Genel Seçimler Ekim’de Yapılacak Gibi…
Artık öyle anlaşılıyor ki genel seçim tarihi kesin olarak erkene alınacak… Başbakan Üstel’in köy ziyaretleri, örgüt toplantıları yapması, seçim konuşması niteliğinde beyanları adı konmamış, kararı açıklanmamış bir erken seçimin habercisidir. YDP Başkanı Arıklı’nın da bir örgüt toplantısında Ekim’de seçimlerden söz etmesi, haberin teyidi gibidir. Ancak, bu açıklanmamış karar hükümet ortaklarının birlikte aldığı bir karar da değildir…
Türkiye Cumhurbaşkanı (CB) Yardımcısı Cevdet Yılmaz son KKTC ziyaretinde hükümet partileri ile toplantı yapmış… Teyide muhtaç bir bilgidir ama güvenilir bir kaynağın anlattığına göre, tarafların gündeminde kamuoyunda yoğunlaşan erken genel seçim tartışmaları da varmış… Yılmaz, KKTC’nin CB seçimleri sonuçlarının Türkiye’de AKP’nin imajını da olumsuz etkilediğini ve KKTC’de hemen bir erken genel seçim yapılması halinde hem hükümet partilerinin seçimi büyük farkla kaybedeceğini, hem de AKP’ye ek bir imaj kaybına daha neden olacağını belirtmiş; genel seçimin erkene alınmasını ama Eylül’den önce olmamasını, Ekim’den sonraya da kalmamasını önermiş. Böylece, bu süre içinde KKTC CB seçim sonuçlarının havası dağılır ve KKTC hükümeti açıklanmamış seçimler için seçim icraatlarına yoğunlaşırmış… Üstel genel seçim tarihinin erkene alınmaması eğiliminde imiş; Yılmaz’dan cesaret alan ortakları ise Üstel’e katılmamış.
Yılmaz ayrıca bir de tavsiyede bulunmuş… Hükümetin gündeminde seçim yasasını değiştirip karma oyu kaldırmak var ya, buna ek olarak da Türkiye’deki seçim yasasında AKP-MHP’nin seçimde ortaklaşma yapmasına ve dolayısıyla mecliste çoğunluğu kazanabilmesine olanak veren düzenlemeyi de yapsınlarmış… Böylece, hükümet ortakları seçimde de ortaklaşabilsin ve yaşayacakları yenilginin etkisini azaltabilsin…
Bir bilgi daha… Ankara Hükümeti adına TC Büyükelçiliğinin bir ay kadar önce yaptırdığı bir kamuoyu yoklamasında seçimlerin sonucunda CTP’nin bugünkü hükümet partilerinin toplamından 9 milletvekili fazlalığı olacakmış. Hükümet ortaklarından DP kesin baraj altı, YDP işa-işa geçer; iki parti daha 5 veya 6 milletvekili ile mecliste temsil edilebilirmiş… Hangi parti ne kadar milletvekili çıkaracağına dair bilgi paylaşılmadı; mecliste temsil edilecek diğer partiler herhalde TDP ve HP olacak…
Üstel yaptığı ziyaretlerdeki konuşmalarda bırakın, örneğin CTP hükümetlerinin hiçbir icraat yapmadığını anlatmasını, önceki UBP hükümetlerinin de pek bir icraat yapmadığını söylüyor; ne varsa kendi hükümeti döneminde yapılmış… 40 yılda yapılmayanları yapmış derken, UBP’nin efsane genel başkanı ve uzun süreli başbakanı Eroğlu da meğer hiçbir şey yapmamış… Dilin kemiği yok derler de meğer adabı da yokmuş… Ve bırakın eskilerin icraat yapmadığını, meğer Kıbrıs Rum tarafı da ekonomik olarak perişanmış; maaş ve ücretler bizim tarafın gerisinde imiş… Pahalılık mı?! Dil sürçmesi ile söylediğini, aslında ne söylemeye çalıştığına tercüme edilirse, Güney daha pahalı imiş… Seçim konuşması heyecanı içinde dili aklından hızlı çalışınca söylemek istediğinin tersini ifade etti ama halkın gerçekleri görmesi onun söylemesi ile kabil değil; insanlar hangi taraf daha ucuz, kimin satın alma gücü daha yüksek yaşayarak görüyor, biliyor …
Dolayısıyla, Üstel aklı karışık olarak en geç 4-5 ay sonra yapılacak olan erken genel sürecini başlatmış, kendisine yapılan her nitelikteki eleştirileri geçiştirmek için kendini ‘başarıları’ ile ön plana çıkaran bir söylem tarzına yoğunlaşmıştır. Ankara hükümeti tarafı da imzalanan mali ve iktisadi işbirliği protokolü ile kendisine, örneğin Haziran ayında Mağusa Limanının özelleştirilmesi ödevini verdi, yani seçim yasakları başlamadan önce ‘halletsinler’… Bunun dışında bir de yeni yurttaşlıklar ve gençlere kırsal kesim arsaları dağıtılması konusunda da taraflar sıkı bir mutabakat içinde…
Bu genel seçimlere Türkiye Büyükelçiliği şimdiki hükümet ortakları lehinde müdahil olacak mı? Ankara hükümeti seçimin olası sonuçlarının veri tabanına sahip olduğu için ve sonuçların AKP’nin imajını olumsuz etkilememesi düşüncesiyle herhalde çok da görünür bir müdahale yapmayacaktır… CB seçimlerinde olduğu gibi başka-başka siyasi partileri, grupları, Süleyman Soylu gibi sembol isimleri UBP-DP-YDP’ye oy toplamak için KKTC’ye ödevli olarak gönderebilirler; Cübbeli Hoca’yı da konuşturmazlar herhalde… KKTC’nin muhalefet partileri bundan gocunmamalı; CB seçimlerinde bu girişimlerin ne denli geri teptiği, Süleyman Soylu’ya insanların tepki koyduğu, bunu öğrenen Binali Yıldırım’ın da Karpaz ziyaretini yapmayarak geri gittiği konuşulan olgulardı… Ayrıca, geçmiş seçimlere müdahil olması nedeniyle itibar kaybına uğrayanların bu seçimlerde taraf olmakta çekingen ve pasif kalma olasılığı da güçlü…
Ve evet, seçim tarihi henüz resmen açıklanmadı, Ekim’de olacağı göstergeleri ise bariz… Şimdiki hükümet partileri, Ekim ayında seçim yapılması halinde, işbaşına geçecek olan CTP hükümetinin yerel seçim yasakları ile icraatlarında ve dahi kadrolaşmasında engellenmiş ve kilitlenmiş olacağını da hesaplıyor… Akılları böyle hesaplara çalışıyor; hesaplarının da kurbanı oluyorlar sonunda… En bariz örnek, geçen ay Hayat Pahalılığı düzenlemesi için bir gece ansızın yayınladıkları yasa gücünde kararnamede yaşandı; sendikalara gol atmaya çalıştılar, golü kendi kalelerinde gördüler…
Artık öyle anlaşılıyor ki, halk bu hükümetten Ekim ayında kurtulacak; “güzel günler göreceğiz”…






