1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. Çocuk Mahkemelerinin Önerilmediği Yargı Reformuna ‘Hayır’…
Kutlay Erk

Kutlay Erk

SİYASET MEYDANI

Çocuk Mahkemelerinin Önerilmediği Yargı Reformuna ‘Hayır’…

A+A-

KKTC Yüksek Mahkeme Başkanı ve ekibinin hazırladığı ‘KKTC yargı sisteminde ihtiyaç duyulan değişiklik önerileri’nin uygulamaya girebilmesi için Mayıs ayında referandum yapılması gündemi ülkede yoğun tartışmalara neden oldu.

Yargı tarafı, hazırladıkları önerilerin herhangi bir siyasi seçimin dışında referanduma sunulmasını istiyor; daha önce denenen iki yargı reformu referandumu siyasi seçimlerle birlikte yapıldığı için konuların siyasallaştığını ve yargı reformuna ilişkin önerilerin bu nedenle referandumda halk tarafından reddedildiğini düşünüyor. Haklı olabilirler… Bu kez sırf yargı reformu için referandum sandıklarının kurulması ve halkın da sadece bu konu için oy kullanmasının gerçekleştirilmesi hassasiyetleri var. Haklı olabilirler…  

Hazırladıkları önerilerin amaçlarının da “Hukuk devletinin güçlendirilmesi için yargıda uzmanlaşmanın önünü açmak, yargı süreçlerini süratlendirmek, Yüksek Mahkemedeki iş yükünün yarattığı sistemsel tıkanıklıklara çözüm sağlamak, modern ve uluslararası kabul gören yargılama sistemine geçmek ve mahkemelerin yargıç sayısının ve yargının kurumsal kapasitesinin artırılması” olduğunu açıkladılar… Haklılar… Desteği hakediyorlar… Kapasite yetersizliği nedeniyle geciken adalet elbette ki adalet olamıyor.

Amma velakin, iki nedenden dolayı da sadece bu değişiklikler için gidilecek referandumda da oyum “Hayır” olacak… Neden?!

Yargı sistemimizin unsurları referandumun siyasallaşmaması hassasiyetine odaklanarak yola çıktı; referandum konusu değil ama olayı Başbakan Üstel marifetiyle acayip boyutta siyasallaştı… Erken genel seçimden kaçmak için haklı gerekçe arayışında olan Başbakan’a bu referandum olayı can simidi oldu; kullanmak için çırpınıp duruyor… Bu da siyasi muhalefetin tepkisine neden olmuştur. Ve sırf bu nedenden dolayı bu ‘Yargıda reform paketi’ referandumunda hem katılım çok düşük oranda olacak hem de sonucun ret çıkma olasılığı çok yüksektir. Kaldı ki, katılım oranı %30’u bile bulmazsa, katılanların örneğin %70’i evet dese kaç yazar; halkın ancak %20’sinin iradesi ile alınmış bir sonucu yargı unsurlarımız başarı ve kabul edilebilir olarak mı görecek, içselleştirebilecek mi?! Yargıçlarımız muhakeme kararlarını verirken kullandıkları vicdanlarına böylesi bir sonucu sığdırabilecek mi?!

Dolayısıyla, korktukları halen başlarına gelmiş durumdadır; Başbakan bu referandumu siyasallaştırmıştır. Referandum genel seçim sonrasına bırakılmazsa, yargı sistemimizde değişim önerileri üçüncü defa referandumda halk tarafından reddedilecektir. Bunun bir sorumlusu Başbakansa diğer ve esas sorumlusu da gerçekleri görmesine rağmen önlemini almayan, çekingen kalan yargı unsurları olacaktır.

Ancak, benim esaslı tepkim, bundan daha çok, hazırlanan öneri paketinde göremediğim ve ziyadesiyle önemsediğim Çocuk Mahkemeleri’nin dahil olmamasındandır. Dahil olsaydı, öneri paketini siyasallaştıracak bir öneri değildi. Dahil edilmemişse önerilerinin amacını “… modern ve uluslararası kabul gören yargılama sistemine geçmek …” olarak sunmaları da doğru ve gerçekçi değildir. Reşit olanların yargı süreçlerinin gecikmesinden yakınanların, bu nedenle “Geciken adalet adalet değildir” diyenlerin, reşit olmayanlara özge mahkemelerin olmamasını konu dahi etmemeleri, ‘Çocuk dostu bir adalet’ sistemi yaratmayı önerilerine katmamaları, haksızlık yapmış olabilirim ama, “Bunlar kendi iş yüklerini hafifletmek için allayıp – pullayıp öneri hazırladılar” düşüncesine beni saptırmaması ve kaptırmaması için kendimi zorluyorum.

Çocuk Mahkemeleri… Birçok ülkede var ve etkin çalışıyor… Örneğin, ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Avustralya ve pek çok Avrupa, Asya ve Güney Amerika ülkesinde çocuk mahkemeleri var. Küreselleşme ilerledikçe, çocuk haklarının korunmasıyla ilgili adalet konuları önem kazandı, küresel politikalar yayıldı ve modern hukuk sistemlerinde reşit olmayan suçlulara aynı suçu işleyen yasal yetişkinlerden daha farklı adli muamele uygulamaya yönelik özel eğitimli hakimlerin ve pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı gibi kişilerin de görev yaptığı ihtisas mahkemeleri kurulmasına geçildi. Duruşmalar çocukların psikolojisini koruyan, kapalı ve özel çocuk dostu ortamlarda yapılır. Ağır suçlar için de ayrı Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri görev yapmaktadır. Bütün bu kurgu ve uygulamaların esas amacı çocuk suçluları cezalandırmaktan çok onları korumak, suça sürüklenmelerini önlemek, topluma kazandırmak üzere rehabilite etmek, gözetmek, korumak, eğitmek ve ileride sağlıklı bireyler olarak toplumda yerlerini almalarına yardımcı olmaktır. Ve biz ve özellikle de yargı unsurlarımız KKTC’de böylesi bir adli düzenin oluşturulmasını, Çocuk Mahkemelerinin hayata geçirilmesini düşünmüyoruz bile… Diğer taraftan da çocuk suçlularda artış olduğundan söz ederiz… Ne yaman çelişki?!

Yargı sistemimizin unsurlarının ‘Yargıda ihtiyaç duyulan düzenlemeler’ için öneriler paketi hazırlayıp referanduma götürülmesi için inisiyatif alması doğru bir çabadır; bu girişimin siyasallaştığı ve dolayısıyla referandumda olumsuz sonuç çıkma olasılığının da çok yüksek olduğu da ret ve inkâr edilemeyecek bir gerçektir… Ancak, ‘Çocuk Mahkemeleri’ içermeyen bu öneri paketinin çok da iyi düşünüldüğü, dünya adli sistemlerinin çok da etraflıca ve derinden incelendiğini söylemek olası değildir. Ve Çocuk Mahkemeleri önerilerine dahil olsaydı, öneri paketleri siyasallaşmış da olmayacaktı.

Dolayısıyla, öneri sahiplerinin önerilerini tam teşekküllü hale getirmek üzere yeniden düzenlemek amacıyla geri çekmeleri, en geç normal tarihi olan Ocak 2027’de yapılacak olan bir genel seçime kadar da bekletmeleri adli reform referandumunda halkın olumlu oy ve desteğini almayı mümkün kılacaktır. Yok eğer bu paket Başbakan Üstel’in öngördüğü Mayıs 2026’da referanduma sunulursa, oyum Çocuk Mahkemeleri hayrına ‘Hayır’ olacak… Sayın okuyucularımın bilgi, ilgi ve desteğine sunarım…

Bu yazı toplam 185 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar