1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “1963’te “kayıp” edilen Kıbrıslırumlar için ışık…”
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“1963’te “kayıp” edilen Kıbrıslırumlar için ışık…”

A+A-

 

Lefkoşa, 8 Ekim 13 (T.A.K): Türk Mukevemet Teşkilatı(TMT) tarafından, kaçırıldıkları ve öldürüldükleri söylenen 44 Kıbrıslırum’un kaybolmasından 50 yıl sonra, 1963-64 “kayıpları”ndan bir tanesinin DNA yöntemiyle kimliğinin tespit edildiği anımsatıldı.

Fileleftheros gazetesi “1963 Kayıpları İçin Işık Huzmesi” başlıklı haberinde ismi belirtilmeyen Kıbrıstürk mezarlığında, 1963-64 dönemine ait 4-5 “kaybın” daha var olduğuna dair göstergelerin bulunduğunu yazdı.
Gazete ayrıca aynı dönemdeki Kıbrıslırum “kayıplar”a ait olduğuna inanılan 16 kişiye ait kemik kalıntısının da tespit edildiğine dair basında kısa bir süre önce haber çıktığını da anımsattı.

Gazete kayıplar konusunda Kıbrıslırum Kayıp Yakınları Örgütü lideri Haris Simeonidis’in görüşlerine yer verdi.
Simeonidis, tam olarak 1963-64 dönemine ait 28 kaybın daha arandığını söyledi.

Simeonidis sözlerinin devamında, Lefkoşa’da bulunan ve “Tekke Bahçesi” olarak bilinen Kıbrıslıtürk mezarlığında 4-5 “kaybın” kemiklerinin bulunduğuna dair bilgilerin bulunduğuna dikkat çekerek, ilgili temasların yapıldığını ve burada 4-5 “kaybın” gömülü olduğuna dair tanıklarla birlikte Kayıp Şahıslar Komitesi’nin bilgisine getirildiğini ifade etti.
Söz konusu 4-5 kişinin, Kıbrıstürk mezarlığının bir köşesinde veya mezarlık dışındaki kaldırımda gömülü olduklarının sanıldığını savunan Simeonidis, 1963-64 ve 1974 dönemine ait Kıbrıslıtürkler’in gömülü olduğu askeri mezarlığın da söz konusu olduğunu bununla birlikte Kıbrıslıtürkler’in, Kıbrıslırumları oraya gömdükleri zaman o alanın mezarlık olmadığını da belirtti.

Simeonidis, diğer tarafın, çeşitli bahanelerle orada kazı yapılmasını kabul etmeyi ret ettiğini ve bu bahaneler arasında bölgenin askeri bölge olduğunu ve mezarlığın, kazı yapılmasını kabul etmeyen Evkaf’a ait olduğu gibi noktaların da bulunduğunu savundu.

Simeonidis, kendilerinin ayrıca “bu durum bizim tarafta olsaydı Başpiskoposluk itiraz etmeyecekti” teminatını da verdiğini söyledi.

Orada “kayıplar”ın var olduğuna dair bilgilerin somut olup olmadığı sorusu üzerine Simeonidis, “kayıplar”ın var olduğuna dair fotoğraflar ve verilerle başvuruda bulunduklarını ifade etti.

Diğer (Türk) tarafın iyi niyet göstermesi ve kısa zaman içerisinde askıda olan konunun sona ermesi temennisinde bulunan Simeonidis, basında çıkan 1963 dönemine ait 16 “kaybın” tespit edildiğine dair bilgileri yorumlarken ise bu konuda ciddi göstergelerin bulunduğunu ancak DNA yöntemiyle kimlik tespiti manasında kanıtların bulunmadığını ifade etti.
16 kişiye ait kemik kalıntısının bulunmasının ardından hangi prosedürün izleneceği ve sonuçların ne zaman beklendiği sorusu üzerine Simeonidis, kimlik tespit edilmesi sürecinin başlangıç safhasında bulunduklarını ve ilgililerin, bu boyuta öncelik verdiğini de söyledi.

Gazete Haris Simeonidis’in erkek kardeşi Antonis’in, 30 Temmuz 1964 yılında, işvereni adına malzeme almak için bisikletiyle yolda giderken Ermu sokağında kaçırıldığını yazdı.
Gazete o bölgede başka beş kişinin kaçırıldığını da yazdı.

Habere göre 1963-64 dönemine ait Kıbrıslırum “kayıplar”ın tespit edilmesi için yardım eden Kıbrıslıtürkler’in bulunup bulunmadığı sorusu üzerine Simeonidis, Kıbrısrum “kayıplar”ın tespit edilmesi için gerçekten çaba sarf eden Kıbrıslıtürkler’in bulunduğunu ve bu kişilere teşekkür etmek istediğini söyledi.
Simeonidis ayrıca kendi taraflarında olanlarla ilgili olarak bilip de konuşmayan kişilerin olduğuna da dikkati çekti.
(FILELEFTHEROS’tan aktaran TAK Ajansı Rumca Haber Bülteni – 8.10.2013)

Bu yazı toplam 1149 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar