1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. Ne Hükümeti?!…
Kutlay Erk

Kutlay Erk

SİYASET MEYDANI

Ne Hükümeti?!…

A+A-

Aslında Erhürman’ın Dörtlü Koalisyon Hükümetinden sonra KKTC’nin bir hükümeti olmadı; sağ siyaset hükümet makamlarında rol kesmek, rol kapma kavgası yapmak için birbiriyle didişti durdu…

Amaçlarına ulaşmak için her yolu mubah bilip dağıtabileceği ne varsa dağıttı; ama para, ama iş, ama ihale, ama kredi, ama umut, ama mavi boncuk… Bu arada iki seçim yaşandı; sağ siyaset ikisinde de önde giden oldu… Ama toparlanamıyor; o dağıttıkları şimdilerde kendilerini dağıttı, toparlanamıyor… Sağ siyasete her şeyi dağıtmayı mubah kılan Ankara hükümeti de toparlasın diye karıştı; daha da dağıttı… Tatar’ı Cumhurbaşkanı seçtirdiklerinden pişmanlık getirdikleri artık herkesin bildiği bir sır… Sucuoğlu UBP’ye başkan olmasın diye UBP kurultaylarına müdahil oldular; Sucuoğlu kendisi bile ummadığı %60’a varan bir oy ile seçilerek partisine başkan oldu… Genel seçimden Sucuoğlu çok güçlü olarak çıkmasın diye DP ve YDP tarafına üfürdüler; DP ve YDP gömüldü, UBP az daha meclis salt çoğunluğunu sağlayacaktı…

Dağıldılar, dağıttılar; panik içindeler… Neyi nasıl yapacaklarını bilemiyorlar, şaşırmaya da başladılar… Kafaları ile değil, ayakları ile ilerlemeye çalışıyorlar ve dolayısıyla duvardan duvara toslayıp duruyorlar… Hükümet mi?! Sırası değil… Şu Sucuoğlu’nu artık siyaseten bitirmek için ayaklar gene baş olmuş; tabii ki çare bulamıyorlar… UBP’liler için bu hengâmeden kim ne olarak çıkacak derdi var; herkesin derdi de kendi ile ilgili… AKP için ise, her müdahalelerinde yağ gibi su yüzüne çıkan ve de güçlenerek çıkan bu Sucuoğlu’nu artık ya-herrü ya-merrü tertiplemek şart oldu; neden şart olduğunu kamuoyu bilmez ama şart olduğunu artık kamuoyundan saklamayı da umursamazlar…

CB Tatar yeni hükümet kuruluşuna yönelik aheste aheste temaslar yapıyor; kamuoyu oyalanırken alttan-altta Sucuoğlu’nu bu defa kesin tertiplemenin yolu bulunsun… CB Tatar bayramda Londra’ya gidecekti, son siyasi gelişmeler nedeniyle gidişini ertelediğini açıkladı; bayramda siyasi bir iş yaptığını kamuoyu duymadı, görmedi… Bayram sonrası kıpırdadı, siyasi partilerle görüştü, hafta sonu değerlendirme yapıp, hafta başı ne yapacağına karar verecekmiş… Belli ki hala daha Sucuoğlu’nu kesin tertiplemenin senaryosu yazılamamış; engelleri var ve bayramdan beridir sürdürülen bu uyur-gezer süreçte engelleri ortadan kaldırmak için UBP içinde yeraltı faaliyetleri yapılmış olmasına rağmen hala daha yapılmasına da ihtiyaçları var…

Hükümet mi?! Deli etmeyin adamı!... Daha Sucuoğlu’ndan kurtulamadılar ki hükümeti kurmanın yolunu tutsunlar… Ama bulacaklar; bu hafta sonu UBP’nin içini iyicene iç edecekler ve hafta başı Sucuoğlu devre dışı kalacak… Mevcut hükümet, daha öncekinden bir bakan değişikliği ile oluşmuştu; yenisi de başbakan değişimi ile yeniden şekillenip devam edecek… Ama bu şekilde oluşmuş bir hükümet istikrarlı olamayacağı gibi, içerisi darmadağın edilmiş bir UBP durulmuş olmayacak… Başbakan kim ise, ki Ünal Üstel sanılır ama Nazım Çavuşoğlu da olabilir, Taçoy sürpriz olacak, işte o başbakanın başı dertken kalkamayacak… Hükümet dertlerinden değil, parti içi dertleri, AKP talimatlarından kaynaklanan dertleri ve kamuoyunun Sucuoğlu’nun başbakanlığı ile kıyaslayarak yapacağı değerlendirmenin dertleri…

Bir diğer dert de yerel seçimler… Sucuoğlu partisinin hükümetinin başına geçen başbakanın avcuna sıkıştırıp pimini de alıp gittiği bir yerel seçimler bombasını miras olarak devredecek… Yerel yönetimler reformunu yapabilecek mi? Yapsa dert, yapmasa dert… Ve kaçarı olamayacak bir erken genel seçim kapıya dayanacak… Erken seçimi de sağ siyasetin yarattığı siyasi çalkantılar, yıkıp döktüğü ekonomi, perişan ettiği sağlık sistemi, kaosa soktuğu eğitim, her türlüsünden atıp-tutup sonrasında Hint düğünlerini Kuzey Kıbrıs’ta yaparak canlanacağı hikayesini uydurdukları turizm, kalmayan iç güvenlik, bitmeyen kaçakçılık olayları nedeniyle halk isteyecek; son iki seçimde UBP-AKP bağlaşıklığının oyuna gelen seçmen yeniden oyuna başvurulmasını ısrarla isteyecek… Kaçarı yok… Sağ siyasi partiler bir erken seçim olmasın diye, önleyebilsinler diye her türlüsünden manevrayı yapacak ama yarattıkları siyasi bunalımlar nedeniyle zıvanadan çıkarttıkları yurttaşı sokaklar da sığmayacak… Ve UBP yeni bir seçime giderken, hatta yerel seçime dahi giderken yeni bir parti başkanı başkanlığında gitmeyi isteyecek; parti başkanı olmayan başbakan başkan olmak için bunu fırsat bilecek… Al sana yeni bir UBP kurultay tantanası… Ne kantar kalacak ne de topuzu!

Ne hükümeti?! Daha durun bakalım neler neler yaşanacak Sucuoğlu’nu tertiplemek sürecinde… Birileri hükümette koltuk diye bir yerlere oturacak ama koltukların ayağı kırık ve çarpık… Nere varacak?! Erken seçime, mutlaka ve mutlaka erken seçime… Sağ siyasetin perişan ettiği yurttaşlar sol siyasetin unsurlarından umutlu bir bekleyişe girecek… Onların beklentilerini yerine getirmek için sol siyasetin tüm unsurları şimdiden çalışmaya başlarsa iyi olur; can çalıp semah dönmeden cem başlasın… “Semahlar saf ola, münafıklar berbat ola, gönüller abad ola. Yiğitler meydan ola, yardımcımız mert ola. Hizmetlerimiz boşa gitmeye, seyir için olmaya”… Halk için ola…  

Bu yazı toplam 621 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar