Türkiye içte çok başarılı!
Lindsey Graham…
Amerikalı senatör(dü)…
Öldü!
-*-*-
71 yaşındaydı!
-*-*-
Irak savaşında, bu ülkenin kitle imha silahları ile dolu olduğunu bağıra bağıra söyleyenler arasındaydı, hatta “iki haftaya kalmaz, Irak nükleer silah üretmek üzeredir, bu yüzden biz Irak’a nükleer saldırı düzenlemeliyiz” noktasında bir yalancıydı!
-*-*-
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun en yakın dostuydu!
-*-*-
Ve geri zekalı, tipik Amerikan cahili olduğunu, “Gazze’ye de nükleer bomba atılması” önerisi ile gösterecekti!
-*-*-
Çünkü bu salak – cahil; Gazze’ye atılacak nükleer bir bombanın, İsrail’den sadece 10 – 15 kilometre uzakta olacağını bilemeyecek kadar guelloydu!
-*-*-
Ölümüne üzüldük mü?
-*-*-
Bunu tartışmak bile yanlış!
-*-*-
İsrail ciddi bir dostunu kaybetti!
-*-*-
Haaa İsrail’in bu tür dostları çok fazla!
-*-*-
Propaganda konusunda, casusluk işlerinde bu ülke kadar iyi çalışanı her halde yoktur!
-*-*-
Bakar mısınız; son günlerde New York Times’ın bir haberi üzerine, neredeyse “konuyla alakalı” herkes, İran’ı konuşuyor!
-*-*-
Ne yazdı New York Times (NYT)?
NYT’ye göre, ABD ve İsrail, İran'da olası bir rejim değişikliği senaryosunda eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ı geçiş dönemi lideri olarak değerlendirmiş…
-*-*-
NYT ve akabinde bir çok gazete ve haber ajansının yaydığı haberlere ya da iddialara göre İsrail istihbaratı, Ahmedinejad'ın İran yönetimiyle arasının açılmasını ve ülkedeki popülist desteğini dikkate alarak onunla temas kurmaya çalışmış… Hatta kurmuş!
-*-*-
Hatta ve hatta, Macaristan’da, Ahmedinejad ile bazı ajanlar görüşmüş ve İranlı lidere rüşvet bile verilmiş!
-*-*-
Şu anda ajanslara göre, Ahmedinejad, İsrail istihbaratıyla gizli temaslar yürüttüğü iddiasıyla tutuklu!
Göz hapsinde falan…
-*-*-
Ahmedinejad ile ilgili iddialar resmî olarak doğrulanmış değil!
Haa doğru olup olmadığı konusunda ciddi tartışmalar da yaşanıyor!
-*-*-
Doğru veya değil; İsrail bu kampanyada İran’ı bölmeyi hedefledi ve açıkçası başarılı olup olmadığını göreceğiz!
-*-*-
Bir de şu var; bazı kaynaklar, Ahmedinejad’ın çok ağır bir İsrail düşmanı olduğunu ve bu iddianın imkansızlığını savunurken; bazıları, Ahmedinejad için “… İşin içinde bir şey olmasaydı, bu kadar sert bir İsrail yanlısı olamazdı” diyor!
-*-*-
Yazılanlar, iddialar doğru mu?
Doğrudur veya yanlıştır diyemeyiz!
İran doğrulamadı!
-*-*-
Ama NYT yanında, The Guardian’dan tutun, Dünya’nın bir çok ülkesinde, yüzlerce gazete, ajans, tv bu haberden söz ediyor!
-*-*-
Şimdi; Haluk Levent bir hırsız mı?
Ahbap Derneği’nin parası ile kumar oynadı mı?
-*-*-
Aynı şey!
-*-*-
Türkiye’de öyle haberler yayımlanıyor ki; doğru mu değil mi, kimse umursamıyor!
-*-*-
“İzmir’in dağlarında çiçekler açar… Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa…” vurgusu yapılıyor; Ahali, “… işte Erdoğan karşıtı Kemalist sanatçınızı gördünüz”e getiriliyor!
-*-*-
Sosyal medyada yorumların haddi hesabı yok!
-*-*-
Esprili olanlara ben de gülüyorum; mesela bir adam “Ahbap’a 10 bin TL vermiştim, demek ki Haluk bunları 23 ve komşularına basmış” diyor!
Haluk Levent’in rulet oynadığını öne sürüyor!
İnanmış!
-*-*-
Masumiyet karinesi mi?
-*-*-
Kim takar masumiyet karinesini!
Kim takar Ahmedinejad ya da Haluk Levent’in “suçsuz da olabileceği…” iddialarını!
-*-*-
Türkiye mi?
-*-*-
Şunu da eklemek lazım; İsrail ile Türkiye arasında, istihbarat ve propaganda konusunda ciddi bir yarış söz konusudur!
İsrail, daha çok dış ülkelerde; Türkiye ise kendi içinde bence şampiyondur!
-*-*-
Son günlerin bir merak konusu da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında geçen bir “iddia!”…
-*-*-
İşin içinde “seks” de olduğundan dolayı, eminim herkesin ilgisini çekiyordur!
-*-*-
İBB soruşturması kapsamında, İmamoğlu’nun, Portekizli manken Tessy Ramos Correia ile buluşmasına aracılık ettiği iddia edilen bir kişinin tutuklandığı ve soruşturma dosyasında çeşitli iddiaların yer aldığı iddia ediliyor..
-*-*-
İddiayı kim yapmış?
“Bir kişi!”…
-*-*-
Mahkeme kararıyla doğrulandı mı?
Hayır!
Buna gerek de yok!
Aziz Nesin yaşasaydı oran verir miydi bilemem ama aklı çalışanlar dışında, şu anda genel kanı şöyle: “İmamoğlu, kesin yapmıştır! Kadın da güzel ha!”
-*-*-
Dünya propaganda şampiyonası sona erdi…
Dışta açık ara İsrail, içte açık ara Türkiye şampiyon oldu!
Tebrikler!
Zavallı CHP!
İnsan üzülüyor!
Hatta acıyor!
CHP canım!
Cumhuriyet Halk Partisi!
-*-*-
Kime kalmış!
Bakar mısınız?
-*-*-
Yok ha, sakın yanlış anlamayın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KKTC’nin resmi adının “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” olması gerektiğini savundu falan diye demiyorum!
-*-*-
Kılıçdaroğlu’nun bu işten zerre anlamadığından söz ediyorum!
-*-*-
TV100 canlı yayınında konuşan Kılıçdaroğlu, “Rahmetli Ecevit gitti Kıbrıs'ı aldı değil mi?” diyor!
-*-*-
Bu ne acayip bir inkardır!
-*-*-
Atatürk’ün partisinin başındaki adam, “gitti aldı” diyor!
-*-*-
Umarım uluslararası toplum işitmemiştir!
Umarım Rum tarafında bu adamı dinleyip ya da okuyup da ciddiye alan yoktur!
-*-*-
Ne demek gitti aldı?
-*-*-
“Almak” tek başına ağır bir itiraf değil midir?
-*-*-
Dili mi sürçtü, kafa mı yandı?
-*-*-
Tamam, adına ne istersen söyle be Kemal kardeş de, “gitti aldı” demek, ne bileyim…
-*-*-
Aldı, vermeyecek gibi bir şey mi?
-*-*-
Aldı, artık sizin mi?
Adını da ne istersek koyarız mı diyorsun?
-*-*-
Sana küfretmek bile boşuna!
Yazık!

Kıbrıs’ın Kuzeyi o kadar Türkiye oldu ki; “15 Temmuz”; sadece kendi ülkelerindeki maskaralık kalkışmayla ilgiliymiş gibi davranıyorlar… Bizimkiler de el pençe divan maşallah! Oysa 15 Temmuz, üzerinde yaşadığımı talihsiz Ada’nın en kötü tarihidir… 15 Temmuz 1974’te bu Ada’da gerçekleşen Yunanistan destekli faşist darbe, bugünleri yaşamamızın en büyük sebebidir… 15 Temmuz 1974 darbecilerini lanetle anıyoruz da belli ki Türkiyeli yetkililer, kendilerine davetiye çıkaran faşistlerle pek de sorunlu değiler!






