Yaşar Hocam…
Ne yazsam, nasıl yazsam?
Nereden başlasam?
-*-*-
Öğretmenlik mi?
-*-*-
Futbolculuk, Yenicami, Gaziveren hatta Elye aşkı mı?
-*-*-
1936 Elye doğumlu…
Ama Gaziveranlı!
-*-*-
Gaziveran’ın neredeyse yarısı, Tevikler ailesi, Elye kökenli!
-*-*-
Gaziveren maçlarından mı söz etsem?
Tellerin arkasından bağırışların!
Taktik verişlerin!
Kızışların!
-*-*-
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası mı?
-*-*-
Kızın Banu, damadın Senih mi?
Ara mı?
Vegas mı?
-*-*-
Yüzündeki gülümseme mi?
-*-*-
Neyi anlatayım?
Mesela Lise’deki direkten İngiliz Bayrağı’nı indirip, İngiliz müdürün bisikletini bağlayıp direğin ucuna çektiğini mi?
-*-*-
Ya da gerçek vatanseverlik mi?
“Memleketi çalallar be gavollem” demiştin bir sohbetimizde!
“Hırsızlar!” diye de eklemiştin ve gözlerinde, geçmişte verilen mücadelenin boşa gitmişliğini anlatan ifade vardı…
Gülümsüyordun ama üzgündün Yaşar Hocam…
-*-*-
Arkadaşlarına olan sevgi ve bağlılığı mı yazayım?
-*-*-
Ailene, köylülerine yardım etmek için hayatından feragat edişini mi?
-*-*-
THY müdürüne, bir yeğenin için iş ayarlamaya çalışırken, “Vallahi bu çocuğu koyun pilotun yanına, gitsin Ankara’ya, dönüşün uçağı bırakın, o sürer” deyişini mi?
-*-*-
Gerçek bir çınar… 
Ve devrildi…
-*-*-
90 yaşındaydı Yaşar Hocam…
-*-*-
Yaşar Tevfikler…
-*-*-
Sevgili Yaşar Hocam…
Havva hocanıma, anneme, babama, İsmet Hocaya, Cahit Hocaya, hepsine işte…
Hepsine selam söyle…
-*-*-
Sizi seviyoruz hocam…
Unutmuyoruz…
-*-*-
Belki bir açıdan kurtuluştu yaşamının bitmesi; evet sağlığın da iyi değildi falan ama değerli Hocam, Yaşar abim, Yaşar amcam, Yaşar Gunni büyüğüm, senin konuşma tarzını, sana özgü o ses tonunu, gülümseyerek sorgulayışını düşünerek soruyorum bu soruyu; “kim dolduracak ya şimdi boşluğunu?”
-*-*-
Ara, Banu ve Senih…
Ve tüm aile…
Ve Vegas…
Ve tüm Gaziveran…
Ve Kıbrıs…
Başınız sağ olsun…
KKTC bir devlettir zart zurt!
Bir fotoğraf…
Süper bir yetenek, Demir Öztoprak…
Dedesi ortaokul birinci sınıftan beden eğitimi öğretmenim…
Babası, hem çocukluk arkadaşım, hem Ankara’dan üniversiteden, aynı evden arkadaşım…
Demir’i hayatımda iki veya üç kez gördüm ama başarısı beni gururlandırıyor…
Demir, yurt dışında eğitim görüyor, süper bir basketbolcu ve Kıbrıs Cumhuriyeti 20 Yaş Altı Erkek Basketbol Takımı’nın yıldızlarından biri…
Slovakya’da düzenlenen 20 Yaş Altı B Ligi karşılaşmalarının ilkinde, Kıbrıs’ın Kosova’yı 60 – 59 yendiği maçın süper başarılıları arasında…
-*-*-
Bir fotoğraf daha…
Hala Sultan İlahiyat Koleji Öğrencisi, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hentbol Takımı oyuncusu Atahan Akçam, Beşiktaş A Takımına transfer oldu… Artık Türkiye’de Süper Lig’te ter dökecek…
Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Haziran ayında Türkiye Hentbol Süper Ligi ekiplerinden Beşiktaş’a transfer olan Atahan Akçam’ı makamında kabul etti.
Bu arada Atahan Akçam, Türkiye 18 Yaş Altı Hentbol Erkek Milli Takım kadrosuna çağrıldı…
-*-*-
Ve okullar tatil…
-*-*-
Oğlum Güney Kore’de bir kolejde öğretmen…
Tatile geldi…
-*-*-
Kızgın bir şekilde konuşuyordu geçen gün; “… Baba, Girne Çevre yolunda küçük çocuklar elektrikli scooterlerle dolaşıyor… Nasıl olur? Çok tehlikeli değil mi? Yasak değil mi?”
-*-*-
Dedim ki, “babacığım, kal olduğun yerde; sakın bu ülkeye döneyim deme… Kafayı sen de bizim gibi yersin!
-*-*-
Bak Demir’imiz, Kıbrıs Cumhuriyeti kadrosunda…
Bak Atahan’ımız, Türkiye Cumhuriyeti kadrosunda…
-*-*-
Ve sen de görüyorsun, başlarında kask yok, hiçbir güvenlik tedbiri yok, polis var, kontrol da var ama… Scooterli çocuklar ana yollarda gidiyor! Tehlike çok büyük!
-*-*-
Devlet yok babam, devlet yok!
-*-*-
Birkaç kişi hala eşit, egemen, gavarolli zart da zurt atıp tutuyor, o kadar!
-*-*-
Neyse, iyi Pazarlar sevgili yüce KKTC Devleti’nin insanları…
Ahmet Telli… Sıyrılıp gitti…
Grup Yorum’un en sevdiğim şarkılarından biridir “Sıyrılıp Gelen”…
Ve bu şarkının sözlerini Ahmet Telli yazmıştır…
Bayılırım…
Ahmet Telli aramızdan ayrıldı…
Işıklar, nurlar içinde uysun…
Ve şarkıyı bilen, aşağıdaki sözleri okurken, mırıldansın; anısına…
-*-*-
SIYRILIP GELEN
-*-*-
Soluk bir ay dolanıyor
kentin üstünde her gece
Her gece bilge bir gezgin
tavrıyla adımlıyor yolunu
-*-*-
Güz yanığı bir durgun
sessizlikle örtülü her şey
ve yırtılmış bir tül gibi
savrulup duruyor zaman
-*-*-
Suların sesini dinle şimdi
ormanın fısıldayışlarını
usulca yarılıyor dağların göğsü
bir aşkı dinlendirmek için
-*-*-
Ve gözleri uzak yamaçlarda
aranıp dururken bir şeyleri
sessiz ve sakin beklemekte
bekledikçe bileylenen yürek
-*-*-
Belli ki dağların, denizlerin
ve göllerin üzerinden
sıyrılıp gelmektedir seher
Belli ki yakındır
doğayı ve hayatı sarsacak saat







