1. YAZARLAR

  2. Ünal Fındık

  3. Hasta Siempre…
Ünal Fındık

Ünal Fındık

Yazarın Tüm Yazıları >

Hasta Siempre…

A+A-


Fidel Castro Ruz, 1950’lili yılların ortalarından günümüze kadar milyonlarca gencin esin kaynağı olan yiğit, kararlı ve cesur lider 90 yaşında sonsuzluğa uğurlanıyor.

Geçtiğimiz hafta sonu Küba’nın başkenti Havana’da yaşama gözlerini yuman Castro’nun vasiyeti üzerine cesedi yakıldı ve külleri 4 gün Havana’da halkın ziyaretine açıldıktan sonra 1 milyon kişinin katılımı ile düzenlenen cenaze töreninin ardından boydan boya bütün Küba şehirlerini dolaştırılarak doğduğu ve devrimi başlattığı ülkenin en güneyindeki Santiago de Cuba’ya götürülerek burada toprağa verilecek.

Yakın zamanda Küba’yı ziyaret etme fırsatı buldum. 1 Mayıs 2016’yı Havana’da bugün Fidel’in küllerinin sergilendiği Jose Marti meydanında kutladım. 1 Mayıs kutlamasına da ülkenin her yanından gelen 1 milyondan fazla emekçi katılmıştı. Elbette bizim gibi dünyanın değişik yerlerinden gelen turistler de vardı. En çok turist de bizim de aralarında olduğumuz Türkiye’den gelmişti.

Bizim grup bugün Fidel’in küllerinin dolaştırıldığı şehirlerin tümünü dolaşarak en güneydeki Santiago de Cuba’ya gitmiş ve uçakla Havana’ya dönmüştü.

Yol üzerinde Santa Clara’da Fidel’in dostu ve yoldaşı Che Guavera için yaptırdığı anıt mezarı ziyaret etmiş ve çok duygulanmıştık. Siyasi tarihçiler “Che ölmeden önce Fidel’le araları açıktı. Che, Fidel’e gücendiği için Küba’dan ayrılarak önce Afrika’ya gitmiş, sonra da tekrar Latin Amerika’ya dönmüş ve 1967’de vurularak öldürüldüğü Bolivya’ya gitmişti.

Bolivya cuntası o dönemde Che’nin cesedini teşhir ettikten sonra  helikopterle ormana attırmıştı. Fidel yıllar sonra Che’nin kemiklerini buldurmuş ve kendisine Batista askerlerine silah, asker ve mühimmat takviyesi getiren treni havaya uçurduğu Santa Clara’da görkemli bir anıt mezar yaptırmıştı. Bugün turistlerin en çok uğradığı yerlerin başında bu anıt mezar var.

Ardından yola devam ederek ABD’nin asker çıkardığı Domuzlar körfezini ziyaret ederek burada ele geçirilen silahların, öldürülen devrimcilerin resimlerinin ve çıkarmayla ilgili bilgilerin yer aldığı müzeyi gezdik.

Santiago de Cuba’ya vardığımızda ise Fidel önderliğindeki devrimcilerin 1953’te bastıkları Monkada kışlasını gezdik. Bildiğiniz gibi baskın başarısız olmuş ve baskında ölenler dışında kalan Fidel dahil tüm yoldaşları tutuklanmıştı. Bir kısmı işkencede öldürülen devrimciler 1956’da çıkarılan af yasası ile sınır dışı edilmişlerdi. Bu baskında Che yoktu. Henüz Fidel’le tanışmamışlardı.

Meksika’dan geri dönüşleri ise 1956’da Granma gemisi ile oldu. En çok 20 kişi alan gemiye 82 devrimci binmişti. Silahları, yiyecek ve içecekleri, ilave yakıt vb eşyaları da vardı. Bu kez kardeşi Raul Castro’nun tanıştırdığı Che Guevera da onlarla beraberdi. Gemi Santiago de Cuba sahillerine yaklaştı ama önceden haber alan cunta askerleri onları bekliyordu.

Çok şiddetli çarpışmalar oldu. Aralarında Fidel, Raul, Che ve Camillo Cienfuegos’un da olduğu12 kişi sağ kaldı. Bunlar Sierra Maestra dağlarına ulaşır ve devrimi buradan başlatırlar. Küba devriminin en önemli isimleri bu 4 kişidir.

1959’da uçak kazasında ölen Cienfuegos ve 1967’de Bolivya’da öldürülen Che’nin portreleri Havana’da Devrim Meydanı’nı süslemektedir. Meydanda da Küba’nın İspanyol sömürgecilerine karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin önderi Jose Marti’nin heykeli var.

Neredeyse bütün Küba şehirlerini dolaştım. Hiçbir yerde Fidel Castro’nun ne bir heykeli, ne bir meydanda ismi, ne de portresi yoktu. Fidel kendisi istemiyordu. “Ben yaşadığım sürece olmaz, ben ölünce halkım isterse yapar” diyordu.

Fidel’in külleri 4 Aralık’ta Santiago de Cuba’da yapılacak cenaze töreni sonrasında Santa Ifigenia mezarlığına konulacak. Küba’nın kurucusu Jose Marti’nin anıt mezarının da yer aldığı bu mezarlık da ülkenin turistik yerlerinden biridir. Muhtemelen burada Fidel için de bir anıt mezar yapılacak.

Bir devir sona erdi. Fidel bu dünyaya çok önemli iz bırakarak 90 yaşında yaşama veda etti. Çoğu kimse o gittikten sonra Küba da kapitalizme teslim olacak diyor. Benim gezdiğim, gördüğüm Küba elbette bolluk içinde yaşayan bir ülke değildi. Ama ben Küba’da kısa sürede kapitalizme teslim olacak bir halk görmedim.

Elbette Küba’da da kısmi değişimler olacak. Zaten başlamıştı. Otel, restaurant, market gibi hizmet sektörleri şimdiden özel kişilere açılmıştı. Belki buna ulaşım, haberleşme vb. de ilave edilecek. Ama eğitim ve sağlık hizmetlerini hem de bedavaya o kadar güzel çözdüler ve istisnasız herkese ulaştırmayı başardılar. Bundan geriye gitmezler diye düşünüyorum.

Evet bir devrimci daha göçtü. Yaşadığı sürece CIA’in 634 defa süikast girişiminde bulunduğu ama hiçbirinde başarılı olmadığı cesur, kararlı ve yürekli bir kahraman daha göçtü.

Yarım yüzyıldan fazla gençliğe esin kaynağı olan yoldaşı Che Guevera gibi Fidel castro da gençliğe esin kaynağı olmaya devam edecek.
“Hasta Siempre”, sonsuza kadar….

Bu yazı toplam 1235 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar