1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Yine “kaza” denmez umarım
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yine “kaza” denmez umarım

A+A-

Şimdi yine “kaza” denmez umarım.
Ya da “doğal afet…”

Elbette önce insanların acısına saygı duymalıyız.
Yaraları sarmalıyız…

Denizde henüz ulaşılmamış insanlar var.

Ölü sayısının artmasından çok korkuyoruz hepimiz…

Ama gerçeği aramak da bu acının bir daha yaşanmaması için topluma karşı sorumluluğumuz olmalı.

Çok üzgünüm.
Hepimiz çok üzgünüz.
Özellikle de bu insanların yoksul aileler olduğunu düşünüyorum. Türkiye'den adaya çalışmaya gelmiş insanlar ya da aileleri çoğunlukla...
Çocuklar da var aralarında...
Ne zor...

***
Ne oldu?

  • Filo Denizcilik’e ait Filo Jet, Girne’den Taşucu’na gitmek üzere yola çıktı.
  • Gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat, toplam 267 kişi bulunuyordu.
  • Gemi henüz yolculuğun başındayken su almaya başladı.
  • Kaptanın limana dönmeye çalıştığı yönünde bilgiler var.
  • Filo Jet giderek yan yattı ve alabora oldu.
  • Yüzlerce insan kurtarıldı ancak can kayıplarımız var; arama kurtarma çalışmaları sürüyor.
  • Gemi kaptanı ve 7 mürettebat tutuklandı; gemiyi son terk edenler olmamışlar demek ki... 

Şurası önemli…

Bu feribot açık denizin ortasında batmadı.
Henüz yola çıkmıştı.

Üstelik bir gün önce denizde son derece kötü hava koşulları vardı.
Zorlu bir sefer yapmıştı.

Pazar sabahı ise denize çıkışı engelleyecek bir hava olmadığı söyleniyor.

Gemi yeniden sefere çıkarılmadan önce teknik kontrolden geçirildi mi?
Bilmiyoruz.

İlk görüntülerde geminin içinde çığlık çığlığa insanlar dikkat çekiyor.
"Panik yapma..." diyenler var...
Yolcu salonu su almaya başladığında profesyonel bir yönlendirme görülmüyor, sanki herkes kendi kaderiyle baş başa...

Faciadan sağ kurtulan kimi yolcular, ilk andan itibaren geminin su aldığı yönünde görevlileri uyardıklarını anlatıyor.

Gemi battıktan sonra tahliye botları görünürde yok.

***
Gemi hakkındaki ilk bilgiler de çok iç açıcı değil.

  • Filo Jet 2000 yapımı. Yani 26 yaşında.
  • Yaklaşık 40 metre uzunluğunda bir yüksek hızlı yolcu gemisi.
  • Katamaran tipi bir “High Speed Craft”.
  • Deniz Ticaret Odası kayıtlarında olay öncesinde “faal” görünüyor.
  • Yolcu kapasitesinin yaklaşık 270 kişi olduğu belirtiliyor.

Elbette bir geminin 26 yaşında olması, güvensiz olduğu anlamına gelmez.

Mesele yaşı değil.
Nasıl bakıldığı...
Nasıl denetlendiği....
Hangi standartlara göre sertifikalandırıldığı....

***
Gemi su aldı ve alabora oldu.
Hem de henüz hareket etmişken...
Niye?

Bakım kayıtlarında daha önce bildirilen bir sorun var mıydı?
En önemlisi de...
Bu gemi gerçekten denize elverişli miydi?

***
Ciddi iddialar da var.

Söz konusu gemi şirketine standartlara uygun olmadığı durumlarda dahi “göz yumulduğu” söyleniyor.
"Tedbirsizlik" deniyor.

Bunlar şimdilik iddia…
Ama araştırılmak zorunda.

Uzmanlar konuşmalı şimdi.
Özellikle de izin ve denetim süreçlerinde yetkisi ve imzası bulunanlar…

Son teknik denetim ne zaman yapıldı?
Bir gün önceki seferin ardından herhangi bir hasar bildirildi mi?

Bu facia mutlaka bağımsız bir otorite tarafından araştırılmalı.

Belgeler açıklanmalı.

Öyle görünüyor ki sorun yine aynı...
Yine ciddiyet…
Yine denetim…
Yine standart…

Yok yok yok!

***
Daha çok konuşacağız bu felaketi.

Şimdi bütün umudumuz denizde aranan insanların sağ salim bulunması…
Saatler geçtikçe azalan bir umut bu...

Bekleyeceğiz...
Sonra yasımızı yaşayacağız.
Ama bu dosyanın da kapatılmasına izn vermeyeceğiz.

Çünkü her büyük felaketten sonra “ders çıkaracağız” diyoruz.
Öyle diyoruz da...
Yapanın yanında kalıyor genelde...
Ateş düştüğü yeri yakıyor.

Ne kadar "batacağız" daha?
Daha ne kadar?

 

Bu yazı toplam 2576 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar