1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Bir kalbe dönüşen ada
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Bir kalbe dönüşen ada

A+A-

Hangi ölüm güzeldir?
Ne zor....
Sevgül Uludağ'a hele...

Hiç ama hiç yakışmadı...

Eğer bir teselli aranacaksa bu büyük boşlukta…
Hem gazetedeki o hüzünlü uğurlama hem de cenazesi, onun tüm yaşamına, kavgasına yaraşır muazzam bir buluşmaya dönüştü.

Bir kalem, yılların tel örgülerini, barikatlarını ezdi geçti...
Bir kalem birleştirdi ülkeyi...
Bir kalem ve kocaman bir yürek...

Her dilden döküldü gözyaşı, adanın her yerinden siyasetçisi, sanatçısı, gazetecisi, aktivisti, diplomatı, sendikacısı, genci, yaşlısı, kadını, kentlisi, köylüsü, emekçisi, kayıp yakını anısı önünde buluştu.
Birleşti ada...

Ne kadar ayrım varsa bu yurdu ve insanları bölmek için kullanılan, ne kadar farklılık varsa, hepsi ortaklığa dönüştü...

Kimlikler, ideolojiler, sınırlar, ezberler…
Bir anlığına anlamını yitirdi.

Bir kalem yıktı ne kadar tabu varsa, ne kadar kötülük...

Bir ada, herkesi hakikatle yüzleştiren bir gazetecinin huzurunda kenetlendi.

Kıbrıs'ın tümünün gözyaşı barış nehrinde toplandı, tek bir zeytin ağacını suladı...

***
Geçmişi didikledi hep Sevgül...
İntikam için değil...
Hatırlamak için…
Yüzleşmek için…
Affedebilmenin ancak hakikatten geçtiğini anlatabilmek için…

Milliyetçiliğin kanattığı, kirlettiği ve dilsiz bıraktığı geçmişimizi eşeleyen; toplu mezarların, kayıpların izinde ezberleri bozan ve acılarımızın ortaklığında bizi buluşturan, hayatını koşulsuz bir barışa adamış bir gazeteci, adanın ortak alkışlarıyla uğurlandı.

Hem de içten bir sevgiyle...
Hem de samimi, sahici, gösterişten uzak...
Hem de yalansız...

***
Bir yaz güneşi gibi eritir hep bu terk edişler ya...
Gözyaşımıza gülüşler karışır bazen hatırladıkça Sevgül'ü...

Şair dostu Neşe, yine sözdeki ustalığını gösterdi...
"Bu ada senin kalbine dönüşmüş bugün..."

Ne kadar güzel de anlattı.
"Barış için çabaladın hep ama bugün sen barışın kendisi oldun" diyerek...

Bir insanı iki ayda mı alır bir hastalık...
Vedasına bile imkan veremeden...

Böylesine sarsıcı...

Ama o altmış sekiz yıllık ömrüne o kadar çok insan sığdırmış, o kadar çok öykü...

Nasıl kazanmış bu kadar çok yüreği...
Hem de her kimlikten, her yaştan, her inançtan, her şehrinden memleketin...
Akama'dan Dipkarpaz'a, Leymosun'dan Ayguruş'a, Limnidi'den Larnaka'ya...

***
Cesareti ilham olsun...
Kuyulardan çıkardığı merhameti...

Kararlılığı, inadı, Kıbrıs'ın özgün kimliğine, kişiliğine, değerlerine bağlılığı ilham olsun...

Eşitlikçi duruşu, kibirsizliği, boyun eğmeyişi ilham olsun...

Hoşgörüsü ve ortak bir yurt özlemi ilham olsun...

O zaman ışıktır anısı...
O zaman kalbi memleket...

 

Bu yazı toplam 468 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar