1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. 9. Global Araştırmacı Gazetecilik Konferansı’ndan notlar…1
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

9. Global Araştırmacı Gazetecilik Konferansı’ndan notlar…1

A+A-

 

7 Ekim 2015 sabah erken saatlerde Norveç’in başkenti Oslo’ya uçuyorum… Norveç’e gidiş nedenim Global Araştırmacı Gazetecilik Konferansı’na katılmak… Oslo’dan birkaç saat uzaklıktaki Lillehammer’de dokuzuncusu yapılacak olan Global Araştırmacı Gazetecilik Konferansı’na Kıbrıs’tan katılan tek araştırmacı gazeteciyim… Güvenlik nedeniyle sürekli takmak durumunda olduğumuz isim kartımda YENİDÜZEN ve POLİTİS gazetelerinin isimleri yazıyor ve bundan gurur duyuyorum – Kıbrıs’ın tek bir tarafının değil, her iki tarafının da burada olduğunu gösteriyor…

Konferans hazırlıkları devam ederken organizatörler bir dünya haritası üzerinde hangi ülkelerden gazetecilerin konferansa katılacağını gösteren bir grafik hazırlamışlar ve yalnızca Kıbrıs’ın kuzeyini işaretlemişlerdi bu haritada… Ben hemen duruma müdahale edip organizatörlerle birlikte çalışarak bu durumu düzeltmeye çalıştım ve sonuçta başardık da: Kıbrıs’ın tek bir tarafı değil, tüm Kıbrıs haritada gösterildi… Ne de olmasa araştırmacı bir gazeteci olarak “tek bir taraf”ta değil, her “iki taraf”ta da araştırmacı gazetecilik yapıyorum, yazılarım hem Türkçe, hem Rumca, hem İngilizce olarak yayımlanıyor. Esas gazetem YENİDÜZEN olsa da, okurlarım yalnızca YENİDÜZEN okurları değil – hem Kıbrıslıtürk, hem Kıbrıslırum, hem başka milletlerden, başka toplumlardan okurlarım var. Zaten Kıbrıs benim için bir bütündür ve asla bölünemez, kalbimde yurdumun bölünmüşlüğünü reddediyorum, Kıbrıs benim için bölünmez bir bütün ve her tarafı da benim adam, bana ait…

Yedi yıl önce yine Lillehammer’deki Global Araştırmacı Gazetecilik Konferansı’na katılmıştım – yine Kıbrıs’tan tek araştırmacı gazeteci olarak konferansa katılıyordum… Lillehammer, Oslo’dan trenle iki saat uzaklıkta bir Olimpiyat kenti. Bu harika kent, 1994 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmıştı… 2016 yılında da Kış Gençlik Olimpiyatları’na ev sahipliği yapacak… Lillehammer, “Küçük kayalık tepe” anlamına geliyor – hep inişli yokuşlu bu yerde olimpiyatlar için kayak merkezi, atlama rampaları, olimpiyat köyü var… 25 bin kişinin yaşadığı bu sakin kentte henüz kar yok çünkü sonbahar mevsimindeyiz ve sıcaklık 6-8 derece civarında… Bu, bizim kış aylarımızdan bile çok soğuk ancak olağanüstü güzellikte bu kentte sonbahar renkleri inanılmaz… Ağaçların yaprakları sarılara, turunculara dönüşmüş… İçinden yürüyüp geçtiğimiz parkta insanlar sürekli yürüyor ya da koşuyor veya bisiklet sürüyor…

Lillehammer, Kış Olimpiyatları’yla meşhur olmakla kalmadı, daha sonra harika bir televizyon dizisiyle de ünlendi: “Lilyhammer” şu anda Dijitürk kanallarından birinde gösterimde… Lillehammer’de geçen bu komedi dizisinde New Yorklu bir mafya üyesi, diğer mafya üyelerine karşı devlete bilgi verdikten sonra yeni bir kimlikle buraya yerleşiyor. Steven van Zandt’ın  “Johnny” rolünde oynadığı bu harika dizi aslında Amerika ile Norveç arasındaki kültür farklılıklarını komik bir anlatımla yansıtıyor…

Bu, Norveç’e ikinci gelişim ve Norveç’in sessiz ve olağanüstü güzelliği beni büyülüyor, insanlarının kibarlığı beni büyülüyor… Norveçliler, dünyanın tepesinde oturup kendilerine böylesi güzel bir ülke yaratmışlar ve böylesi bir kültür yaratmışlar – bugünkü dünyada bu ikisini bir arada bulmanız kolay değil… Paylaşımcı bir halk bu ve Kıbrıs da bunun parçası olagelmiş. Örneğin Norveç Kıbrıs’taki PRIO ofisini kurmuş, Lefkoşa’da, ara bölgede bulunan Dayanışma Evi de Norveç fonlarıyla yürütülüyor daha çok… Sadece Kıbrıs’a değil, dünyanın pek çok ülkesine çeşitli yardımlarda bulunuyorlar – İsveç de öyle, Danimarka da öyle… Bütün İskandinavya’nın kültüründe bu yardımseverlik ve merhamet var…

Ve bu “sembolik” bir şey de değil, küçücük yaşlardan “öteki” insanlara yönelik merak, saygı ve iyilik aşılanıyor – başkalarına saygı duyabilmeniz için öncelikle kendinize saygı duymanız gerekir. Ben işte Norveç’te bunu görüyorum…

DEVAM EDECEK

Bu yazı toplam 940 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar