1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. Kurumsallaşamayan Kurum: YÖDAK
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Yazarın Tüm Yazıları >

Kurumsallaşamayan Kurum: YÖDAK

A+A-

YÖDAK: Kıbrıs Türk Toplumu’nun geleceğini oluşturan yükseköğretim yapılanmasında doğrudan sorumlu ve yetkili olan tek kurumu… YÖDAK isminin açılımına bakmak bile bu kurumun ne denli önemli görev ve sorumluluklarla sahip olduğunu fark edebiliriz; Yükseköğretim Planlama Değerlendirme Akreditasyon Koordinasyon Kurulu…

Başka bir ifadeyle, ülkemizin yükseköğretimi planlayan, değerlendiren, akredite eden
ve aynı zamanda yükseköğretim kurumlarını çalışmalarını koordine eden bir kurumdan bahsediyoruz. Ne var ki yükseköğretimde bütün bunları ara ki bulasın…

Belki de sosyal yapılanmamızın en plansız büyüyen, değerlendirmenin neredeyse hiç olmadığı, akredite olmanın önemsizleştirildiği, her yükseköğretim kurumunun başına buyruk işler yaptığı yani koordinasyonsuzluğun zirve yaptığı bir yapı var karşımızda…

Ne yazık ki Yakın Doğu Üniversitesi’ne “Sınıf Öğretmenliği Bölümü” açılma izninin verilmesi ve sonrasında yaşananlar, anlatmaya çalıştığım bu durumun en güzel örneğini oluşturuyor…

YÖDAK’ın tartışmalı bir Yönetim Kurulu toplantısında Yakın Doğu Üniversitesi “Sınıf Öğretmenliği Bölümü”ne öğrenci alınmasını iptal edildiği, KTÖS tarafından duyuruldu… Ancak bu konuda YÖDAK’dan herhangi bir açıklama yok… Ancak daha vahim olan, bu olayların yaşanmasının hemen ardından Yakın Doğu Üniversitesi “Sınıf Öğretmenliği Bölümü”ne iş garantili ve tam burslu 10 öğrenci alınacağını ve söz konusu bu bölümün YÖDAK tarafından akredite edildiğini duyuyor olması… Hadi bakalım, kim ayıklayacak bu pirincin taşını… Bu durum, YÖDAK’ın kurumsallaşamamış olduğunun ispatı değil mi?

Üniversitelerimiz özerklik, denetim, bilim yapabilme sorunları var… Öğrenci kabul koşulları, kabul edilen öğrencilerin mezuniyetleri sıkıntılı ve çarpık… Bilimsel çalışmalarda etik ilkelerin hemen hemen hiç dikkate alınmadığı, intihalin (bilimsel hırsızlık)  en üst düzeyde yaşandığı bir yükseköğretime sahibiz… Bütün bunlar, YÖDAK’ın kurumsallaşamamış olduğunun ispatı değil mi?

İlkönce yapılması gereken ama hiç yapılmayan bir yükseköğretim planlama(ma)sı var… Oysa aşırı yükleme yapılan bölümler, sosyal yaşam olanakları, istihdam imkanları ve en önemlisi program açma için şart koşulan öğretim elemanlarının sayısal ve niteliksel yeterliklerin dikkate alındığı bir yükseköğretim planlamasına acil ihtiyaç var…

Yoksa gençlerin yaşamlarını karartmaya, onları diplomalı işsizler ordusunun birer üyesi haline getirmeye ve artık o ellerindeki diplomanın da bir işe yaramayacağı bir duruma mı sokmaya çalışıyoruz…

YÖDAK toplumsal bir kurum olabilecek mi? Yoksa bu çarpık yapı devam edecek mi?

---------------------------------------------------------------------


Aklınızda Bulunsun

 

KKTC Üniversitelerindeki İhtiyaç Fazlası Bölümler Belirlendi

2015-2016 öğretim yılında KKTC üniversitelerinde ihtiyaç fazlası olarak tespit edilen bölümler açıklandı. Milli Eğitim Bakanlığı ve Devlet Planlama Örgütünün birlikte yürüttüğü ihtiyaç fazlası bölümler in belirlenmesi çalışmasına bu yıl ilk kez Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın da dahil oldu…
Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler,  İhtiyaç fazlası olarak belirlenen bölümlere yeni kayıt yaptıran öğrencilerin, burs hakkından yararlanamadıklarına dikkat çekerken, belirlenen bölümlerin ülkenin ihtiyaç alanı dahilinde olmadığını kaydetti… İşte KKTC üniversitelerindeki ihtiyaç fazlası bölümler:

1. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği Lisans
2. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Lisans
3. Spor Bilimleri Lisans
4. İşletme (Türkçe ve İngilizce) Lisans
5. Mimarlık (Türkçe ve İngilizce) Lisans
6. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Lisans
7. Hukuk (Türkçe ve İngilizce) Lisans
8. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Lisans
9. Halkla İlişkiler ve Tanıtım / Reklamcılık (Türkçe ve İngilizce) Lisans
10. Radyo TV Sinema (Türkçe ve İngilizce) Lisans
11. İngilizce Öğretmenliği Lisans
12. Uluslararası İlişkiler (Türkçe ve İngilizce) Lisans
13. Türkçe Öğretmenliği Lisans
14. Beslenme Diyetetik (Türkçe ve İngilizce) Lisans
15. Grafik Tasarım Lisans
16. Uluslararası İşletme (Türkçe ve İngilizce) Lisans
17. Uluslararası Hukuk (Türkçe ve İngilizce) Lisans
18. Hemşirelik (Türkçe ve İngilizce) Lisans
19. Okul Öncesi Öğretmenliği Lisans
20.Zihin Engelliler Öğretmenliği Lisans
21. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Lisans
22. Coğrafya Öğretmenliği Lisans
23. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (Türkçe ve İngilizce) Lisans
24. İşletme Yönetimi (Türkçe ve İngilizce) Lisans
25. Eczacılık (Türkçe ve İngilizce) Lisans
26. Elektrik Elektronik Mühendisliği (Türkçe ve İngilizce) Lisans

------------------------------------------------------------------------------------------


Biliyor muydunuz?

 

Sosyal Adalet Dersi

Öğretmen, her öğrencisine beyaz bir kağıt parçası verip "bunu buruşturun" diyerek işe başladı. Ardından sınıftaki çöp kovasını odanın ortasına doğru tahtanın hemen altına getirdi. Daha sonra; "Oyun basit, hepiniz ülkenin nüfusunu temsil ediyorsunuz. Ve ülkedeki herkes daha refah bir yaşam ve üst sınıf vatandaş olma hakkına sahip" dedi. “Bir üst sınıfa çıkmak için, hepiniz elinizdeki buruşmuş kağıtları oturduğunuz yerden çöp kutusuna atmalısınız" diye ekledi.

Arka sırada oturan öğrenciler hemen "Ama bu haksızlık!" diye söylenmeye başladılar. Ön sırada oturanların daha şanslı olduğunu söylediler. Herkes atışını yaptı.Beklendiği gibi, ön sırada oturan öğrencilerin çoğu ellerindeki kağıdı çöp kovasına sokmayı başardı (hepsi değil) ve arka sırada oturanların sadece az bir kısmı bunu başarabildi.

Öğretmen sonucu şöyle özetledi "Çöp kovasına ne kadar yakınsan, başarma şansın o kadar yüksek. Ayrıcalık buna benzer. Ancak adaletsizlikten şikayet edenlerin sadece arka sırada oturan öğrenciler olduğunu fark ettiniz mi? Buna karşın, ön sırada oturanlar içine doğdukları bu adaletsizliğin farkında değiller. Tek gördükleri şey hedefleri ile aralarındaki 3 metredir. Eğitim alan öğrenciler olarak sizin göreviniz, ayrıcalığınızın farkında olmaktır. Ve ‘eğitim’ dediğimiz bu özel ayrıcalığı, sizin arkanızdaki sıralarda bulunan insanları da gözeterek büyük işler başarmak için kullanmanızdır.”

----------------------------------------------------------------


Anlayana Gülmece


Genetik

Hepsi de birbirinden iddialı 3 genetik uzmanı, yeni buluşlarını karşılaştırıyorlar. Birincisi anlatıyor.
- İnek ve tavuk genlerinden harikulade yeni bir hayvan meydana getirdim.  Hem süt veriyor hem yumurtluyor, eti kırmızı et tadında ama beyaz et kadar sağlıklı, bence bu yüzyılın buluşu. İnsanlara istedikleri kadar sağlıklı et, süt ve yumurta yedireceğim.
Diğer sözü alıyor ve çalışmasını açıklıyor:
-  Arı ile karasinek genlerini karıştırdım. Yeni türümüz pisliklerden bal yapıyor. Hem bol miktarda hem  de inanılmaz kaliteli bal elde etme imkanına kavuşmuş bulunuyoruz.
Dr. Temel iki meslektaşına bakıyor ve;
- Valla ben de karpuzla,  karafatma genlerini birleştirdim. Artık karpuzu kesiyorsun, bütün çekirdekler yürüyüp gidiyor.

Bu yazı toplam 1930 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar