1. YAZARLAR

  2. Yücel Vural

  3. Yeniden Kandırılmak
Yücel Vural

Yücel Vural

SALAMİS TARTIŞMALARI
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeniden Kandırılmak

A+A-

Anastasiadis daha geçenlerde “Akıncı’nın durumu tartışmalı” demişti.

Onun bu söylemi, bir gazetecinin Kıbrıs sorununun bulunduğu durumla ilgili sorusuna verdiği yanıtın en çarpıcı yanıydı.

Hatta Anastasiades, biraz daha ileri giderek, Türkiye’nin de Akıncı üzerinde yaratılmaya çalışılan ‘siyasal izolasyon’daki rolünün öneminin farkında olduğunu ima ediyor.

Ama, Akıncı’ya yöneltilen bu ‘siyasal dışlama’ çabasının nedenini Anastasiadis’in tam olarak kavrayıp kavramadığı, yaptığı açıklamaya pek yansımadı.

Anastasiadis’in çok iyi bilmeye mahkum olduğu bir konu var: Akıncı, müzakere masasında sadece federal çözümü konuştuğumuzu, başka da konuşulacak bir model olmadığını söyleyegelmiştir.

Onu, siyaseten izole etme çabasının nedeni de budur.

Anastasiadis doğal olarak kuzeydeki siyasal gelişmeleri izliyor.

Zaten Akıncı da aynisini güney için yapmaktadır.

Anastasiadis’in bu izleme sonucunda zaman zaman yaptığı değerlendirmeleri anlamsız ya da manipülatif bulup gerçekleri yansıtmadığı ileri sürülebilir.

Hatta, iki lider arasında, yaptıkları açıklamaların satır aralarında gizlenen bir kişisel rekabeti sezmemek de elde değil!

Sayın Anastasiadis, Kıbrıs sorununda iki tarafın temel yaklaşımlarıyla ilişkili olsun ya da olmasın, sayın Akıncı’ya karşı bir denge yaratma çabası içindedir.

Bu, zaten rekabetin doğasında bulunuyor.

Anastasiadis haksız sayılmaz.

Güneyde federal çözüm yanlıları Anastasiadis’i kıyasıya eleştirirken kuzeydekiler Akıncı’ya destek oluyor.

Ama dahası var.

Birçok KıbrıslıRum, Akıncı’nın sadece KıbrıslıTürkler’in çıkarlarını değil, tüm Kıbrıs’ın çıkarlarını temsil ettiğine inanıyor.

O nedenle Anastasiadis’in “Akıncı’nın durumu tartışmalı” söylemi bir ölçüde bu denge arayışının bir yansıması olarak görülebilir.

Ama bu söylemin anlamının sadece denge arayışıyla sınırlı olduğu söylenemez..

“Akıncı’nın durumu tartışmalıdır” diyen Anastasiadis’e kuzeyden hiçbir yanıtın verilmemesi konunun daha da önemli olan boyutudur.

Halbuki parlamentomuz hem Cumhurbaşkanlığı seçimlerini ertelemiş hem de aldığı kararının içeriğini daha da somutlaştırmak amacıyla Akıncı’nın görev süresini uzatma yönünde karar almıştır.  

Yani, Akıncı’nın durumunun tartışılmaması yönünde bir karar üretmiştir.

Bu kararı alanların, Anastasiadis’in söylemini “biz Akıncı’nın görev süresini seçimleri de erteleyerek uzattık” diyerek yanıtlaması gerekmez miydi?

Bilindiği gibi Anastasiadis, sıklıkla, kuzeyde genellikle sağ kanat ya da soldan sağa meyilli siyasetçiler ve Türkiye’ye dönük bazı manipülatif girişimler içinde olmuştur.

Bu manipülatif girişimlerin en çarpıcı ve oldukça başarılı örneği Crans Montana'da yaşanmış olanıdır.

Defalarca kamuoyu önünde ileri sürüldüğü gibi, Anastasiadis, TC Dışişleri Bakanı’na “artık federasyonu değil iki devletli çözüm modelini konuşmayı” önermiş!

Anastasiadis ve temsil ettiği siyasal yaklaşımın, eğer federasyondan uzaklaşmak mümkün olacaksa, bu uzaklaşmanın üniter devlet yönünde olması gerektiğini düşündüğü bilinen bir gerçeklik.

Böylece garip bir durum ortaya çıktı.

Anastasiadis bir yandan Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’yi aslında federasyon adı altında iki devlet modeli temelinde bir çözüm talep ettiği için suçlayıp uluslararası topluma şikayet edecek öte yandan da “gelin federal modelden vazgeçip iki devletli çözüm modelini konuşalım” diyecek!

Anastasiadis aklını peynir-ekmek’le yemediyse Crans Montana’da yapıldığı söylenen önerinin anlamı nedir?

Türkiye’yi ve sağ kanat siyasetçileri yeniden ve açık şekilde, uluslararası toplumun karşı çıktığı taksimci söyleme geri döndürmek!

Bu manipülatif girişiminde Anastasiadis oldukça başarılıydı!

Anastasiadis iki devletli model önerdi diye yemin edenler o günden sonra “toplumlararası müzakere masasına ancak masada iki devletli çözüm modeli de konuşulacaksa otururuz” sarhoşluğu içinde hareket ettiler.

Neyse ki bu siyasal sarhoşluktan Akıncı’nın Anastasiadis’e sorduğu soruyla uyandık.

Anladığımız kadarıyla Akıncı’nın sorduğu soru kısa ve özlüydü:

“Çözüm modelin nedir? İki devletli çözümü müzakere etmek istiyor musun?

Yanıt da kısa ve netti: “Sadece federasyon modelini konuşurum.”

Bilindiği gibi, bu yanıttan sonra Anastasiadis’in ortalığı bulandırmaya çalıştığını ve kandırıldığımızı haklı olarak düşünenler olmuştur.

Manipülatif bir girişim ancak başarıya ulaşırsa bir anlama sahip olabilir.

Anastasiadis’in kısa bir süre önce dile getirdiği “Akıncı’nın durumu tartışmalıdır” söyleminden sonra, Başbakanımızın geçiş noktalarının açılması için sağlık bakanımızı görevlendirmesi kandırılmaya çok yatkın olduğumuzun bir göstergesidir.

Bilindiği gibi, Kıbrıs sorunuyla ilgili konularda Kıbrıs Türk tarafı adına konuşmaya en yetkili kişi Cumhurbaşkanı olarak seçtiğimiz kişidir.

Dahası hem güney hem de uluslararası toplum onu KıbrıslıTürkler’in temsilcisi olarak tanıyor.

Yani, Covid 19 nedeniyle geçici olarak kapatılan geçiş noktalarının yeniden ve kademeli olarak açılması meselesini ele alacak olan organ da Cumhurbaşkanlığıdır.

Şimdi birileri çıkıp, bir-iki çeşit yemin ettikten sonra, “Anastasiadis, Akıncı’nın durumunu tartışmalı görüp hükümetten hükümete temasa meyillidir” derse, hiç şaşırmayalım!

İki liderin ortak girişimi yerine “kuzey ve güneyin sağlık bakanları görüşerek kapıları yeniden açsın demek” yarın “yeniden kandırıldık” demenin ilk adımıdır.

Kandırılmayı engellemek için yapılması gereken tek şey hükümetin Covid 19’la ilgili dosyayı tüm ayrıntılarıyla birlikte sayın Akıncı’yla paylaşması ve sayın Akıncı’nın da ‘geçiş noktalarının açılması’ gündemiyle girişim başlatmasıdır.

 

Bu yazı toplam 607 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar