Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Dediler

A+A-

Kürsüdeki vekil, “Çok kestirmeden söyleyeyim” dedi...
Rezil rüsva olduk.

Biz, hepimiz niye rezil rüsva olalım?

Yolsuzları, yüzsüzleri, açgözlüleri…
Kamu kaynaklarını üleşenleri…
Makamı nüfuz, devleti çıkar kapısı sayanları konuşalım.

Rezil olan memleket değil.
Memleketi bu hale getirenler.

***
Sen gidebilirsin” dedi Cezaevi Müdürü, içerideki adama…

Sahte diplomadan dört yıl hükümlüydü.

UBP vekili olsa Meclis’te “güvenliği” konuşacaktı.
Haksızlık (!)

Neyse…

Cezaevi müdürüne bu dönemde bağışlama yetkisini genişlettiler ya…
Salıverdi adamı.

Yüksek Mahkeme’de yargılanması devam ediyormuş meğer…

Ne oluyor?” dediler.
Salıverdiği adamı hapse geri çağırdı.

Dünyanın hangi “normal” ülkesinde yaşansaydı bu, yer yerinden oynardı.
İçişleri Bakanı insan içine çıkamazdı utançtan.

Egemen eşit düzende olağan bir vasatlık hali bu…

***
"En erken ultrason randevusu ocak ayındadır” dedi devlet hastanesindeki görevli.

Eylül ayındayız!
Dört ay sonrasına…

Hastalık bekler mi?
Ağrı bekler mi?
Kaygı bekler mi?

Paran varsa özele gidersin.
Yoksa beklersin.

Sıradayız malum…
Neyin sırasıysa artık…

***
Sanırım bu seçim hepimiz kime oy vermeyeceğimizi biliyoruz” dedi yetmişlik esnaf…
Yıllardır tanırım, hep “ulusalcı…”
Torun torba sahibi bir Kıbrıslı…

Her seçim dönemi birbirimize takılırız.
Bu kez hüzünlüydü.
Konuşacak bir şey yok” dedi.
Kendinden emin...

***
Bir marketin ortasında bıçaklanan kadın yoğun bakımda… Şiddet gördüğü için korumaya alınan bir başka kadın mezarda ne yazık…

Silo çöktü, işçi öldü.
Rampa devrildi, bir başka işçi öldü.

Denizde facia yaşandı…

Kim hatırlıyor ölenlerin adlarını...
Birer rakama dönüşüyor insanlar giderek...

***
Ne enteresan bir dönem…

Hastanelerde “başhekim” yok örneğin.
Hepsi “görevlendirme…”

Cezaevinde hükümlüyü salıveriyor, sonra geri çağırıyorlar.
Kadını korumaya alıyor, koruyamıyorlar.
İşçiyi çalıştırıyor, yaşatamıyorlar.

Gemiler denize açılıyor, denetleyemiyorlar.

Ama seçim yaklaşınca sistem kusursuz çalışıyor!

***
Rezil rüsva olduk” dedi vekil.

Yok!
Hepimiz değil.

Bu seçim hepimiz kime oy vermeyeceğimizi biliyoruz" dedi saçlarını bu topraklarda ağartmış seçmen...

Belki de bütün bu “dediler” arasında en çok bunu duymak gerekiyor.

 

Bu yazı toplam 458 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar