1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Aşağı Pirgo’da incir ağacının yanındaki kuyuda bazı kayıp Kıbrıslıtürkler gömülü olabilir…”
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518

“En çok istediğim ülkemizi birleşmiş olarak görmek, insanların barış içinde yaşaması...” -3

A+A-

MARAŞ’TAN HATIRALAR...

Türkçe’ye çevrilerek Heyamola yayınları tarafından yayımlanan “Altının Ruhu” romanının yazarı, Maraş’ta doğup büyümüş ve halen hayatını Prag’ta sürdüren ünlü Kıbrıslı yazar Vivian Avramidu Plumbis, sorularımızı yanıtladı.

Vivian Avramidu Plumbis’le söyleşimizin son bölümü şöyle:

SORU: Maraş’a hiç geri dönmeyi denediniz mi? Yani geçen yıl açılan Derinya caddesini Mağusa’ya bağlayan yoldan geçmeye çalıştınız mı mesela?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS: Hayır. Ancak şunu da unutmayınız ki 1974’te ben ve ailem Kıbrıs’tan ayrılmıştı.

 

SORU: Maraş’ı hiç yakından gördünüz mü yoksa yalnızca fotoğraflarını mı gördünüz 74 sonrası?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS: 2003 yılına kadar yalnızca fotoğraflarını görüyordum...

 

SORU: Bize öteki kitaplarınızdan da söz eder misiniz acaba? Bunlarla ilgili önemli olan nedir?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS: Tarihi seviyorum ve seyahat etmeyi de seviyorum. O nedenle tüm kitaplarım, her defasında seçtiğim tema bakımından birbirlerine hiç benzemeseler dahi, dünyamızın tarihine yönelik gerçek bir anı yansıtan birer çevre içerisinde geçmektedirler...

 

SORU: Sizin için yazmanın anlamı nedir?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS: Ben çok konuşkan bir kişi değilim. Arkadaşları arasında oturup da çeşitli konularda görüşünü açıklayan veya başımdan geçenleri anlatan birisi değilim. Ancak hayatımızı ilgilendiren çoğu şey hakkında güçlü fikirlerim vardır. Yazmak, kendimi ifade etmemin ve başkalarıyla iletişim kurmamın yoludur... Yazmak benim tutkumdur...

vivian-avramidu-plumbis3.jpg

SORU: Ruhunuz ne durumdadır? Kıbrıs’tan uzakta Prag’ta yaşamak, Kıbrıs’ta hepimizi etkileyen yaraların ve izlerin iyileşmesine yardımcı oluyor mu?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS: Yaralar insanları daha güçlü kılar ya da daha güçlü kılmalıdır. Geçmiş bize öyle bir deneyim sağlar ki geriden bunu görebiliriz. Her zaman bir ikinci taraf vardır ki bunu genelde görmezden geliriz. Ben olaylara böyle bakıyorum ve mutlaka geçmişin derinliklerine dalarak ileriye gitmek için doğru yolu bulmaya çalışıyorum. Gerçekten de mesafe, şeyleri daha net görmemize yardımcı olur ve aynı zamanda kendinizin bizzat azınlık olduğunuz ülkelerde farklı uyguarlıklara yaklaşmak da sizi daha olgun kılar.

 

SORU: Sizi ne mutlu eder? Hüznü biliyorum ancak sizi mutlu eden nedir?

VİVİAN AVRAMİDU PLUBMİS: Her sabah uyanıp da gelecek daha iyi bir gün için mücadele etmeyi mümkün kılacak kadar güçlü olduğunu hissetmek, kendim için, çevremdeki tüm dünya için...

 

SORU: En çok ne yapmayı seviyorsunuz?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS: Onlarca şey sıralayabilirim. Herhangi bir durumda beni mutlu eden tam da budur. Her zaman yapmayı sevdiğim bir şey bulunabilinir. Ben pozitif düşünen bir kişiyim.

 

SORU: Kitaplarınızdan biri olan “Altının Ruhu”, Türkçe’ye çevrilmiş bulunuyor. Bu kitabı yazmaya nasıl karar vermiştiniz?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS:  “Altının Ruhu”, dokuz romanımdan ikincisinin başlığıdır ve gerçek bir öyküye dayanmaktadır. Mağusa’dan genç bir maceracının öyküsüdür, 1571’de Osmanlılar kenti ele geçirdikten sonra bu genç Avrupa’nın asillerinin avlularında gezinmeye başlar. Yanında olan tek şey, kırmızı turmalin taşlı bir yüzüktü ve sahte bir soyismiydi. Ancak büyük bir cüret, cesaret ve aynı zamanda kavrayışla, 16ncı yüzyılın büyük Avrupa şehirlerinden geçerek, Soylular’la tanışmış, umutlarını paylaşmış ve “altının ruhuna” nasıl ulaşacağını bildiği yönünde vaadlerde bulunmuştur. Kısacası civayı altına nasıl dönüştüreceği idi bu. Bu gerçek hikayeyi, John Banville’in “Prag” adlı kitabında bu Mağusalı şarlatana küçük bir atıfta bulmuştum. Ancak onunla ilgili bir roman yazma kararım, yine doğduğum şehri hala sevmemden ve Mağusa’ya yönelik her bir atıfta ortaya çıkan duygularımdan kaynaklanıyordu. Elbette bunun da ötesinde çeşitli Venedik ve Alman kaynaklarından bu kahramanın hayatına ilişkin bilgileri bulup inceledim, bunları okudum ve araştırdım ve tüm bunları kendi düş gücümün prizmasında yoğuracağım yeni bir hikaye yaratmak gibi büyük bir işe girişmek, önümde duruyordu – onunla birlikte seyahat edecektim, ortaçağ-sonrası  dönüşmekte ve yeniden doğmakta olan Avrupa’nın imajını çizecektim bu romanda...

 

SORU: Bu romanı yazmak ne tür bir maceraydı? Üzerinde ne kadar çalışmıştınız bu romanın?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS: Bu, seyahatlerin seyahatiydi! Zaman içerisinde tarihte seyahattı, ülkelerde seyahattı, duygular ve insani ilişkiler arasında seyahattı... Bu romanı kaleme aldığım o iki yılı çok sevmiştim...

 

SORU: Roman Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs’ta nasıl karşılandı?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS: Yunanitan ve Kıbrıs’ta çok değer verildi romana. Yayınlanmadan önce, 2008’in anekdot çalışmaları yıllık yarışmasında Panhellenik Yazarlar Birliği’nin üçüncülük ödülünü alarak onore edildi. Türkiye ve Kıbrıs’ta ne yazık ki bu kitabın okurlara ulaşımı için fazla bir şans olmadı çünkü yayımlanıncaya kadar, koronavirüsün zorlu dönemi başlamıştı...

 

SORU: Kitaplarınız başka dillere çevrildi mi?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS: Maraş’la ilgili kitabım Çekçe’ye ve Romence’ye çevrildi.

 

SORU: Şu anda en çok neyi istiyorsunuz? Sizi ne mutlu, rahat ve barışçıl kılabilirdi?

VİVİAN AVRAMİDU PLUMBİS: Tüm insanların barış içerisinde yaşayacağı ülkemi birleşmiş olarak görmek... Her iki taraftan da politikacılarımızın hayatın yanlış yönlerine odaklandığını görmek, o kadar yıkıcıdır ki...

                altinin-ruhu-romaninin-yunancasi.pngvivian-avramidu-plumbisin-altinin-ruhu-baslikli-romani-turkcede-heyamola-tarafindan-yayimlandi.jpg

DEVAM EDECEK

Bu yazı toplam 533 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar