1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. Öğretmen mi bilir? Google mı?
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Yazarın Tüm Yazıları >

Öğretmen mi bilir? Google mı?

A+A-

Yazının başlığındaki soru size anlamlı gelmeyebilir, ancak böylesi soruları aklımıza getiren değişimlere doğru evrimleşen bir dünya var…

Eskiden köylerde her yeni bir şeyin, nasıl ve ne şekilde yapılacağına karar verilemediğinde, her şeyi bilen kişi kabulüyle öğretmene (muallime) sorulurdu. Oysa şimdilerde çocuk, genç veya yetişkin olarak her başımız sıkıştığında ilk başvuru kaynağımız “google” oluyor…  Bununla birlikte;

  • En çok turizm (rezervasyon) işlemi yapan booking’in hiç oteli yok.
  • En çok izlenen film ve dizilerin yer aldığı Netfilx’in TV kanalı yok.
  • En çok yemek siparişi verilen yemeksepeti’nin hiç restoranı yok.
  • En çok alış-veriş yapılan amazon’un hiç mağazası yok.
  • En çok kara taşımacılığı yapan uber’in hiç arabası yok.

Hal böyle olunca gelecekte nasıl mesleklerin hayal etmek oldukça güç. Geleceğin meslekleri arasında hemşirelerin yanı sıra yapay zeka destekli sağlık teknisyeni, geleneksel terzinin yerine dijital terzi, öğretmenlerin yanı sıra yapay zeka eğitmeni gibi meslekler ortaya çıkacağı bugünden görülüyor. Bunların yanı sıra bugün bize yabancı gelse de “internet gazeteciliği”, “ekolog”, “iklim mühendisliği” ve “drone pilotluğu” gibi meslekler çok yakın zamanda hayatımızın önemli alanlarından olacak.

Gerek yeni tip koronavirüs (Covid-19) pandemisinin, gerekse baş döndürücü hızla değişen ve gelişen teknolojiler öğretmenliğin yanında birçok mesleğin ya uğraş alanını ya da işlevini değiştirmiş durumdadır. Oxford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre; 20 yıl sonra birçok iş otomatik olarak yapılacak. Taşımacılık, lojistik, ofis ve idari destek gibi işlerin yapay zeka tarafından yapılacağı öngörülüyor. Dahası, hizmet endüstrisindeki meslekler de benzer akıbeti yaşayacak.

Öte yandan teknolojinin eğitimi nasıl değiştireceği konusu oldukça önemlidir. Bu konuda akıl almaz fikirler söz konusu… Okullarımıza konan ve pek de kullanılmayan “akıllı tahtalardan” bahsetmiyorum. Öğrencinin nefes alışverişini, yüz ifadelerini ve hatta yazı yazma hızını ölçebilen; bu sayede öğrencilerin derslere veya eğitim ortamına nasıl tepki verdiğini öğretmene bildirebilen bir teknoloji hayal edin. Her öğrencinin önünde bir tablet değil, gözünde biyometrik bir gözlük düşünün. Bu gözlükler, gözümüzün gerçek dünyada gördüğü şeylerin üzerine bilgi veya resim ekleyen birer ekran görevi görüyor. Bu sayede kitap veya harita gibi eğitim materyallerini daha etkili hâle getirmek mümkün. Hatta artırılmış gerçeklik gözlükleri sayesinde her öğrenci, ders anlatan öğretmeni video olarak da karşısında görebilir.

Bizim okullarımıza böyle bir teknolojinin gelmesinin 100 yıllar alabileceğini düşünüyor olabilirsiniz. Ancak bu olgudan daha kötü bir durum var: Eğitim anlayışımız, kullandığımız eğitim teknolojimizden çok daha eski...

Evet, okullarımızda böylesi bir teknolojiden bahsetmek mümkün değil ama hemen her çocuğun bugün evinde bilgisayarı, cep telefonu belki de tableti var. Öyle ki daha geçen ay aldığımız cihaza, bugün eskimiş gözüyle bakıyoruz…

Kısacası artık bilgiye erişmek için zengin veri kaynaklarımız var.  Bu zengin veri kaynağına karşın, sadece öğretmenin söylediğini bilmesi istediğimiz bir anlayışla eğitimi sürdürmeye devam edersek öğrenciler için okulları sıkıcı bir yer olmaktan kurtaramayız… 

Hiç kuşku yok ki, hiçbir teknolojik gelişim öğretmenin yerini alamayacaktır. Ancak artık eğitim anlayışımızı değiştirme vakti gelmiştir. Hatta geç bile kalınmıştır.  Pandemi döneminde kapattığımız okulları ne zaman açalım sorusuna değil, okulları nasıl açalım sorusuna odaklanmalıyız. Eğitimi dört duvar arasından çıkartıp, öğrencinin kendini özgür hissedeceği yapıları kurabilmeliyiz…


Buraya Dikkat

Yakın Gelecekte Zirvedeki 5 Meslek

Bugünün önde gelen birçok mesleğin 10 yıl önce adını dahi bilmiyorduk. 10 yıl sonraki meslekleri hayal edemiyoruz bile. Bilim insanları yakın gelecekte zirvede olacak meslekleri listelediler. İşte o mesleklerde ilk beş:

  1. Veri Bilimcisi (Veri İşleme Uzmanı): Veri bilimi kavramını özellikle Facebook, Amazon ve Netflix hayatımıza girdiğinden beri sıkça duyuyoruz. Veri bilimciler, veriyi uçtan uca analiz eder ve sonuçlarını yönetim ile paylaşıp aksiyon alınmasını sağlar. Verileri sınıflamak, çıkarım yapmak ve kompleks davranışları çözümlemek veri bilimcilerin görevidir.
  2. Yapay Zeka ve Robotik Mühendisi: Yapay zeka ve robotik mühendisliği ayrılmaz iki iş koludur. Yapay zekanın gelişimiyle birlikte, görüntü tanıma, ses, tıp veya siber güvenlik gibi birçok sektörde faaliyet gösteren şirketlerin yapay zeka alanında yetkin mühendislere ihtiyacının artmasına rağmen yeterli iş gücü halen piyasada bulunmuyor.
  3. Tıbbi Danışmanlar: Gelecekte ameliyatlara robotların ya da algoritmaların yapabileceği konuşuluyor. Dolayısıyla yapay zekanın tıp alanında kullanılmasının sonucu karşımıza hem bu tür robotların üretim ve bakımı hem de hasta işlerinden sorumlu olacak uzman iş gücüne ihtiyaç duyulacak.
  4. Genetik Mühendisleri: Genetik mühendisliği, bugün karşımızda duran birçok hastalığın tedavisinde önemli rol alacakları gibi biyolojik çeşitliliğin korunmasında da büyük görev üstlenecekler.
  5. İklim Mühendisi: İklim değişikliği ve küresel ısınma gibi konular ve ekosistemin bozulmasının insanlık için büyük sorunlar oluşturacağı fikri her geçen gün artıyor ve bu alanda yapılan çalışmalar yoğunlaşıyor. Yakın gelecekte bu sorunun derinleşeceğini ve bu alanda çalışıp çözümler üretecek profesyonellere ihtiyacın artacağını öngörmek hiç zor değil.
Bu yazı toplam 1887 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar