Maskaralıktan devlet olmaz be canım!
Bu yazı, tatilde yazdığım son yazı…
Bitirdikten sonra havaalanına – oradan da Larnaka’ya…
-*-*-
Malta – Kıbrıs uçuş süresi 2.5 saat…
-*-*-
Larnaka – Lefkoşa 30 dk, bilemedin 45…
-*-*-
Kermiya – Metehan’dan geçiş, belirsiz!
-*-*-
Neyse, Malta’da mesela günlük yürüyüşünüzü yapmak çok keyifli…
Deniz sahili olduğu gibi yürüyüş yolu…
-*-*-
Larnaka gibi… ama burada parkur çok uzun…
-*-*-
Sahil hep kayalık…
Ve kayalıkların üzerinde yüzlerce insan…
-*-*-
Malta tutucu ve Katolik vatandaşları nedeniyle, sahilde bikinili güneşlenen ya da yüzenleri veya şortlarıyla six pack gösterisi yapanları; aynı kıyafetle sokaklarda ya da yolda görmek istemiyor!
-*-*-
Deniz kıyafeti yani mayo ile yola çıkana 75 Euro para cezası kesiliyor!
-*-*-
“Şeriat”çılardan geri kalır yanları yok anlayacağınız!
-*-*-
Tabii genç ve yabancı bir turist, bu yasağa uyar mı?
Kafa da güzelse uymaz ve bazı gazetelerde zaman zaman “ahlağımız bozuluyor” haberlerini görmeniz mümkün!
-*-*-
Ülkede kural var!
Mesela sahile kimse iskele falan yapamıyor!
“Mötüm kalktı, ben otelimin etrafını tahtadan iskelelerle döşeteceğim” diye bir şey yok!
-*-*-
Canı çeken, canının çektiği yere iskele yapamadığı gibi, toprak – arazi de az, haliyle yeni yapılar hep dikine inşa ediliyor; dev apartmanlar yapılıyor!
-*-*-
Haaa bu arada haliyle KKTC ile de kıyaslıyoruz!
-*-*-
KKTC tamamen kuralsız!
-*-*-
Veya kural olsa bile, “KKTC ve Türk usulü” çeşitli yöntemlerle bu kurallara uyulmuyor!
-*-*-
Mesela dün sabah KKTC’deki gazetelerin ön sayfalarına bakıyordum…
Yeni Bakış gazetesinin ön sayfasında, üç iş insanımızın “Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı’ndan” şikayetçi oldukları şeklinde anladığım bir haber var!
-*-*-
“Komutanı eleştirmek?”
Eskiden mümkün olmayan bir şeydi, demek ki bir miktar “demilitarizasyon” gelişmesi yaşanmış ki, KKTC sınırlarındaki en yüksek rütbeli Türk kumandanının, yatırımları engellediği iddia ediliyor!
-*-*-
Öte yandan Volkan gazetesini okuyorsunuz; buradan da anladığım, bu kez de aynı iş insanlarından adeta hain diye söz edilmesi!
-*-*-
Bu iş insanları tarafından, Çıkarma Plajı bölgesinde, komutan tarafından açık hava müzesi yapma girişiminin engellendiği iddia ediliyor!
-*-*-
Şimdi!
Bahsedilen arazi bir kere “ganimet”!
Yani “işgal”!
Sorry ama gerçekleri konuşalım!
-*-*-
İkincisi, vatandaş – mülk sahibi gibi görünen Evkaf’a gitmiş ama yatırımları, Evkaf Müdürü tarafından, “komutanın izni yok” diye geri çevrilmiş!
-*-*-
Öteki gazetede senaryo ters; “Komutan oraya müze yapacakmış! İş insanları engel çıkarıyormuş!”…
-*-*-
Kardeşim, yasa – yasalar – Anayasa – tüzük ne diyor?
Kural yok mu?
-*-*-
Komutan dilediğini yapar mı?
Evkaf mı yetkili, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri mi?
Peki “yasal mülk sahibi”?
-*-*-
Haaa siz bu maskaralıkların yaşandığı “yere”; devlet mi diyorsunuz?
İnanın komik bile değilsiniz!
-*-*-
Şimdi, bir gün buradaki konu kapanır, taraflar arasında gazetelere konu olan mesele çözülürse; aynı gazeteler “uzlaştılar” diye yazacak mı?
-*-*-
Bu uzlaşının sebebi, mesela atıyorum; parasal bir uzlaşı mı olacak yoksa korkutmacalı mı?
-*-*-
Ve en ilginci; Yeni Bakış’a konuştuğu kaydedilen iş insanları ne demişler biliyor musunuz?
“… Üç ortağız ve ortaklarımız arasında mücahit çocukları var hatta bir tanemizin dayısı da şehit!”…
-*-*-
Şimdi, mücahitlere saygım yerden göğe; şehidimize Allah’tan rahmet dilerim de; bu ülkede mülk ihalelerinde ve yer kiralamalarında, “mücahit çocuğu” olmak ve “dayısı şehit olmak” bir çeşit “artı puan” mıdır?
-*-*-
Devlet?
KKTC?
Hadi be o yanı!
-*-*-
Maskaralık devlet!
Veya maskaralıktan devlet!
Bunu yazdım diye, bahsettiğim meseledeki iki tarafın bana saldırıp “devletimize maskaralık dedi” demesi çok olağan bir durumdur!
-*-*-
Oysa tarafsız bir hakem heyeti bulsak veya VAR’a gitsek mesela; bu insanların hepsi direkt kırmızı kartla oyun dışıdır!
Sevgül ablayı kıskandım!
Cenazene gelemedim Sevgül abla…
Uğurlar olsun…
-*-*-
Ama ne yalan söyleyeyim, internet üzerinden Yenidüzen’deki programı izlerken, kıskandım!
-*-*-
Allah, bütün Kıbrıslılara, seninki gibi bir uğurlama nasip etsin be abla!
-*-*-
Ölümünle, cenazenle, herkesi birleştirdin…
-*-*-
Her iki toplumun, hatta Ada’daki tüm toplumların senin arkandan bu kadar üzülmüş olması, eminim senin barış ve kardeşlik adına yaptıklarını taçlandırmıştır ve bundan sonra da bunun devam edeceğinden eminim…
-*-*-
Atatürk’ten çalmış olmayayım ama “açtığın yolda yürüyeceğime ant içerim…”

Bu fotoğrafı çok kolay çekmedim… Aceleyle ve koşarak ancak çekebildim… Ön tarafta Malta’daki “plaj kıyafeti ile sokakta yürümek yasaktır – cezası da 75 eurodur” yazısının bulunduğu tabela var… Aşağıda ise deniz sahilindeki çocuk parkında yavrusunu oyalayan göçmen olduğuna inandığım Müslüman bir kadın… Maltalı Katolik tutucular; aslında fotoğraftaki kadını da küçücük ülkelerinde çok fazla görmek istemiyor… Ama aynı zamanda mayolu kadınların sokakta dolaşmalarını da bir çeşit “suç ve günah” sayıyorlar… Dünya işte böyle bir yer!






