1. YAZARLAR

  2. Serkan Soyalan

  3. Mücadele kazandı!
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Mücadele kazandı!

A+A-

Ünal Üstel liderliğindeki UBP-DP-YDP hükümeti, haftalardır toplumu geren “hayat pahalılığı” düzenlemesini sonunda geri çekerek, alt komiteye gönderdi.

“Tüm yaptıklarımız halkın ferahlığı içindir” dese de Üstel, bu bir düzenleme olarak değil, geç kalınmış bir geri vites olarak girecek tarih sayfalarına.

Çünkü hayat pahalılığı ödeneğini durduran yasa tasarısını ilk gündeme getirdiği andan itibaren sendikalar, sivil toplum örgütleri ve halkın geniş bir kesimi tarafından açıkça reddedildi. Buna rağmen hükümet geri adım atmadı. Tam tersine, süreci zorladı.

Halk sokaklara döküldü tepki büyüdü, Üstel ve hükümet ortakları seyretti.

Hatta Meclis açıkken ve muhalefetin tepkisi devam ederken, çıkardıkları Yasa Gücünde Kararname ile bu düzenlemeyi geçirmeye çalıştı.

Ve sonunda, kaçınılmaz olan oldu ve bu düzenleme alt komiyete taşındı.

***

Peki biz bunları neden yaşadık?

Hayat günlerce neden durdu?

İnsanlar sokaklara döküldü? Polisle karşı karşıya geldi?

Bu noktaya nasıl gelindi?

Hatırlanacağı üzere Meclis’te yapılan eylemlerde tansiyon günlerce yükseldi.

Polis ile göstericiler karşı karşıya geldi.

Gözaltılar yaşandı.

Eylemciler yerlerde sürüklendi, biber gazları sıkıldı, arbede yaşandı.

Yaralananlar oldu.

***

Bunların hiçbiri “öngörülemez” değildi.

Buna rağmen hükümet ne yaptı?

Hiçbir şey!

Daha doğrusu, yanlış olan her şeyi yaptı...

Diyalog kurmak yerine sustu, geri adım atmak yerine bekledi, tansiyonu düşürmek yerine büyümesine izin verdi, yasa gücünde kararname çıkartarak, tepki gösteren binlerce yurttaşın inadına inadına gitti..

***

Sonunda tasarı geri çekilecekseydi, bu gerilim neden yaşandı?

Bu sorunun tek bir kabul edilebilen cevabı var:

Hükümet bu süreci yönetemedi.

Bu açık bir beceriksizliktir.

Toplum bilinçli bir şekilde gerilime sürüklenmiştir.

***

Bugün gelinen noktada hükümet, “geri adım attık” ve “uzlaşı” diyerek süreci kapatmaya çalışıyor. Oysa kapanmayan şeyler var:

O açılan davalar ne olacak?

Polisten ve  eylemcilerden yaralanmaların hesabını kim verecek?

Daha da önemlisi:

Bu ülkede insanlar neden artık ancak sokağa çıkınca, eylem yapınca “dikkate alındıklarını” düşünüyor?

Bu bir tesadüf değil.

Bu, UBP-DP-YDP Hükümeti’nin kendi eliyle yarattıkları bir refleksidir.

Makul itirazları görmezden gel, krizi büyüt, hiçbir şey olmamış gibi sonra,  geri adım at…

Ve adına “süreç yönetimi” de.

Hayır!

Bunun adı yönetim değil.

Bunun adı, toplumu gereksiz yere germek, yormak ve bölmektir.

***

UBP-DP-YDP ortaklığındaki bu hükümet, bu süreçte yalnızca bir düzenlemeyi geri çekmedi, aynı zamanda şunu da gösterdi: Başbakan çıkıp “Her şey toplumun refahı içindir” dese bile, bu toplum hiç umurlarında değil!

Ve bu, sürdürülebilir bir yönetim biçimi de değildir.

Ama sokağa inen binler de, bu toplumun yarınlarına ve demokrasisine sarılarak, inançla mücadele edileceğini gösterdi.

Bu yazı toplam 190 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar