1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Ayarı Kaçmış Bir Memleket
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Ayarı Kaçmış Bir Memleket

A+A-

Her İngiltere’ye gidişimde ayarım biraz yerinden oynuyor.
Dönüşte yeniden alışmak kolay olmuyor.

İnsan, başka bir hayatın, tıkır tıkır işleyen başka bir düzenin mümkün olduğunu görünce; kendi yurdunun yokluğuna, yoksunluğuna ve vasatlığına çok daha derinden üzülüyor.

Hele o parklar…
Yürüyerek birkaç dakikada ulaşabileceğiniz, kentin beton dokusuna inat, herkesin nefes aldığı kamusal ortak alanlar…

Yollardaki düzen…
Kurallara duyulan saygı…
Disiplin…

En şaşırtıcı gelen de ucuzluk!

***
Kimi küçük ayrıntılarda insana verilen değeri daha iyi anlıyorsunuz.

Trenle yolculuk yapıyorduk.
Yaklaşık yirmi dakika geciktik gideceğimiz kasabaya...
Telefonumuza bir mesaj geldi.
Gecikme nedeniyle bilet ücretimizin bir bölümü hesabımıza iade edilmişti.

Sistem, kusurunu kabul ediyor ve bunun bedelini ödüyor.

Sonra tam tersini yaşadık tabii.
Kiraladığımız arabayı teslim almaya bir saat geç gittik.
Ücretini peşin ödemiştik.
Arabayı teslim almak için ceza ödememiz gerekiyordu.

Kendi alışkanlığımızla gerekçeler sıralamaya başladık.
"Yurt dışından yeni geldik..."
"Yoldaydık…”
“Zaten parasını peşin ödedik…”

Dinlemediler bile!
“Kural bu.”

***
Gençlerle buluştuk...
Bizim çocuklar...

Biri İngiliz polisinde suç delillerini inceliyor, biri öğretmen, bir diğeri hastanede uzman, öteki mühendis, berisi işletmeci...

Uzun uzun konuştuk.
Kimisi kalmak istiyor.
Kimisi dönmek…

Ama dikkatimi çeken, çoğunluğu dönmek istiyor Kıbrıs'a...
Buna sevinmeli miydik, yoksa derin bir kaygıyla üzülmeli mi, kestiremedim.

Çünkü dönmeyi hayal ettikleri ülkeyle dönecekleri ülke arasında hâlâ büyük bir mesafe var.

***
Bir de askerlik meselesi…

Babamın umudu şuydu... O yapmıştı ama ben yapmayacaktım; benim umudum ise ben yapmıştım ama çocuğum yapmayacaktı...
Şimdi oğlumun hesabı...

Öyle umut devrediyoruz sıradakine...

Asgari ücret artınca, dört yıl sonunda bedelli askerlik için ödenmesi gereken tutar yaklaşık 9 bin sterline ulaştı.

Bu kadar büyük bir kaynağın nereye gittiğini, nasıl değerlendirildiğini bilmiyoruz.

Eğer bu para üretime, eğitime, teknolojiye ya da ülkenin geleceğine yatırım olarak dönse, en azından tartışılabilir.

Öyle değil...

Elbette parası olanın askerlikten muaf olması da başlı başına ayrı bir eşitsizlik yaratıyor.

Bir de "yurt içi" atıl kaynak var tabii...

Birçok genç, gerçekten akademik hedefi olduğu için değil, doktora programına kayıt yaptırarak bedelli hakkı kazanabilmek için üniversitelere yöneliyor.

Kazanan ise ne bilim ne ekonomi...
Birkaç üniversite patronu...

Dilerim çözüme dair yeni bir süreç başlar.

Askerlik artık gençlerin hayat planlarını belirleyen bir sorun olmaktan çıkar.

İnsanlar ülkelerine dönerken hesap yapmak zorunda kalmaz.

Bu kaynaklar da üretime, ekonomiye, kalkınmaya dönüşür.

***
Beni en çok etkileyen ise yıllardır İngiltere’de yaşayan bir akrabamızın söylediği cümleydi.

Artık Kıbrıs’a geldiğimde, geride bıraktığım yurduma gelmiş gibi hissetmiyorum.

Ne ağır bir duygu…
Ülkenizden uzaklaşmak değil yalnızca mesele...
Bir gün geliyor, ülkeniz de sizden uzaklaşıyor...
 

 

Bu yazı toplam 299 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar