1. YAZARLAR

  2. Eralp Adanır

  3. Yahudi Muhacirler-18
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Yazarın Tüm Yazıları >

Yahudi Muhacirler-18

A+A-

Bir yandan Yahudi Muhacirler Filistin’e gönderilmek üzere Kıbrıs-Mağusa’daki Karağulos (Karaoğlu) kampına getirilirken, diğer yandan Filistin’de yaşam süren ve 1946’dan itibaren de gönderilmekte olan, burada örgütlenen  Yahudilerle İngiliz yönetimi arasında çatışmaların yaşandığı bir ortam giderek savaş haline dönmekteydi. Sorunun biraz kökenine inersek, hem Yahudi  Muhacirler’in Mağusa üzerinden nasıl bir ortama gittiklerini hem de İsrail-Filistin sorununun nedenleri hakkında bilgilenmek yararlı olunacağına inanıyorum.

“...Filistin'i 1920'den beri idare eden İngiltere, Siyonist-Arap sorununu çözme sorumluluğunu 1947'de Birleşmiş Milletler'e devretti. Bölge şiddet olaylarıyla sarsılıyordu. Yahudiler artık nüfusun üçte birini oluşturuyordu. Ama toprakların yüzde 6'sı onların elindeydi. Avrupa'daki Nazi zulmünden kaçan yüz binlerce Yahudi'nin buraya ulaşması çözüm arayışını daha da acil hale getirdi. İkinci Dünya Savaşı'nda 6 milyon Yahudi öldürülmüştü. BM'nin kurduğu özel komite, bölgeyi Filistin ve Arap devletleri arasında bölmeyi önerdi. Arap Yüksek Komitesi diye anılan Filistinli temsilciler, teklifi reddederken, Yahudi temsilciler kabul etti.

Paylaşım planı, Filistin'in yüzde 56,47'sini Yahudi devletine, yüzde 43,53'ünü de Arap devletine bırakıyordu. Kudüs ise uluslararası bir idare altında olacaktı. 29 Kasım 1947'de BM Genel Kurulu'nda 33 ülkenin oyuyla plan onaylandı. 13 ülke karşı oy vermiş, 10 ülke de çekimser kalmıştı. Filistinlilerin reddettiği plan hiç uygulanmadı.

İngiltere, 15 Mayıs 1948'de, Filistin'deki manda idaresine son verme niyetini ilan etti ancak bu tarih öncesinde çarpışmalar başladı.

İngiltere halkı, askerlerinin ölümü nedeniyle Filistin'de İngiliz varlığına karşı çıkmaya başladı. Ayrıca İngilizler, ABD'nin daha fazla Yahudi mültecinin buraya kabul edilmesi için uyguladığı baskıya öfkeliydi. Bu da Siyonizme Amerikan desteğinin artışının işaretiydi.

Hem Arap hem de Yahudi taraflar, yaklaşan savaş için güçlerini seferber ediyordu. Yahudi milis güçlerinin Arap köylerinde "temizlik" operasyonları 1948 yılında Aralık ayında başladı...”

(bianet.org)

Bu tarihsel bilgi yolculuğundan sonra bahsedilen döneme tekrardan dönersek, 1947 yılının Ocak ayında Hür Söz gazetemizde yayınlanan bir haberde, “savaşın şiddeti” hakkında detaylı bilgiler verilmekteydi. Bir yandan böylesi haberler gazetelerde yer alırken diğer yandan Yahudi Muhacirlerin Kıbrıs’a gelişleri de sürmekteydi...

“5 Ocak 1947-Hür Söz-s:2

Filistin Harp Halinde Çarpışmalar Şiddetlendi

Filistinden son gelen haberlere göre bu memlekette Yahudi tedhiçileri ile Hükümet kuvvetleri arasındaki mevzii çarpışmalar adeta bir harp halini almıştır. Yapılan bu çarpışmalarda Yahudiler mayınlar ve hatta kendileri imal ettikleri ateş saçan aletler bile kullanmaktadırlar. Askeri makamların verdiği malûmata göre durum şu merkezdedir: Hayfa yakınlarındaki Kırayat Haima Yahudi iskân merkezinde tedhişçiler bir askeri kampı otomatik silahlarla tahrip ettikten sonra kaçarlarken otomobilleri havaya uçmuştur. Kirayat Haim’in yanında Durdani’de Brengan taşıtı havaya uçarak bir İngiliz subayının ölümüne ve üç askerin yaralanmasına sebebiyet vermiştir. Hayfa hududu dahilinde Vadi Raşmiye’de bir İngiliz askeri karargâhı yakınına infilâk maddeleri koymuş fakat hiçbir zayiata sebeb olmamıştır. Jerusalem’de bir polis petrol otomobili (devriye aracı) Yahudilerin kendileri yaptığı ateş saçan aletlerle ateşlenmiştir. Polis bu taaruza ateşle karşılık vermiştir ve hiçbir zaiyata uğramamıştır. Tel Aviv’in güneyinde bir jip otomobili kara mayını tarafından havaya uçurulmuştur, içindeki beş İngiliz askeri biri ağır olmak üzere yaralanmıştır. Elektrikle kontrol edilen kara mayınları tarafından Asker taşıyan iki jip berhava esilmişse de ölü ve yaralı yoktur. Hadera’daki bir askeri kampa tedhişçiler hücum etmişlerse de bu hücum püskürtülmüştür.”

Daha önceki yazılarımızda Mağusa’ya yakın bir bölgede ikinci bir Yahudi Muhacir kampının yapıldığından bahsetmiştik. Bugün Dikelya bölgesinde yer alan kamp, Ksilotimbu köyü topraklarında inşa edilmişti. Yeni gelen Yahudi Muhacirleri Karaoğlu (Karağulos) kampına yerleşitirmek yerine, 2.000 kişi kapasiteli bu kampa yerleşimin başlatılması düşünülüyordu. Fakat başka bir sorun ortaya çıkmıştı. Bazılarının aileleri daha önce gelmiş ve Karaoğlu kampına yerleşmişlerdi. Yeni gelenler arasında yer alan aile bireylerinin birbirlerinden ayrı yerlere düşmemeleri için Ksilotimbu kampına yerleştirme kararından geçici olarak vaz geçiliyordu...   

25 Ocak 1947-Hür Söz-s:1

Yeni Yahudi Kampları

Ksilotimbu’da 2.000 Yahudiyi alabilecek yeni bir kamp yapılmış olmasına rağmen, Karaoğlu’ndaki Kamp Dahili Teşkilatı’nın Yahudilerin kendi aralarında parçalanmaması için bu kampa Yahudi nakliyesinin tehir edilmesini istemesi üzerine, Yahudilerin yeni kampa yerleştirilmesi tehire uğrayacaktır.

Karaoğlu’ndaki diğer Yahudiler için de Ksilotimbu’da yer hazırlanınca Yahudiler bu yeni kampa nakledilecektir.”

 

 

Bu yazı toplam 513 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar