Yargımızın anayasa değişikliği talebi bu defa gerçekleşmelidir…
Geçtiğimiz günlerde, Yüksek Mahkeme Başkanı, yargı sisteminde yapısal iyileştirmeler sağlanması amacıyla anayasa değişikliği önerisi hazırladıklarını açıkladı.
Yapılması planlanan değişikliğin temel gerekçesi, yargının artan iş yükünün hafifletilmesi olarak ifade ediliyor. Bu bağlamda, KKTC Yüksek Mahkemesi’nin bir başkan ve on yargıçtan oluşan bir yapıya getirilerek, mevcut iki aşamalı yargılama sisteminin, üç aşamalı hale getirilmesi hedefleniyor.
Yüksek Mahkeme’nin değerlendirmelerine göre, önerilen düzenleme hayata geçirilirse, dava süreçlerinin daha dengeli işlemesi ve üst yargının üzerindeki yoğunluğun azaltılması mümkün olacak.
Bahse konu değişikliklerin gerçekleşmesi için, önerilerin öncelikle Meclis’e sunulması öngörülüyor. Daha sonra anayasa değişikliğinin halkoyuna sunulması da gerekiyor. Yüksek Mahkeme tarafından, Referandum zamanı için, Mart–Nisan 2026 tarihleri öneriliyor.
Yüksek Mahkeme, anayasa değişikliği için yapılacak referandumun başka bir seçimle birlikte yapılmaması gerektiğini vurgularken, değişikliğin tek maddeden oluşması ve yalnızca yargı düzeniyle sınırlı kalması gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, Barolar Birliği de, Yüksek Mahkeme tarafından hazırlanan ve dört maddeyle sınırlı anayasa değişikliği paketine destek verdiklerini, talep edilen değişikliklerin makul ve mantıklı olduğunu, yargı sisteminin işleyişini iyileştirmeye yönelik hazırlandığını açıkladı.
KKTC Yüksek Mahkemesi'nin Anayasa değişikliği önerisi, esas olarak Yargı Teşkilatı'nda yapılanma ve işleyişi güçlendirmeye yönelik olup, özellikle İstinaf Mahkemeleri'nin kuruluşu için Anayasa'nın 155. maddesine anayasal zemin kazandırmayı hedeflemektedir, böylece yargı hizmetlerinin etkinliğini ve erişilebilirliğini artırmak amaçlanmaktadır .
Önerinin Ana Hatlarına da bakacak olursak, Mevcut durumda Anayasa'da belirtilmeyen İstinaf Mahkemeleri'nin (İstinaf ve Kaza İdare Mahkemeleri) Anayasal bir statüye kavuşturulması için, bu mahkemelerin kuruluşu ve işleyişi için yasal zemin oluşturulması.
Anayasanın 143. maddesinde yapılacak değişiklikle, mevcut yargıç sayısının, mevcut (bir başkan ve yedi üye) iş yükünü karşılayabilmesi için artırılması ve mahkeme bünyesindeki heyet sayısının çoğaltılması hedeflenmektedir.
Mevcut yapının modernize edilerek istinaf ve dava süreçlerinin daha verimli yürütülmesi için üç aşamalı bir yargı modeline geçilmesi öngörülmektedir. Bu değişikliklerin, vatandaşların adalet hizmetlerine ulaşımını kolaylaştıracağına inanılıyor.
Yüksek Mahkeme ayrıca, taşınmaz mal komisyonunun daha etkili, hızlı ve etkin çalışması için, anayasal değişikliğe ihtiyaç olduğunu da belirtti.
Hatırlanacağı üzere, 2014 ve 2020 yıllarında seçimlerle birlikte yapılan referandumlarda, meclisten partilerin oy birliği ile geçen Anayasa değişikliği paketleri de, halka iyice anlatılmadığı için, referandumlarda hayır oyu çıkmış ve Anayasa değişiklik önerileri reddedilmişti.
Meclisin büyük çoğunluğunun desteklediği Anayasa değişikliği önerisinin her 2 referandumda da reddedilmesi çok düşündürücü ve şaşırtıcıydı.
Demek ki, bu değişikliğe onay veren partiler bile, tabanlarına değişikliği yeterince anlatamamış ve onları bilgilendirmemişti. Yargı yetkililerinin konu ile ilgili yaptıkları açıklamalar da yeterli olmamış ve az farkla da olsa, değişiklik önerileri reddedilmişti.
Halk, içinde bulunduğu sıkıntılar ve ülkede gördüğü sorunlar nedeniyle tepkisini hayır oyu vererek göstermiş, ülkedeki yönetimi ve yöneticileri de protesto ederek, ders vermek istemişti.
Yargı yetkilileri de bu yüzden, Anayasa değişikliğinin referanduma sunulmasının, bu defa seçimlerle ayni gün değil, başka bir zamanda yapılmasını talep etmektedir.
Halbuki, o dönem ki Anayasa değişikliğinin amacı çok kısa ve netti. Yüksek Mahkemedeki yargıç sayısının artırılması isteniyordu. Umarım, bu sefer ki referandumda, halkımız sağduyulu davranır ve yargıdaki bu değişiklik taleplerine olumlu oy verir.
Herkesin gördüğü ve bildiği gibi, Yüksek mahkemenin yükü, artan nüfus ve dava sayıları nedeniyle, son yıllarda oldukça artmıştır. Yükünün hafifletilmesi, yargıdaki yoğunluğun giderilmesi ve daha verimli çalışabilmesi için, bu değişiklik talepleri son derece önemlidir.
Halkımızın yapması gereken, Yargının gündemindeki anayasadaki değişiklik konularını desteklemek, Anayasa da değişiklik yapılması gerektiğine inanılan başka diğer konular varsa da, onlar için, gerekli mücadele, ısrar ve talebi göstermek olmalıdır.
Sonuç olarak, Mahkeme süreçlerinin hızlanması, makul sürede yargılanma ve adaletin erken gerçekleşmesi için önemli adımlardan biri olacak Yüksek Mahkemedeki Yargıç sayısının artırılması, yargı sistemi yapısının üç kademeye çıkarılması, yüksek mahkeme ve temyiz sisteminin güçlendirilmesi, istinaf ve idare mahkemelerinin kurulmasıyla yargının etkinliğinin artırılmasına odaklanan Anayasa değişikliğinin, halk tarafından onaylanması, ülkemiz, halkımız ve Yargı sistemimize büyük fayda sağlayacaktır.







