1. YAZARLAR

  2. Sami Özuslu

  3. HÜKÜMETİ BOZMA PLANLARI
Sami Özuslu

Sami Özuslu

Yazarın Tüm Yazıları >

HÜKÜMETİ BOZMA PLANLARI

A+A-

 

Bir 'reform hükümeti' olarak 8 ay önce kurulan ve tarihte ilk kez iki büyük partinin, yani CTP ve UBP'nin bir araya geldiği 'büyük koalisyon'u bitirme planları olduğu yönünde çeşitli spekülasyonlar var.
Son birkaç hafta içerisinde DP'den üç, CTP'den de bir milletvekilinin partilerinden istifasıyla oluşan yeni aritmetikten üç farklı hükümet senaryosu çıkıyor.
Bunlardan biri UBP-DP Bağımsızlar, ki toplamı 27 milletvekiline tekabül ediyor ve bu sayı, "26 ile hükümet zor" eleştirilerini kısmen de olsa bertaraf edebiliyor. Ayrıca -şimdi hasta olsa da- Tahsin Ertuğruloğlu'nun 'veto'su da bu senaryoda geçersiz kalıyor. Bu modelde iki sol parti muhalefette kalıyor.
İkinci senaryo, "Birkaç istifa daha olacak" savıyla ortaya konulan UBP-TDP-Bağımsızlar hükümeti... Şimdiki aritmetikte bu yapı kendi başına 'güven oyu' alamıyor. Çünkü toplamda 25 sandalyeleri var. Ama "Başka istifalar da olacak" diyor bazı çevreler. Hangi partiden istifalar olacağı sorusu meçhul... Bu senaryoda muhalefette CTP ve DP var.
Son senaryoya göre ise bir başka 'büyük koalisyon' kurulacak. CTP dışındaki bütün partilerin yer alacağı bir model... Yani UBP-DP-TDP-Bağımsızlar Hükümeti... Toplamı 30 vekil ediyor bu modelin de...

***

Namık Kemal'in de dediği gibi, Kıbrıs'ın sivrisineği de, dedikodusu da meşhurdur.
Yaz henüz gelmedi, sinekler basmadı daha, ama dedikodunun mevsimi, sıcağı-soğuğu yok.
Bununla beraber, 'ateş olmayan yerden duman tütmez' de der eskiler ve bir bildikleri vardır muhakkak bunu söylerken...
Nitekim 'su' tartışmaları içinde CTP'nin direnişinden memnun olmayan UBP içindeki kimi kesimlerin Önder Sennaroğlu'nun istifasından sonra bir başka ruh haliyle hareket etmeye başladıkları yönünde gözlemler var.
Hatta bu ruh ve davranış hali hükümete de yansıdı diye konuşmalar duyuluyor kulislerde.
Kimi UBP'li bakanların olur olmaz konuları 'yokuşa sürme' gibi bir tutum takındıkları söyleniyor.
Bunlar 'uzun kulak'tan gelen duyumlar tabii...
Ama bir yandan da Eski Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun 'yeni senaryolar' içerisinde olduğunu, bizzat kendisine yakın isimlerden öğreniyoruz.
Yani siyasette sağ tandanslı bir hareketlilik söz konusu...

***

Yukarıda sayılan üç senaryo da 'imkansız' değil. CTP-UBP koalisyonunun bitme ihtimali var.
Bu sadece aritmetik hesaplamalara ve kişisel hırslara değil, siyasal konjonktüre de uygun...
Ne demek bu?
CTP-UBP hükümetinin önüne sürekli Ankara patentli mevzular geliyor ve UBP bunlara 'anavatan-yavruvatan' mantığıyla bakıp, her şeye koşulsuz "Evet" deme eğiliminde... CTP ise, su örneğinde olduğu gibi her konuda 'pürüz' çıkarıyor(!)
Kuşkusuz bu durum, KKTC'nin 'daimi hükümet ortağı' TC Yardım Heyeti'nin ve Kıbrıs'a Ankara'dan bakanların hoşuna gitmiyor.
Şimdi de 'ekonomik protokol' masada ve CTP yine müzakere yapıyor.
Türkiye'de giderek daralan demokratik haklar ve özgürlüklere paralel, KKTC'de de bir yığın anti-demokratik yasa gündeme getiriliyor.
Daha ilk günden CTP buna da 'mızırlık'(!) çıkarmaya başladı bile...
Dolayısıyla bu hükümetin bozulması için yığınla 'gerekçe'(!) var.

***

Kıbrıslı Türkler -ya da KKTC halkı- dünyaya çok kez bu şekilde rezil oldu.
'Bağımsız devlet'miş gibi yaparken, Ankara'nın ve buradaki kurumlarının açık-gizli müdahaleleri ne bitti, ne tükendi.
Kuşkusuz bu işleri yaparken bazen çok tedbirli davranıp kömürü maşayla tutuyorlar ve biz de sanki herşey kendi doğallığında oluyormuş gibi algılıyoruz oluş biteni...
Oysa değil.
BESKİ dağıtılırken mesela, tam bir 'darbe'ydi yapılan ve buna 'gık' bile çıkaramadı çoğu kesim...
Göbekten bağlarsanız birini, bir yerleri birilerine, artık size değil, ona tabi olur.
Su konusunda en az bir yıl önce "Hade atalım imzayı da maaş ödeyemeyecek bu hükümet" diye konuşanlar, yazanlar vardı, sanki konuyu incelemiş, sonuçlarını hesaplamış gibi...
Şimdi aynı kesimler "Hade artık, imzalayın şu protokolü de aç kalacağız, susuz kalacağız" diye TC Yardım Heyeti ağzıyla konuşmaya, yazmaya devam ediyorlar.
Yarın aynı ağızlar ve kalemler "Geçirin şu yasaları da güvenliğimiz tehlikede" diyecekler, bakın izleyin.
Fikrini teslim etmişlerin doğal hali çünkü bu...
Her türlü hükümeti bozma ve her türlüsünü kurma mubahtır bunlara...
Ve tabii müstehaktır bu teslim olmuşluk haliyle bu toplum her türlü entrikaya, dolaba...

Bu yazı toplam 2402 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar