1. EDİTÖRLER

  2. Devrim Demir

Erdinç Gündüz

Erdinç Gündüz

Bir Sandık Günü daha

A+A-

Bugün yine  ‘Sandık Günü’. Suya sabuna dokunmadan birşeyler karalamak zorundayız yine.  Ama herhalde,  birkaç seçim fıkrası ve birazcık öz-eleştiriler yapmakla suya sabuna dokunmuş olmayız.

“Demokrasi…Demokrasi….” diye avazınızın çıktığı kadar bağırıyorsun ama, demokrasinin en önemli gereğini de yerine getirmiyor sandığa gitmiyorsun…Neden ?

“Benim bir oyumla ne değişecek ki ?” mi diyorsun ? Hiç aritmetiğin yok mu?  1+1 = 2…. 2+2= 4… 4+4= 8…. Bunu da mı bilmiyorsun ?

 Cezalandırılmaktan mı korkuyorsun  ?   Olup bitenleri mi beğenmedin ? Olabilir… Değiştirecek olan kim ? Olaylara neden olanlar mı ? Yoksa sen mi ?

Bir süre sonra, yine, Yöneticilerinden, Devletinden şikayet etmeye devam edecek misin ?  Oy kullanmadığın takdirde,buna hakkın olup olmadığını hiç sorguladın mı ?

***

Bir kez daha iyice düşün… Oturduğun yerden kalk, git ve oy’unu kullan. İstediğin kişi seçilirse,  mutlu olursun…Seçilmezse de,  “Ben üstüme düşeni yaptım. Sorumlusu ben değilim” deme hakkını kazan. Aksi halde sus ve başına gelenlerden hiç şikayetçi olma.

 

Fıkralar

Serbest Seçim

Bir otele ‘tam pansiyon’ anlaşmalı  gelen bir turist  üçüncü günün sonunda isyan etmiş:

“Acente bize, yemekte seçim serbest demişti. Oysa üç gündür hamsiden başka bir şey yok menüde. Nerede serbest seçim?”

Otelci pişkin pişkin açıklamış:

“İster yersiniz, ister yemezsiniz, demiş, işte size serbest seçim... Ben size yemek zorundasınız mı dedim?..”

 

Ucuz Yemek

YAMYAMLAR yiyecek insan bulamayınca komşu ülkeye bir satın alma heyeti göndermişler. O ülkede yemeklik adam bolmuş. Bu farkın nedenini sormuşlar. Cevap:

“Politikacıdırlar.. Temizlenmeleri çok zordur… Bu nedenle ucuzdurlar.”

 

Hasta-Hastabakıcı

Adaylardan biri akıl hastanesini ziyaretinde etkileyici bir konuşma yapmış. Hastalar coşkuyla alkışlamış. 

Salondakilerden birinde hiç tepki yok. Aday  yanına gitmiş… “Sen neden alkışlamadın?” diye sorunca adam,   “Ben hasta değilim beyefendi. Hastabakıcıyım” demiş.

 

Küfür

Adamın biri Başkan’a küfür etmiş. Yaka paça karakola götürmüşler. Polis sormuş “Başkana niye küfrettin?”

Korkan adam heyecanla  “Efendim, ben bizim Başkana küfretmedim ki” deyince, polis,  “Bırak yalanı… Biz kime küfredileceğini iyi biliriz” demiş.

 

Emin olmak

Başbakan görevden ayrılmış. Ertesi gün telefonu çalmış.

Arayan kişi “Sayın Başbakanla görüşmek istiyorum” demiş. Eski başbakan “Ben artık Başbakan değilim” diyerek telefonu kapatmış. Biraz sonra aynı kişi tekrar arayarak aynı istekte bulunmuş.

Bu birkaç kez tekrarlanınca sinirlenen eski Başbakan “Beyefendi, Başbakanlıktan ayrıldığımı söylüyorum, tekrar tekrar niçin arıyorsunuz” deyince, arayan kişi “Kusura bakmayın efendim” demiş “Bunu sizden duymak, beni çok rahatlatıyor da.”

 

Adresimi yazacağım

Bir seçmen oyunu kullandıktan bir süre sonra geri dönmüş ve sandık görevlilerinden pusulasını istemiş.

"Yasak. Geri verilmez, niçin istiyorsun?"

"Adresimi yazacağım"

"Pusulaya adres yazılır mı be adam?"

"Ama geçen seçimde adres yazmadık oylar başka partiye gitti..."

 

Flaş Haber

Ülkelerden birinde,  Devlet  Televizyonu’nda, bir  ‘flaş’ haber:

“Şimdi aldığımız bir habere göre,  Başbakanlık binasına giren hırsızlar,  gelecek hafta yapılacak olan seçim sonuçlarını çalmışlardır…..”


Sokak Ağzı

Hafta içinde gelen tüm mesajlar yine seçimler ve adaylarla ilgili. Yayınlayamıyoruz. Özür dilerim.


Anlayana

“Aklı öldürürsen ahlak da ölür. Akıl ve ahlak öldüğünde, millet bölünür. Kadı’yı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün, devlet de ölür.” (Fatih Sultan Mehmet)

Bu yazı toplam 1717 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar