1. YAZARLAR

  2. Eralp Adanır

  3. Bir Kitap: “...Kıbrıs’ın Kayıp Hayatları”
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Kitap: “...Kıbrıs’ın Kayıp Hayatları”

A+A-

Bu adada her iki toplumun birbirine yaptıkları acımasızlıklar, şiddet, öldürme, savaş, esirlik gibi hikâyelerin gerçek yüzünü, hamasetten ve abartılardan uzak olarak yüzyüze geldiğim ilk yazılı kaynaklardan en önemlisi, benim için, gazeteci dostum sevgili Sevgül Uludağ’ın Yenidüzen gazetemizde yayınlanan uzun soluklu “Anlatılmamış Öyküler”ve buna benzer diğer röportaj serilerinde gördüm.

Bildiğim kadarıyla yaklaşık 8-10 yıl öncesinden başlayan yazı dizisini, tek tek biriktirmiş, ciltletmiş ve kendi arşivime almış biriyim. Çünkü savaşın “iğrenç” yüzü gözler önüne serilmekteydi, bu toprağın insanının bu toprağa nasıl düştüğünün “açık” anlatımlarıydı bunlar. Bu vesileyle sevgili Sevgül Uludağ arkadaşımı ne kadar kutlasam, ona ne kadar teşekkür etsem azdır...

 

Anlatılan trajik öykülerin bir başka trajik yanı ise; iki toplumun birbirine düştüğü günden 1974 yılına kadar “kayıp” olarak sınıflandırılan can’lardı.

İnsanın bir tesellisi oluyor ilk yıllarda.

Belki bir yerlerde saklanmıştır, bir yerlerde tutukludur diye “yaşadığına” olan inanç hep bekleyenlerin yüreklerinde olmuştur.

Ve bu yürekler sadece Kıbrıslı Türk yüreği değil, Kıbrıslı Rumların yüreklerinde de aynı şekildeydi.

1981 yılından bu yana her iki toplumun ortak oluşturdukları ve Birleşmiş Milletlerin desteklediği (belki de savaş sonrası ilk insani oluşumdu) Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK), 2001 rakamıyla belirtilen “kayıp insanlarımızın” peşine düşmüştür.

2016 yılı içerisinde metin yazarlığını Rory Maclean’ın, fotoğraflamayı ise Nick Danziger gerçekleştirdiği “Harnıp Ağaçlarının Altında-Kıbrıs’ın Kayıp Hayatları” başlıklı kitap, bu konuyla ilgili yayınlandı. Kitabın kuzey’indeki dağıtımını Galeri Kültür üstlendi.

Kitapta; KŞK’de görevli Türk/Rum arkeologların ve antropologların bu çalışmayla ilgili anıları yer alırken, yaptıkları çalışmalar ise fotoğraflarla destekleniyor. Kitabın son bölümünde ise kayıp şahısların kemiklerine kavuşan ve onlar için bir cenaze merasimi yapan insanlarımızın iz düşümleri yer almaktadır.

Bu adada doğan, büyüyen, bu ada ile ister organik bağı olsun ya da olmasın; savaş’ın çirkin yüzünün apaçık bir şekilde gösterildiği bu çalışmayı arşivlerine alması gerektiğini düşünüyorum.

Ve yazımızın sonunu kitaptan, bu çalışmanın anafikriyle ilgili bir yazıyı aktararak tamamlıyorum...  

 

kitap.jpgkitap-001.jpg

“KŞK’nın temel amacı, kimliklendirilen kayıp şahısların kalıntılarını ailelerine iade ederek uygun şekilde defnedilmelerini sağlamak, uzun bir üzüntü ve belirsizlik dönemini sonlandırmaktır. Her kayıp şahıs vakası, ortadan kaybolma durumlarına ve kalıntıların muhtemel yerine ilişkin bir araştırmayla başlar. Olası gömü yerine dair bilgi elde edinildiğinde, komite arkeologları özenli bir kazı çalışması yürütür. Kalıntılar bulunduğu takdirde gömü yerlerinden çıkarılıp adli analiz için KŞK Antropoloji Laboratuvarı’na aktarılır. DNA izolasyonu (DNA elde etmek) için kemik örnekleri alınır ve muhtemelen akrabalarla eşleşmeler yapılır. Kimliklendirme onaylanır onaylanmaz, kalıntılar cenaze töreni için kayıp şahsın ailesine iade edilir ve KŞK psikologları bu süreçte kayıp şahsın yakınlarına duygusal ve pratik destek sağlar. Gömü yerinden çıkarma ve kimliklendirme süreçlerinin her aşamasında Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk bilim insanları birlikte çalışır.” 

Bu yazı toplam 1582 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar