1. YAZARLAR

  2. Sami Özuslu

  3. İlginç yasa önerileri
Sami Özuslu

Sami Özuslu

Yazarın Tüm Yazıları >

İlginç yasa önerileri

A+A-

İşler bir türlü bitmiyor.
Sabahın erken vaktinden gecenin ilerleyen saatine kadar işyerindeki işler, evdeki işler, okuldaki işler, kulüpteki işler, dernekteki işler, sendikadaki işler, partideki işler, tarladaki işler ne itiyor ne bitiyor!
Bakanlar Kurulu bir günde saat sayısını 24’ten 36’ya çıkarsa işler biter mi acaba?
Ya da meclis yasa yapsa, “Her gün 48 saat yaşanacaktır” diye...
Fena mı olur?
Dünyanın kendi etrafındaki dönüş süresini değiştiremiyoruz diye anlı-şanlı KKTC’de gündüzleri 24, geceleri 24 olmak üzere her günü 48 saate çıkarma kudretine sahip değiliz demek değil ki!..
Yaparız, bilirsiniz!..
**
Yiyor, içiyor, oturuyoruz.
Spor yok.
Spor olmadığı gibi hareket de az...
Bir odadan diğer odaya geçerken yürüyoruz bir...
Bir de evden arabaya, arabadan işyerine doğru yol alırken...
Öyle düzenli yürümekmiş, koşmakmış, bisiklet sürmekmiş, tenis oynamakmış, yüzmekmiş, salona ya da sahaya gitmekmiş...
Yok bunlar hayatımızda!..
Bunlar yok olunca, haliyle kilo oluyor vücutta, stres oluyor sinir sisteminde, kötü kolesterol oluyor kanda, kireçlenme oluyor kemiklerde ve daha bir sürü şey...
Yani bu konuda yasa çıkamaz mı?
Bütün siyasi partiler uzlaşıp “Haftada en az 4 gün spor yapmak zorunludur” gibi bir karar alınamaz mı parlamentoda?
‘Mecburi askerlik’, ‘seferberlik’ emreden yasalar var da, bunlar neden olmasın?
**
Memlekette sorun çok. Kıbrıs sorunu çözülecek gibi değil. Ekonomi sıkıntılı. Hayatın her alanında birçok sorun her gün gazetelerde, televizyonlarda gerdikçe geriyor bizi...
Sıkılma, bunalma, daralma hissi yaşıyoruz sıklıkla...
En iyisi çekip gitmek!
Yok, temelli değil.
Bu yaştan sonra nereye kaçabilir ki insan?
‘Kaçmak’ derken memleketten bir süreliğine uzaklaşmak yani...
Atla uçağa, ver elini İstanbul mesela...
Boğaz, balık, rakı, Taksim, Sarıyer...
Ya da İzmir!..
Kordon’da bira keyfi yap, Kadifekale’de keyifle manzara izle, Bornova’da nostalji takıl, üniversite yıllarını an...
Londra hatta...
Ya da Paris...
Bir tur atıp gelsek, ne güzel olur ama...
Maksat hava değişsin.
Herkese lazım bu tür kaçmalar...
“Kaçma hakkı” diye bir yasamız neden yok bizim?
Her 3 ayda bir ‘tatil yapma hakkı’ ya da...
Dünyaya bir defa gelmedik mi hepimiz?
O zaman, demek ki hepimizin hakkı dinlenmek, gezmek, stres atmak, keyif çatmak...
Ve hepimizin hakkını vermeli Anayasası’nda ‘eşitlik’ yazan devletimiz...
**
Şimdilik yasa önerilerim bunlar...
Var mı “istemem” diyen?

Bu yazı toplam 1323 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar