1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. 2017’ye Dair…
Kutlay Erk

Kutlay Erk

Yazarın Tüm Yazıları >

2017’ye Dair…

A+A-

Türkiye hükümeti karar alıp da miladi takvimi terk edeceği ve hicri takvime geçeceği, KKTC hükümetinin de bu karara katılacağı gibi bir son an gelişmesi olmazsa, bu akşamın gece yarısından sonra 2017 yılına girilecek.

2017’de neler öngörülebilir?!

Önce ve kısaca dünyanın 2017’deki hali… Geçmiş yıllarda küresel ekonomileri sıkıntılara ve istikrarsızlığa sokan nedenler halen çözümlenmiş değil, örneğin petrol fiyatları halen istikrarsız ama yükselişte… Dolayısıyla sorunlar devam edecek, içinde bulunduğu ekonomik dar boğazdan çıkan ülke olursa tüm dünya imrenecek… Gene geçmiş yıllarda dünya barışının içine düştüğü büyük keşmekeş sürecek, terörist saldırılar her ülke için sorun olmaya devam edecek, Yakındoğu ve Ortadoğu coğrafyalarındaki mevcut çatışmalar belki şiddetini kaybedecek ama bitmeyecek…

Türkiye… Geçen yıl olduğu gibi ve bir de geçen Temmuz’da yaşanan darbe girişimi sonucu Türkiye ekonomisi, iç ve dış barış yoksunluğundan istikrarsızlıklara teslim kalacak… TL değer kaybetmeye devam edecek; Suriye ve Irak’ta sürdürülen askeri çatışmaların sonlanması Türkiye ekonomisi için toparlanma nedeni olabilecektir. AKP hükümetinin yaptığı çok büyük yatırımlar iç pazar canlılığını tetiklemeye devam edecek, TL’nin değer kaybı Türkiye’nin ihracatının en azından gerilememesine yardımcı olacak ama terörist saldırılar nedeniyle çöken turizm sektörü ve gelirleri de 2017’de toparlanabilecek gibi değil.

Ancak, 2017 yılı içinde Türk dış siyasetinde değişimler öngörülebilir. AKP hükümetlerinin ilk döneminde ‘Komşularla sıfır sorun - Kürt sorunu için çözüm süreci’ stratejileri uygulaması Türk ekonomisinin toparlanmasına yardımcı oldu, Türkiye’nin bölgede ve dünyada itibarını yükseltti. Bunun üzerine ‘bölgenin lider ülkesi’ olma stratejisini uygulamaya çalıştılar ama acelecilikleri, acemilikleri ve aşırı kibirleri yüzünden başarısız oldular. Dolayısıyla, 2017’ye giden süreçte, dışarda tüm komşularla, içerde de Kürt vatandaşları ile siyasi ve militer çatışmalı bir aşamaya girdiler; ekonomi bu aşamanın yükünü taşıyamayıp düşüşe geçti. Bu durumdan çıkış için geri dönüş hamleleri başladı. İsrail ve Rusya ile olan sorunlar giderildi, barışçıl ilişkiler dönemi başlatıldı. Dolayısıyla, Kafkaslarda da Türkiye barış iklimine girmiş oldu. Türkiye’nin, Suriye’de ateş kes antlaşması yapılmasına taraf olması ve bu konuda Rusya ve İran ile birlikte çalışması, bu ülkelerle olan ilişkilerinde daha ileri bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Yani Türkiye şu anda kuzeydeki ve doğudaki sınırdaş ülkelerden sadece Irak’la sorunlu; bu sorunu da 2017’de çözme olası… Yani kuzey ve doğu sınırında ‘komşularla sıfır sorun’ yönünde gelişmeler var.

Türkiye’nin batı sınırında ise sular sakin, sadece AB ile ilişkiler buz tuttu; Kıbrıs sorununun çözümüne etkin katılımcı ve katkı sağlayıcı olması buzları kırmaya yarayacaktır. Suriye’de barışçıl ortam göçmen akınını geri çevirse, en azından AB’ye akış önlenirse AB ile ilişkiler daha da rahatlar. Geriye kendi iç demokrasisini düzeltmek ve Kürt sorununa da barışçıl çözüm bulmaya çalışmak kalır... Eğer 2017 içinde TC Anayasasında değişiklikler yapılır ve başkanlık sistemine geçilirse, tüm bunların da önü açılacaktır. Yani batı sınırında da ‘komşularla sıfır sorun’… Türkiye’nin ABD ile de sorunları var; Trump’ın başkanlık sarayına yerleşmesi ile bu sorunlar azalıp düzelme yönüne girebilecektir. Obama hükümeti ile sorunlar yaşayan İsrail hükümetinin Türkiye – ABD ilişkilerinin de normalleşmesinde katkıları olabilecektir. Bütün bu gelişmeler ‘komşularla sıfır sorun’ ikliminde Türk ekonomisinin yeniden güçlenmesi sonucunu yaratacaktır. Başkanlık sistemine geçilemezse, Türkiye iç huzura kavuşamayacak, her türlüsünden karamsar senaryo olası…

Kıbrıs… Bir olasılık Ocak 2017’de Cenevre’de yapılacak zirvelerin Kıbrıs sorununu çözmeyi başarmasıdır… Bu gerçekleşirse 2017 yıl ortasına doğru referandum var, Türkiye ve Yunanistan’ın katkıları ile kotarılmış bir antlaşma metnine Kıbrıs halklarının referandumda ‘Evet’ deme olasılığı çok yüksek. Dolayısıyla, 2017’de federal yapıda birleşmiş bir Kıbrıs olacak, Kıbrıs’a sürdürülebilir barış gelecek. Geçiş döneminin uygulamaları güncel yaşamda bazı sıkıntılara neden olabilir ama iki halkın çatışmalı bir ilişkiye girmesine neden olmayacak. Bütün mesele bu aşamaya gelebilmekte, 2017’de Kıbrıs sorununu çözebilmekte… Kuzey Kıbrıs’ın liderinde ve halkının çoğunluğunda çözüm yönünde güçlü bir arzu ve irade var. Güney Kıbrıs’ın liderinde ve halkının çoğunluğunda da benzeri bir arzu ve irade oluşursa çözüm olasıdır. Ama eğer Güney Kıbrıs çözüm için gerekli iradeyi koyamıyorsa, Ocak 2017 ayı ortasından itibaren Kıbrıs sorunu derin dondurucuya girecektir.

Çözümsüzlük koşullarında Kıbrıs’ta nasıl bir 2017 yaşanır? Güney, geçmişte aldığı önlemlerin etkisiyle ekonomisini iyileştirmeyi, yavaş da olsa sürdürür, bir yıl sonra yapılacak olan ‘Cumhurbaşkanlığı’ seçimine odaklanır; yani, Güney kendi içine döner… Kuzey’de ekonominin iyileşmesi olasılığı pek görünmüyor; mevcut hali o kadar kötü ki daha kötüye gitmesine de olanak yok… Şimdiki azınlık hükümetinin süreceğine dair şüpheler var, 2017’de erken seçim olasılığı yüksek; yani 2017’de Kuzey de kendi içine dönecek, siyasi istikrarsızlık devam…

Gene de iyi şeyler ummalı ve dilemeli... 2017 yılı, Kıbrıs ve dünya halklarına barışın huzurunu ve keyfini, ekonominin sürdürülebilir büyümesini, siyasi yönetimlerin adil ve demokratik olanını ve refahı yaşatsın…   2017 yılı dar yollardan büyük hedeflere ulaşılan bir yıl olsun…  

 

Bu yazı toplam 1470 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar