1. YAZARLAR

  2. Serkan Soyalan

  3. Zamanın Çerçevesi
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Zamanın Çerçevesi

A+A-

Dubai'nin kalabalık caddelerinde, gökyüzüne uzanan gökdelenlerin ve mimari eserlerin arasında devasa bir altın çerçeve dikkat çekiyor. Bu çerçeve ilk bakışta kentin siluetine eklenmiş etkileyici bir turistik yapı gibi görünebilir. Ancak Zabeel Park içerisinde yükselen Dubai Frame'in asıl hikâyesi, onun dış görünüşünden çok daha derin.

Çünkü bu yapının önünde durduğunuzda yalnızca Dubai'ye bakmıyorsunuz. Bir kentin geçmişine, bugünkü iddiasına ve geleceğe dair hayallerine aynı anda bakıyorsunuz.

Üstelik bunu bir çerçevenin içinden yapıyorsunuz.

***

Dubai'nin hikâyesini anlamadan Dubai Frame'i anlamak mümkün değil.

Bugün dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanın ziyaret ettiği, uluslararası ticaretin, turizmin, finansın ve modern mimarinin önemli merkezlerinden biri olan Dubai'nin geçmişi, bugünkü görüntüsünden oldukça farklı.

Arap Yarımadası'nın Basra Körfezi kıyısında yer alan bu yerleşim, uzun yıllar boyunca balıkçılık, deniz ticareti ve inci avcılığıyla yaşamını sürdüren küçük bir kıyı topluluğuydu.

Dubai Creek adı verilen doğal koy, kentin gelişiminde önemli bir rol oynadı. Ahşap tekneler, geleneksel pazarlar, tüccarlar ve inci dalgıçları bu coğrafyanın ekonomik ve toplumsal hayatını şekillendirdi.

Özellikle 19. yüzyılda deniz ticaretinin gelişmesiyle Dubai, bölgesel bir ticaret merkezi olarak önem kazanmaya başladı. 1833 yılında Bani Yas kabilesinden Maktoum ailesinin bölgeye yerleşmesi de kentin siyasal tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri oldu.

Ancak Dubai'nin ekonomik yapısı uzun süre denizin sunduğu imkânlara bağlı kaldı.

İnci ticareti, balıkçılık ve bölgesel alışveriş, insanların geçim kaynaklarıydı. Bugün modern Dubai'nin simgesi olan yüksek binaların yerinde, mütevazı evler, dar sokaklar, geleneksel çarşılar ve denizle iç içe bir yaşam vardı.

***

20. yüzyılın ilk yarısında Japonya'da kültür incilerinin üretiminin yaygınlaşması, dünya inci piyasasını derinden etkiledi. Büyük Buhran'ın ekonomik sonuçları da bölgedeki ticareti zorlaştırdı. Böylece Dubai, ekonomik modelini yeniden düşünmek zorunda kaldı.

1960'lı yıllardan itibaren petrol gelirleri, altyapı yatırımları ve yeni ekonomik politikalar kentin dönüşümünü hızlandırdı.

1971'de Birleşik Arap Emirlikleri'nin kurulmasıyla birlikte Dubai, federasyon içerisindeki yerini alarak yeni bir döneme girdi.

1000363688.jpgAncak Dubai'nin bugünkü başarısını yalnızca petrol gelirleriyle açıklamak eksik olur. Ticaret, limanlar, havacılık, lojistik, finans, turizm, gayrimenkul ve uluslararası yatırımlar üzerine kurulan ekonomik çeşitlenme, kentin dünya sahnesindeki yerini değiştirdi.

Bir zamanlar inci aramak için denize açılan insanların yaşadığı bu kıyı, bugün dünyanın dört bir yanından sermayenin, emeğin, teknolojinin ve insan hareketliliğinin buluştuğu bir merkeze dönüştü.

***

Dubai Frame'in inşa edilmesi düşüncesi, 2009 yılında düzenlenen uluslararası bir mimari tasarım yarışmasına dayanıyor.

Yarışmaya 926 tasarım katıldı.

Mimar Fernando Donis'in önerisi, kente yeni bir gökdelen eklemek yerine, var olan kenti dev bir çerçevenin içine yerleştirme fikriyle öne çıktı.

Bu düşünce oldukça ilginçti.

Çünkü Dubai zaten gökdelenleri, lüks otelleri ve iddialı mimari projeleriyle tanınıyordu. Yeni bir yapı daha inşa etmek yerine, kentin kendisini bir sanat eseri gibi çerçevelemek farklı bir yaklaşımdı.

***

Dubai Frame, 1 Ocak 2018 tarihinde ziyaretçilere açıldı.

Yaklaşık 150 metre yüksekliğinde ve 95 metre genişliğindeki yapı, iki dikey kulenin üst bölümde bir köprüyle birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Altın rengindeki dış kaplaması, güneş ışığıyla birlikte farklı bir görsel etki yaratıyor. Tasarımında kullanılan geometrik oranlar ve altın oran olarak bilinen 1,618 değeri de yapının estetik yaklaşımının önemli unsurları arasında.

İnşasında binlerce ton çelik, beton ve lamine cam kullanılmış. Yapının tepesindeki seyir köprüsü ise ziyaretçilere Dubai'yi yaklaşık 150 metre yükseklikten, 360 derecelik bir açıyla izleme olanağı sunuyor.

Ancak Dubai Frame'in asıl başarısı, bu teknik özelliklerin ötesinde yatıyor.

Çünkü bu yapı, bulunduğu konum itibarıyla Dubai'nin iki farklı yüzünü aynı bakış açısında buluşturuyor.

Bir tarafta eski Dubai'nin izleri, diğer tarafta modern kentin yükselen gökdelenleri...

Bir tarafta geçmişin dar sokakları, geleneksel çarşıları ve denizle kurduğu ilişki; diğer tarafta geniş bulvarlar, devasa yapılar, alışveriş merkezleri ve geleceğe dönük mimari projeler.

Kısacası Dubai Frame’in tepesine çıktığınızda, bir zaman yolculuğuna tanıklık ediyorsunuz.

***

Dubai Frame ziyaretinin en anlamlı taraflarından biri, yapının yalnızca yukarıya çıkıp manzara seyretmekten ibaret olmaması.

Ziyaretçi, önce Dubai'nin geçmişini anlatan bir galeriyle karşılaşıyor. Bu bölümde kentin ilk yerleşim dönemlerinden itibaren gelişimini anlatan görsel sunumlar, projeksiyonlar, sesler, kokular ve farklı duyusal efektler kullanılıyor.

Amaç, ziyaretçiye yalnızca tarihî bilgiler vermek değil; geçmişteki yaşamı hissettirebilmek.

Bir zamanlar denizden geçimini sağlayan insanların dünyası, geleneksel ticaretin izleri, eski mahalleler ve kentin dönüşümünü hazırlayan toplumsal koşullar bu anlatının parçalarını oluşturuyor.

Burada dikkatimi çeken düşünce, geçmişin bir dekor olarak kullanılmamasıydı. Geçmiş, bugünkü Dubai'yi anlamak için bir başlangıç noktası olarak ele alınmıştı.

Geçmişteki mütevazı yaşamın, deniz ticaretinin, inci avcılığının ve bölgesel ilişkilerin üzerine yeni bir ekonomik düzen inşa edildi. Zamanla bu düzen, uluslararası ölçekte bir cazibe merkezine dönüştü.

***

Asansörle yukarı çıktığınızda, Dubai Frame'in en etkileyici bölümlerinden biri olan Sky Deck'e ulaşıyorsunuz.

Yaklaşık 150 metre yükseklikte, iki kuleyi birbirine bağlayan cam köprü üzerinde yürümek, ziyaretin en unutulmaz deneyimlerinden biri.

Ayaklarınızın altında şehrin yolları, binaları ve hareketli yaşamı uzanıyor. Şeffaf cam zemine bastığınızda, insanın yükseklik duygusu bir anda kendisini hatırlatıyor.

Bir an durup aşağıya bakıyorsunuz.

1000363687.jpg

Sonra yeniden çevrenize...

Bu yükseklikten bakıldığında Dubai, yalnızca bir yapı topluluğu olmaktan çıkıyor. İnsan emeğinin, ekonomik tercihlerin, mühendisliğin, teknolojinin ve kent planlamasının bir araya geldiği devasa bir organizmaya dönüşüyor.

Kuzeye doğru baktığınızda eski Dubai'nin izleri beliriyor. Deira, Dubai Creek çevresi, geleneksel yerleşim alanları ve kentin tarihsel hafızasını taşıyan bölgeler...

Güney yönüne çevirdiğinizde ise modern Dubai'nin yüksek yapıları, geniş yolları ve değişen kent dokusu karşınıza çıkıyor.

***

Dubai Frame'in ziyaretçiyi götürdüğü son durak ise geleceğin Dubai'si.

Yapının gelecek galerisi, teknolojik sunumlar, ışık, ses ve sanal gerçeklik uygulamalarıyla ziyaretçiye yaklaşık 50 yıl sonrasının kentini hayal ettirmeyi amaçlıyor.

Burada bir zaman tünelinden geçerek geleceğe doğru ilerliyorsunuz. Sanal metropol tasvirleri, yeni ulaşım biçimleri, gelişen teknolojiler, değişen yaşam alanları ve kentlerin nasıl dönüşebileceğine ilişkin senaryolar karşınıza çıkıyor.

Uçan taksiler, ileri teknolojiyle donatılmış yaşam alanları, farklı ulaşım sistemleri ve insanın bugünkü sınırlarını aşmayı hedefleyen projeler...

Birer öngörü, birer tasarım ve insan hayal gücünün teknolojiyle buluşmasından doğan senaryolar.

***

Dubai Frame'i gezerken aklımdan geçen düşüncelerden biri de kentlerin hafızası üzerineydi.

Modernleşme çoğu zaman eskiyi ortadan kaldırmak, yeniyi onun yerine koymak olarak algılanıyor. Oysa gerçek anlamda gelişmiş kentler, geçmişlerini yok ederek değil, geçmişleriyle bağ kurarak büyüyebiliyor.

1000363686.jpg

1000363689.jpg

Bu yazı toplam 262 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar