Hesap yok!
“Veremeyeceğimiz hesap yok” dedi.a
Ardından ekledi:
“Hiçbir zaman sahtekâr ve usulsüzce bir şey yapmadık.”
Kürsüden indi.
Dinleyenlerin yüzünde nasıl bir ifade vardı acaba?
Herhalde bir tebessüm…
Acı bir tebessüm!
İnsan bazen öfkelenemiyor bile.
Şaşırıyor.
“Veremeyeceğimiz hesap yok…”
Doğru aslında.
Hesap yok çünkü!
Hesapsız, kitapsız bir dönem…
Bir çırpıda hatırlayalım.
***
KIB-TEK…
Sayıştay raporlarına yansıyan ihalesiz akaryakıt alımları…a
75 bin ton yakıtta hesaplanan 6 milyon 742 bin dolarlık fark…
AKSA’yla 15 yıllık alım garantili sözleşme…
Sayaç ihalesi…
Sayıştay’ın tespit ettiği usulsüzlükler ve kamu zararı…
Sahte diploma…
En yakınlarında...
Meclis'te...
Milletvekili hakkında dokunulmazlığın kaldırılması istendi.
Reddettiler.
Rüşvetten yargılananlar hepsi dibinde...
Hesap yok!
Hesabı yok!
***
Meclis Başkanlığı…
Oylar…
Mühürler…
Geçersiz oylar…
Araziler…
Bir yılda 30 kamu arazisinin “kamu yararı” gerekçesiyle devri…
Yurttaşlıklar…
İki yılda 8 bin 694 yeni yurttaşlık…
Yüzlercesi Bakanlar Kurulu kararıyla “istisnai…”
Cezaevi…
Tüzük değişiklikleri…
Tartışmalı tahliyeler…
Son beş yılda 1.433 şartlı tahliye…
***
Hangisini konuşalım?
Daha geriye gidelim mi?
Pandemi dönemindeki meşhur özel jet meselesine…
Üstel o zaman Turizm Bakanı’ydı.
Tartışmaların ardından görevden alındı.
Ne demişti biliyor musunuz?
“Hesap veremeyeceğim nokta yoktur.”
Altı yıl geçmiş.
Dosya ortada yok!
***
“Veremeyeceğimiz hesap yok.”
Çünkü ortada hesap yok.
Hesapsızlık var.
Kitapsızlık var.
Kir var, pas var, utanç var.






