1. YAZARLAR

  2. Ödül Muhtaroğlu

  3. Ekonomik, siyasi ve toplumsal koşullar erken seçimi işaret ediyor. Araştırmalar da, bunu teyit ediyor...
Ödül Muhtaroğlu

Ödül Muhtaroğlu

Ekonomik, siyasi ve toplumsal koşullar erken seçimi işaret ediyor. Araştırmalar da, bunu teyit ediyor...

A+A-

Halkın tepkisinin arttığı bu günlerde, sorun çözme yeteneğini kaybetmiş mevcut Hükümet’ in ülkeye vereceği olumlu bir hizmet kalmamıştır. Devamlı bir şekilde, farklı konularda sorunlar yaratılmakta, halkın sinir uçları ile oynayan icraat ve iddialar her gün gündeme gelmektedir.

Halkın en büyük sorunu geçim derdi olduğu halde, Hükümet’ in, hayatın ucuzlaması, genç işsizliğin azalması ve fakirleşmenin artmaması için acil önlemler alması gerekirken, başka suni gündemlerle uğraşılmaktadır.

Hükümet’ in, Toplumun en önemli sorunlar yaşadığı, sağlıkta, eğitimde, tarımda, hayvancılıkta, ekonomide, trafikte, kriminal olaylarda çözüm üretmek için çalışmış olması gerekiyordu. Maalesef bu konularda yeterli çözümler üretilmedi.

Mevcut hükümetin 4 yıllık süresinde enflasyonla mücadele edilmedi. Son 4 yılda , 2022 den başlayarak, sırasıyla, yüzde 94,5, yüzde 83,6, yüzde 53,3 ve yüzde 39,5 enflasyon oranlarıyla karşılaştık. Bu enflasyon oranları ile, Avrupa’da birinciyiz.

Ülkemizdeki sorunların varlığını bizde uzun zamandır dile getiriyoruz. Bizim vurguladığımız bu konuları, bilimsel araştırmalar ve anketlerde teyit etmektedir.

Bahse konu araştırmalardan biri olan, Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi (CMIRS), tarafından gerçekleştirilen anket çalışmasının, Aralık  2025 sonuçları açıklandı. Bu sonuçlar bizim söylediklerimizi onaylamaktadır.

CMİRS’ in, Aralık 2025’te gerçekleştirdiği araştırmaya göre, Kıbrıslı Türklerin büyük çoğunluğu yolsuzluk, kültürel kimliğin geleceği, göç, siyasi istikrarsızlık ve ekonomik belirsizliklerden endişe duyuyor.

Ankete katılanların yüzde 94,58’i ülke yönetiminde yolsuzluğu kaygı verici bulduğunu belirtirken, yüzde 93,39’u Kıbrıs Türk toplumunun kültürel kimliğinin geleceğinden endişe duyduğunu ifade etti.

Katılımcıların yüzde 83,97’si önümüzdeki 10 yıl içinde hayat standardının düşme olasılığını kaygı verici bulurken, yüzde 82,16’sı iş güvencesi kaybı ve gelir azalması ihtimalinden endişe duyduğunu kaydetti. Kendi ve ailesinin sağlığına ilişkin belirsizlikleri kaygı verici bulanların oranı ise yüzde 85,78 oldu.

Toplumsal kutuplaşma ve dayanışmanın azalmasından kaygı duyanların oranı yüzde 88,18 olarak ölçülürken, hükümet istikrarsızlığı ve siyasi kutuplaşmayı kaygı verici bulanların oranı yüzde 84,57 olarak belirlendi.

Gençlerin ve nitelikli iş gücünün yurt dışına göç etmesini kaygı verici bulanların oranı yüzde 87,58, Ülke içi güvenlik konusunda kaygı duyanların oranı yüzde 85,17 olurken, iklim değişikliği, kuraklık ve enerji krizleri gibi çevresel risklerden kaygı duyanların oranı ise, yüzde 79,55 olarak ölçüldü.

Araştırmaya göre, toplumun yüzde 90’ı ülkede işlerin doğru gitmediğini düşünüyor. Bu oranın, 2017 yılından bu yana ölçülen seride en yüksek seviyelerden biri olduğuna dikkat çekiliyor.

Araştırmada ayrıca,  KKTC’de en büyük sorunun ekonomik sorunlar olduğu vurgulanırken, sorunlar arasında 2’nci sırayı Kıbrıs Sorunu, 3’üncü sırayı ise sağlık sistemi aldı. Son dönemde yaşanan yolsuzlukların da sorunlardan biri olduğu dile getirildi.

Araştırmaya göre, en çok güven duyulan kurumların birinci sırasında yargı, ikinci sırasında polis, üçüncü sırasında ise Cumhurbaşkanlığı makamı oldu. CMIRS’ın geçmiş anketlerinde Cumhurbaşkanlığı makamı en az güven duyulan kurum olurken, Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanı olmasıyla, Cumhurbaşkanlığı makamı en çok güven duyulan üçüncü kurum oldu.

Araştırmaya göre, en az güven duyulan kurumlar içinde mevcut hükümet ilk sırada yer aldı. Hükümeti, sendikalar ve medya takip etti.

Görüldüğü üzere, yapılan tüm anket ve araştırmalar, bize Hükümetin başarısız olduğunu, yıprandığını, halkın güvenini kaybettiğini göstermekte ve süratle erken seçim kararı alması gerektiğini işaret etmektedir.

Hükümet yetkilileri, araştırmaların ortaya koyduğu  sorunları çözmeye odaklanmamakta ve liyakatli kişileri yönetici olarak seçmemektedir. Hükümet uygulamalarındaki adaletsizlik, yolsuzluk ve partizanlık, halkın çaresizlik ve umutsuzluk duygularını oldukça artırmaktadır.

Son günlerde, kamu çalışanları ve emekliler ile asgari ücretliler arasında  hayat pahalılığı ödeneğinin yansıtılması konusunda eşitsizlik ve adaletsizlik yaratılmış ve toplumsal huzur bozulmuştur.

Hastanelerde ilaç sorunu devam ederken, devlet okullarında konteyner sınıflar çoğalırken, enflasyonda Avrupa şampiyonuyken, pahalılık önlenemezken, devlet bürokratları yolsuzlukla yargılanırken, üretim sektörleri ve sendikalar sokakta  eylem yaparken, Hükümet’ in, pembe tablolar çizerek, her şey yolundaymış gibi davranması halkın tepkisini çekmektedir.

Rekor bütçe açıkları, liyakatsiz atamalar, artan suç oranları ve kamusal hizmetlerdeki kalitenin düşmesi, politik, ekonomik ve toplumsal erozyon yaratmakta ve böylece halkın devlete olan güveni sarsılmaktadır.

Bütün bu olumsuzluklar karşısında, halkın tek isteği erken seçimdir. Üstelik de, hükümet in küçük ortakları erken seçim için tarih verirken, bunun geciktirilmesi, oluşacak tahribat ve hasarı daha fazla büyütecektir.

Bu yazı toplam 307 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar