Sulandırılmış (!)
Avrupa Komisyonu, Kıdemli Başkan Yardımcısı İtalyan asıllı Raffaele Fitto'yu Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atadı.
Önemli...
Çünkü Kıbrıs sorununun çözümü ile gümrük birliği bağlamında Türkiye-Avrupa Birliği gündemi arasında açık bir bağ kurulmak isteniyor.
İngiliz Independent gazetesi de yazdı:
"Birleşmiş Milletler, 52 yıllık çıkmazın ardından Kıbrıs krizini sona erdirmek için yeni bir plan hazırladı."
Epeyce "esnek" bir formülden söz ediliyor bu kez...
Federal çözümün "iki ayrı yönetim"e en yakın hali...
İyi mi, kötü mü emin değilim.
Çünkü bana göre Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ölü doğmasının sebebi de bu ayrılıkçı yaklaşımdı...
Ne varsa "Rum" ve "Türk" olarak kodlanmıştı o dönem...
Ne varsa ayrı gayrı ama devlet 'güya' ortak...
Ortak bir devlet vardı ama bu devletin altındaki tüm kurumlar bir bütünü değil, etnik duvarları temsil ediyordu.
Her "bakan" kendi toplumuna çalıştı sadece...
Diğer toplum için istenen ne varsa düşmanlık görüldü...
Ortak bir gelecek ideali, aidiyet hissedilen tek bir yurt ve hepsinden önemlisi anayasal bir ortak paydada buluşan "tek bir yurttaşlık" bilinci hiçbir zaman hakkıyla önemsenmedi, yeşertilmedi.
Şüphesiz ki federalizmin doğası gereği kurucu özneler olarak kendi kendimizi yönetme hakkımızı saklı tutacağız. Ancak bu özyönetim arzusu, Kıbrıs coğrafyasını bütünüyle sahiplenmemize engel olmamalı. Bölerek yönetmek yerine, paylaşarak çoğalmayı öğrenmek zorundayız.
***
Independent gazetesinin yorumu enteresan...
"Birleşmiş Milletler tarafından Kıbrıs krizini sona erdirmek için hazırlanan anlaşma, Türkiye'nin iki ayrı devlet talebine yakın, sulandırılmış bir federal çözümle 52 yıllık çıkmazı sonlandırabilir..."
Sulandırılmış (!)
Belki tekrar olacak ama...
İngiliz gazetesinin de yazdığı çözüme dair üzerinden çalışan fikirler şu...
Birleşmiş Milletler, tasarladığı geçiş sürecinde kapalı Maraş'tan başlayarak kademeli bir toprak iadesini devreye sokacak. Buna karşılık, Kıbrıs Türk tarafının yıllardır bağırdığı izolasyonu kırmak adına "üç D" formülü; yani doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlar ve doğrudan temaslar eş zamanlı olarak başlatılacak.
Bu süreçte Türkiye limanlarına erişimi de içeren 2 ya da 3 yıllık bir geçiş dönemi olacak. Söz konusu süreci iki liderin oluşturacağı ortak bir üst konsey ve kabine yönetecek...
***
Yine Independent’ın yorumu ile yapalım finali...
"Anlaşıldığı kadarıyla Kıbrıslı Türk lider Erhürman böyle bir çerçeve üzerinde müzakereye daha hazır; Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodoulidis ise iç siyasi baskılarla süreci dengelemeye çalışarak daha tereddütlü davranıyor."
Umarım "sulandırmadan" bir sonuca ulaşır mesele...






