1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Böl – yönet!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Böl – yönet!

A+A-

Adam röportaj yapıyor…
Soru şu: GELecek nesle mesajınız nedir?
Cevap çok basit: GELmeyin!

-*-*-

Çok etkilendim bu kısa söyleşiden…
İnternette gezinirken izledim!

-*-*-

Gelecek nesiller?
Gelmeyin!

-*-*-

Size iyi bir “Ada”, güzel bir “Kıbrıs” veya onların da ötesinde yaşanabilir bir “Dünya” olmayacak!

-*-*-

Haaa düzelebilir mi?
Örneğin “Kıbrıs” yaşanabilir bir ülke olabilir mi?

-*-*-

Biz daha “Kıbrıs”ın bütününe “ülke” diyebilecek durumda değiliz!
Ada’nın yarısına “vatan” veya “vatanım” diye sarılan kalmadı!

-*-*-

Peki neden?

-*-*-

İnternette dinlediğim bir hikaye anlatayım sizlere… 

-*-*-

Bir çiftçi, hastalanıp ölen domuzunu yıllar önce kurumuş olan derin bir kuyuya atar…

-*-*-

Domuz ölüsünün iğrenç kokusunu duyan 80 tarla faresi kuyuya akın eder…

-*-*-

Kuyuya inmek kolay!

-*-*-

Hep birlikte kolay gıdaya hücum ederler!

-*-*-

Domuzu çok kısa bir sürede, üzerindeki en küçük et parçacığına kadar yiyip bitirirler…
Domuzun sadece iskeleti kalır geriye!

-*-*-

Ancak gerçek sorun orada başlar!

-*-*-

O kuyuda tuzağa düşmüşlerdir!
Yukarı çıkamazlar!

-*-*-

Karınları acıkır!
Ve haliyle domuzu yemek için indikleri kuyu cehenneme döner!

-*-*-

Hayatta kalmak için birbirlerine saldırmaya ve tabii ki kazanan, kaybedeni yemeye başlar!

-*-*-

Haliyle bir bir ölürler!

-*-*-

İki hafta içerisinde hepsi tükenir…
Sadece bir tarla faresi hayattadır ve onun da gözleri kıp kırmızıdır, fare olmaktan çıkmış, bir canavara dönüşmüştür!

-*-*-

Derken çiftçi kuyuya geri döner!

-*-*-

Kuyuya bir halat uzatır ve hayatta kalan o tek fareyi yukarı çıkarıp tarlasına bırakır!

-*-*-

Fare değişmiştir!
Artık, kendi türünü avlayan bir yaratığa dönüşmüştür!

-*-*-

Çiftçinin ürünleri yerine, kendi türündeki canlıları, kendi kardeşlerini, fareleri yemeye başlar!
Tam bir manyağa dönüşmüştür!

-*-*-

İşte gerçek oyun buradadır!
Buna “bölme tuzağı” denir!

-*-*-

Toplumları – halkları – ulusları – devletleri yönetenler kendi aralarında asla kavga etmezler!

-*-*-

Öyle bir ortam yaratırlar ki, insanları ikiye bölerler…
İkiye bölünüş insanlar birbirine saldırır ve bu saldırı birinin ötekini yok ettiği ana kadar sürer!

-*-*-

Acı gerçek mi?
Acı gerçek, insanların, hiç farkına varmadan başkalarının oyunlarının parçası olmalarıdır!

-*-*-

Bu hikayeden çıkarılacak ders; başkalarının oyununa gelmemekle alakalıdır!

-*-*-

Eğer kendinizi bir tuzağın içinde bulmuşsanız, birbirinizle kavga etmek yerine, birlikte o tuzaktan çıkmanın yolunu arayın!

-*-*-

Bakınız genelde Kıbrıs meselesi!
Bakınız özelde Kuzey Kıbrıs!

-*-*-

İngilizler ve Amerikalıların oyununa – tuzağına düştük sonuç?
Elen – Türk?
Hala birbirimizle kavga etmeye hevesli çok tarla faremiz var!

-*-*-

Kuzey Kıbrıs mı?
Türkiyeli – Kıbrıslı?
Ver Allah Allah!

-*-*-

Haaaa sadece Kıbrıs meselesi de değil…
Sendikaları birçok sektörde bölmüyorlar mı?
Bölmediler mi?

-*-*-

Mesela bizde devlet memurlarının veya devlet çalışanlarının kaç sendikası var?

-*-*-

Öğretmenleri bölmek için birçok “sendika” denemesi olmadı mı?
KTÖS ve KTOEÖS o tuzağa düşmedi ama düşürmeyi çok deneyenler oldu!

-*-*-

Kadın hakları savunucularına bakın!
Bu konuda televizyon programcısı olarak yaşadığım stresi anlatsam; neden bu ülkede hiç hayır etmediğimizin ve etmeyeceğimizin romanını yazarım!

-*-*-

Gelecek nesiller mi demiştik?
Gelmeyin!
Gelmeyin!
Hele Kıbrıs’a hiç uğramayın!

-*-*-

Kuyu kurudu!
Çiftçilerin tuzakları hazır!
Sonuçta birbirinizi yiyecekseniz ve saldırgan tarla fareleri olacaksanız; tatili bile düşünmeyin!
Üzgünüm!

-*-*-

Çözüm önerim mi?
Kalmadı!
Bir daha üzgünüm!

-*-*-

Hangi çözüm?
Hepimiz tarla faresi!
Çiftçiler keyifli!

-*-*-

Domuz da çok!

-*-*-

Yine de şunu diyebilirim; Kuzey’de “Türkiyeli – Kıbrıslı” veya “Şükrancı – hain” bölünmeleri olmasa; Kıbrıs genelinde “Elen – Türk” şımarıklığı veya tarla fareliğinden kurtulabilsek; bu Ada hepimize de yeter ve Dünya’nın huzur adası olur!

-*-*-

Yani farelerin, çiftçinin kokmuş domuz oyununa karşı örgütlenmesi falan diyecektim ama bilemedim… 

-*-*-

Canım, gördün mü; Facebook’ta seksenler modası var, haydi biz de yapay zekayla birlikte katılalım!
Bu arada ne oldu, müzik hala yasak mıydı?

-*-*-

Sahi gemi faciası vardı değil mi?
Unuttuk mu?
Yok canım, unutmadık ama… 
Bir 80’ler fotosu gider yani!
Kaç “like” almışız?

 


Gazze’de son durum: Yorumsuz!

Amerikalı Sosyalist Senatör Bernie Sanders, bundan tam bir yıl önce (17 Eylül 2026’da) ilk kez “It is Genocide” (Bu soykırımdır) demişti!

-*-*-

Evet, İsrail, Gazze’de gerçek bir soykırım gerçekleştiriyor… 

-*-*-

Dünya’da bazı devletler ilk kez biraz sert tepki göstermeye başladı… 
8 Eylül günü 12 ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik yeni ticari yaptırımlar açıklayacağını duyurdu… 

-*-*-

Bu ülkeler, Birleşik Krallık, Fransa, Kanada, tabii ki İspanya, İrlanda, İsveç, Belçika, Hollanda, Danimarka, Finlandiya, Norveç ve Lüksemburg! 

-*-*-

İngiltere’de Yahudi Lobisi’nin kontrol ettiği gazeteler, “İngiliz Hükümeti bu kararla İngiltere’de yaşayan Yahudileri hedef gösteriyor” gibi başlıklar atsa da, vatandaşı olduğum bu ülkenin tavrını alkışlıyorum!

-*-*-

Geç kalınmış bir karar ama olsun!

-*-*-

İsrail aleyhine, 6 Eylül günü 8 ülke de Netanyahu hükümetindeki bakanların Gazze'deki Filistinlilerin zorla/kitlesel olarak yerinden edilmesine yönelik açıklamalarını ortak şekilde kınadı…

-*-*-

Bu ülkeler de şunlar: Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, BAE, Katar, Pakistan ve Endonezya…

-*-*-

Bu arada belirtelim İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un bugün yani 10 Eylül 2026’da günübirlik olarak hangi devleti ziyaret edecek?

-*-*-

Kıbrıs Cumhuriyeti!

-*-*-

Nikos Hristodulidis, Herzog’u Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda karşılayacak!

-*-*-

İngiliz vatandaşı olarak hükümetin aldığı kararı selamlamıştım; aynı anda Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de vatandaşıyım; Herzog’un ziyaretini kınıyorum…

-*-*-

İsrail Gazze'de Dünya’nın gözü önünde soykırım gerçekleştiriyor. 
Herkes iyi biliyor ki İsrail, “korkunç, yasa dışı bir savaş” yapıyor!  

-*-*-

İsrail ordusu Hamas'la savaşmakla yetinmiyor… 

-*-*-

Gazze'nin tamamına karşı savaş yürütüyor hatta dilediği anda Lübnan’ı, Suriye’yi, İran’ı bombalayabiliyor!

-*-*-

BM'ye göre Gazze’de yaklaşık 2 yılda 20 bine yakın çocuk katledildi!
Bunların 12 binden çoğu 12 yaşından küçük… 
En az 3 bin çocuğun bir organı koptu…

-*-*-

Toplam öldürülen Filistinli sayısı 75 bine ulaştı… 
Yıkıntılar altında en az 8 bin kayıp olduğu söyleniyor… 
8 Eylül 2026'da Gazze'deki toplu cenazede enkazdan çıkarılanlar arasında yaklaşık 60 çocuk bulunuyordu. 

-*-*-

İsrail’in son iki yıldaki askeri harcamalarının yüzde 75’ini Amerika karşıladı… 
Amerika, İsrail’e 25 milyar dolarlık yardım – askeri destek - hatta savaşa aktif katılım katkısı bile yaptı!

-*-*-

İsrail’in katliamda kullandığı akaryakıtın büyük bir kısmını (yüzde 50 kadarını) Azerbaycan, bir kısmını Kırgızistan (yüzde 25) sağlıyor… Bu akaryakıt, Türkiye üzerinden (Bakü – Ceyhan Boru Hattı) geçerek İsrail’e ulaştırılıyor!

mohammed-ibrahim-rfbyqagwhmi-unsplash-001.jpg

Bu yazı toplam 961 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar