1. YAZARLAR

  2. Eralp Adanır

  3. Yahudi  Muhacirler 16
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Yazarın Tüm Yazıları >

Yahudi  Muhacirler 16

A+A-

Gemilerle Mağusa Karağulos kampına belli aralıklarla getirilen Yahudi Muhacirlerin, Mağusa kampıyla ilgili bilgilendirildikleri görülmekteydi. Esir kampından farksız gibi bir algı yaratılmasından dolayı, bu yerin daha insancıl bir hale getirilmesi için Yahudi Muhacirlerce verilen mücadele ve önerilerin pek fazla önemsenmediği anlaşılmaktadır. Özellikle yeni gelen bir Yahudi Muhacir grubunun, gemiden indirilip arabalarla kamp yerine taşınırken, hazırladıkları el duyurularını sokaklara atıp Kıbrıslılardan yardım istenmesi, bu konuda önemli bir göstergeydi. Söz konusu davranış, basına şöyle yansımıştı...

5 Aralık 1946-Hür Söz-s:2

Yahudiler Kıbrıs Halkını Gösteriye Teşvik Ediyor-
“Kıbrıslı Kardeşler Bizim İçin Gösteri Yapınız”

Mağusa’daki hususî Muhabirimizin bildirdiğine göre evvelki günler zarfında Mağusa’ya gelen gemilerden Karaoğlu Kampına (Karağulos) takriben 3800 Yahudi nakledilmiştir. Mülteci ve vatansız Yahudiler dramatik bir şekilde limandan otomobillerle Karaoğlu’na taşınırken yollara birçok kağıtlar atmışlardır. Muhabirimiz bu kâğıtlardan bir tanesini örnek olarak bize göndermiştir. Fransızca olan bu kâğıdı tercüme ederek okuyucularımıza sunuyoruz. Küçük bir defter kanadına mürekkeple yazılmış olan bu kâğıtta deniyor ki:

“Kıbrıslı kardeşler, Auschwitz, Bucheuwad, Maidauekl’deki olan Temerkuz (toplama ea) kamplarında fena muamele gören bizler için memleketinizin de bir temerkuz kampı haline getirilmesine müsaade etmeyiniz. Kıbrıslı kardeşler,Kıbrıs’ta bulunan Yahudilerin memleketleri için siz de gösteriler yapabilirsiniz”

Tel örgüler ve gözetleme kuleleriyle çevrili kamplarda toplam 2500 İngiliz askeri görev yapmaktaydı. Adada dolaşmak ve kampların birinden diğerine gitmek (ki Karağulos haricinde başka Yahudi kampları da vardı) yasaktı. Kamplarda ise kısıtlı miktarda yiyecek ve su dağıtılıyordu ki özellikle yiyecek sorunu konusu bir ölçüde Amerikan Yahudilerinin yardımlaşma örgütü olan Joint Distrubution Committe'nin ( JDC) kamplarda faaliyete geçmesiyle çözüldüğü görülmekteydi. Ancak su sorunu kamplar kapanıncaya kadar sürmüştü.(Dr.Esra Danacıoğlu’nun, “Kıbrıs Yahudi Gözaltı Kampları (1946-1949)”)

eralp-002.jpg

6 Aralık 1946 tarihli Hür Söz gazetesinin 1. Sayfasından verilen haberde, yukarıda bahsettiğim “diğer kamplardan” biriyle ilgili N.A. Akansel isimli muhabirin yaptığı ziyaret neticesinde elde ettiği gözlemleri, okurla paylaştığını görüyoruz. “Ksilodimbo” isimli bu yerleşim yerinin bugün neresi olduğunu tam kesinleştirememekle beraber, Larnaka-Mağusa yolu üzerinde ve Mağusa merkezden yaklaşık 45 dakikalık bir mesafede yer aldığını, yazılı haber içerisinden öğrenebiliyoruz...

“Ksilodimbo’da Mülteciler İçin Hazırlanan Barakalar
Hususi surette giden muhabirimiz N.A. AKANSEL’in İntibaları

İstihbarat Dairesinin teklifi üzerine diğer gazete mümesilleri ile birlikte Yahudi Mültecileri için yapılan barakaları görmiye ben de gittim. Dün sabah saat 9.15’te 5 askerî otomobille Officers Club’ın yanından hareket ettik. Bize barakaların inşasında büyük emekleri geçen İngiliz Subay ve askerî mühendisleri ile yapılan barakaların pilânını hazırlayan Major G.J. Wilson da refakat etmekteydi. Üç çeyrek saat sonra otomobiller Lârnaka ile Mağusa yolu arasındaki çakıllı bir yoldan içeriye saptılar. Kampa giden yolun asfalt yapılması için binlerce amelenin çalıştığı görülüyordu. Bu yolda 5 dakikalık bir ilerleyişten sonra tel örgülerle kesilmiş bir sahaya geldik. Tel örgülerin içerisinde gözün gördüğü mesafeye kadar barakalar uzanıyordu.

Askeri Mühendis İzahat Veriyor

Otomobillerden indik ve hepimiz bir araya toplandık. Önce bir Major (komutan) söz aldı ve bize yapılan bu kamp hakkında teferruatlı ihtiva eden iki kâğıt uzattı. Sonra Mr. Wilson söz alarak evrakları içerisinden bir harita çıkartıp izahat vermiye başladı. “Ben askerî mühendislerden Major G.J. Wilson’um. Yapılan bu kampın plânını ben hazırladım.” Harita yapılan bütün barakaların plânlarını gösteriyordu.

Barakaları Görüyoruz

Major Wilson’un refakatinde yola koyulduk. Önce Yahudi mültecilerinin kliniklerinin içerisine girip bazı izahat aldık.  “Klinik bir barakadan ibaret olup iki kısımdır. Birinci kısım erkeklere mahsus, ikinci kısım da kadınlara mahsustur. Her kısım da üç kısma ayrılır. Birinci kısım hastanın bekleme odası, ikincisi muayene odası, üçüncüsü ise yatak odasıdır. Bu klinik hastalığı ağır olmıyan 96 kimse içindir. Hastalıkları ağır olan 400 kişi için de Lefkoşa’da Askerî Merkezi Hastanesinde hususî olarak yer ayrılmıştır.”

Aşhaneler

Aşhanelerine (mutfak) girdiğimiz zaman iki kısma ayrıldığını gördük. Birinci kısım yemeklerini pişirmeleri için, diğer kısım ise yemeklerini yemeleri içindir. Her aşhanede 125 kişi yemek yeyecektir. 125 kişinin tayini bir arada kendileri taraflarından hazırlanacaktır.

Yatakhaneler

Yatma barakalarına gelince, her barakanın içerisinde 15 kişi kalacaktır. Rahatlıkları için de lâzım gelen iskemle v.s. verilecektir. Her yatma barakasında hava gazı (Adada o dönemlerde hava gazı varmıydı bilmiyorum ama Gaz Yağı da olabilir düşüncesindeyim. EA) ile yanan sobalar bulunmaktadır. Merkezi tayin odası ise büyücek bir barakadan ibarettir.

Eğlence Salonları

Eğlence salonu büyük bir barakadan ibaret olup 400 kişiyi sığabilecek büyüklüktedir. Bu eğlence salonu Yahudilerin eğlenmeleri için hazırlanmıştır. Bu salonda haftada bir defa Askeri Makam tarafından sinema gösterileceğini de beraberimizde bulunan İngiliz zabitlerinin birisi söylemiştir. Sonra evli ailelere ait üç kişilik odacıklara geldik. Bu odacıklar evli olup, bir de çocuğu olanlara ait olacaktır.

Diğer İhtiyaçlar

Mültecilerin sabahleyin yüzlerini yıkamaları için hususî barakalar içerisinde hazırlanmış su tertibatı bulunmaktadır.Hamamlarına gelince, hamamlar iki barakanın içerisinde olup her barakada 24 duş bulunmaktadır. Yıkanılmak için ılık su da getirilecektir.

Spor Alanı

Tellerle çevrilmiş olan mıntıkanın bir ucu spor v.s. için açık bırakılmıştır. Kampa lâzım olacak eşyaların kamptan biraz ötede bulunan Dijelya (Dikelya) Askerî Deposundan taşınılması için tren hattı kurulmuştur. Kampa lâzım olacak suyun tedariki için 100.000 galon su sığan bir hazne yapılmıştır. Bundan maada daha birçok hazneler bulunmaktadır. Bunun sebebi bir haznede su bittiği zaman susuz kalınmasına mâni olmaktır.

10.000 Kişi Yerleştirilecek

Yukarıda izahat vermiş olduğum kamp henüz bitmemiştir. Bu kampı Alman esirleri yapmaktadır. Kamp yakın bir zamanda tamamıyle bitecektir. Yıl bitmeden bu barakalara 5-6 bin mülteci yerleştirilecektir. Ocak ayı sonlarına doğru ise 10.000 mültecinin bu barakalara yerleştirilmesi tamamlanacaktır.”

 

Bu yazı toplam 1015 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar