1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Beleşe girmek!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Beleşe girmek!

A+A-

Eskiler bu plajın adını “Pladini Plajı” olarak bilir… 
Özellikle “plajın orijinal veya yasal sahipleri” Kıbrıslı Rumlar ve eski haritalarda bu isim kullanılır… 

Daha sonra, Girne merkeze olan uzaklığı nedeniyle “Beşinci Mil Plajı (Five Mile Beach - 5 Mil Plajı) ismini aldı… 

Tabii ki o dönemde Girne’den Ayyorgi’ye yani Karaoğlanoğlu köyüne giderken, ikisi arasında zeytinlikler, harnup ağaçları falan vardı şimdi tamamen betonla kaplandı ve Girne – Ayyorgi birleşti ki o da ayrı bir çevre felaketi meselesi! 

1974 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri bu noktadan Kıbrıs’a çıkarma gerçekleştirdi… 

-*-*-

1975’te buraya çıkarma sırasında şehit olan Üsteğmen Yavuz Sokullu’nun adı verildi… 

-*-*-

Osmanlılar 1571’de Kıbrıs’ı fethettiklerinde, dönemin Sadrazamı da Sokullu’ydu… Mehmet Paşa!

-*-*-

Neyse bu arada Ayorgi (Aigos Georgios) köyüne de plajın hemen yanındaki bir eve girerken şehit edilen Albay İbrahim Karaoğlanoğlu’nun soyadı verildi… 

-*-*-

Akabinde plajın hemen üst başındaki restoranı çok uzun yıllar Kazafanalı (Ozanköy) Altınkaya ailesi  çalıştırdı… 
Aynı isimdeki restoran çok ünlü bir balık lokantasıydı… 
Plaj da bir süre Altınkaya Plajı oldu… 

-*-*-

Yanılmıyorsam, bir ara plajın hemen üst başına bir disko da inşa edildi… 
Ses kirliliği çok şikayet edildi; disko çok ünlü oldu… 
O günlerde adı “Escape Beach” ve “Escape Disco”ydu… 

-*-*-

Son olarak Altınbaş ailesinin bir ferdi burayı kiraladı… 
Aynı kişinin başkalarına işletmeyi kiraladığı da görüldü…  

-*-*-

Çıkarma Anıtı hemen tepedeydi…
O’nun yanına çıkarmada kullanılan bir gemi; bir savaş uçağı maketi ve bir de hava indirmede kullanıldığı söylenen eski helikopter yerleştirildi… 

-*-*-

1974’teki çıkarma sırasında şehit düşenlerin yattığı Karaoğlanoğlu Şehitliği de hemen oralarda. Şehitliğin yanındaki ev müze… Ve şehitliğin dibine, ana yol üzerine bir de cami inşa edildi ama sanırım tamamlanmadı… 

-*-*-

Yasal veya uluslararası hukukla alakalı olarak meseleye bakacak olursak, plajın olduğu yer “Rum mülkü”… 

-*-*-

1974 sonrası kurulan düzende Vakıflar İdaresi’nin denetim ve tasarrufunda… 

-*-*-

Bazı iş insanları, ciddi para kazanan bu işletmeyi – ticari bir mekan olarak almak için çok uğraştı – uğraşıyor… 

-*-*-

Ancak ülkedeki en yüksek askeri otorite olan Kolordu Komutanı ve öteki paşalar, “burasının manevi değeri, milli değeri, ticari değerinin çok ötesindedir” diyerek; ticari kiralamaya bir şekilde engel oldu ve Vakıflar; geçtiğimiz hafta, “Plaj”ı; Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın kullanımına verdi… 

-*-*-

Kısaca GKK dediğimiz ve komutanı TC Ordusu tarafından atanıyor olsa da, KKTC’nin kendi ordusu olan bu tümen büyüklüğündeki bu ordu, plajın 30 yıl süreyle “sahibi”dir!

-*-*-

Peki ne olacak?

-*-*-

Sordum bilen bir kaynağa; dedi ki; “komutanlar, buranın ticari bir kazanç mekanı olmasını istemedi. Şimdi orası, hemen dibindeki anıt, çıkarma gemisi, uçak, helikopter, müze, şehitlikle birlikte değerlendirilecek…”

-*-*-

“En azından ŞİMDİLİK kimseye kiralanmayacak… Sahile ya da plaja şezlongtu, yataktı falan yerleştirilmeyecek… Burası herkese açık olacak. Bedava girilecek. Kendi havlusunu, karpuzunu, şezlongunu, sandalyesini alan gelecek ve tabii ki bu geliş, askeri kurallar veya uygulamaların ötesine geçmeyecek…”

-*-*-

Derinya Plajı gibi mi?

-*-*-

Benzer!

-*-*-

Peki soğuk – sıcak meşrubat çay falan olacak mı?
Duş – tuvalet?

-*-*-

Olacak herhalde!

-*-*-

İyi mi oldu?
Bakalım kaç kişi, burayı yutmak için ne kadar rüşveti gözden çıkarmıştı!

-*-*-

Neyse!
Artık Pladini’ye; pardon 5 Mil’e; ay çok pardon Yavuz Çıkarma Plajı’na hah şimdi oldu, beleşe girilebilecek!

-*-*-

Escape ismi mi?
Tarih oldu!

-*-*-

Haaa, bir de spekülasyon yapalım mı?

-*-*-

Efendim, yine bizi bir çözüm umududur da aldı gidiyor ya; “Anlaşma olduğunda, burası asıl sahibine iade edilecek” diyen oldu!

-*-*-

“Askeri bölgeler iade kapsamında olmayacak” diyen de!

-*-*-

Ben ne diyorum?

-*-*-

Denize girmek için benden para alınmasına şiddetle ve de hiddetle karşıyım!
Şezlong kiralarsam, şemsiye kiralarsam al da kiralamazsam, sahiller ananınız malı değildir!

-*-*-

Haliyle, “oh olsun, aha beleşe gireceğiz bu da mevcut yapımıza karşı bir devrim gibi”dir!
Devrimi de asker yapmıştır!

-*-*-

Haaa endişelerim mi?
Birinci endişem, burası şeriata uygun bir plaja dönüşür mü?
Haremlik – selamlık bölümleri falan… 

-*-*-

İkinci endişem; Derinya’daki gibi “Türk olmayan giremez” anlamına gelen, uygulama yaşama geçirilir mi?

-*-*-

Üçüncü endişem; izdihamdan kirlilik; kirlilikten de hiç denize ulaşamamak söz konusu mu?

-*-*-

Haaa bir de merak ettiğim konu, askerde hala torpilli çocukları plajlara garson yapıyorlar mı?

-*-*-

Bu arada bir not: Malta – Larnaka uçuşu sırasında iPad ve kulaklıklarımı uçakta unuttuğumu yazmıştım ya; Emirates çalışanları bulmuşlar… 

-*-*-

Larnaka’ya gönderecekler, hatta gönderdiler… 
Şimdi oradan telefon veya mail bekliyorum… 
Gidip alacağım… 

-*-*-

Bu arada yaşadıklarımı, telefon sıkıntısını, KKTC’nin tanınmamasını falan da yaşadık; bir gün anlatırım… 
İyi pazarlar… 

yavuz-cikarma-plaji-4.jpg

Bu yazı toplam 400 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar