1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Söylediğin değil, yaptığın...
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Söylediğin değil, yaptığın...

A+A-

Hani bir söz vardır:
“İnsan söylediği değil, yaptığıdır.”

Tümay Tuğyan’ın YENİDÜZEN için Nikos Hristodulidis’le yaptığı önemli röportajı okurken aklımdan bu geçti.
Ama Hristodulidis’in söylediklerini önemsiz bulduğumdan değil.
Tam tersine...

Nikos iletişimde maharetli biri...
Ne söyleyeceğini, hangi kavramı öne çıkaracağını, karşısındaki topluma nasıl sesleneceğini biliyor.
Üstelik Tufan Erhürman’a göre özgürlük alanı çok daha geniş...
Çok daha rahat...
Bu özgürlük alanını da ustalıkla kullanıyor.

“Birleşmiş Kıbrıs”

“Yeniden birleşmiş bir Kıbrıs” diyor örneğin sık sık...
“Bizim B planımız yok” diyor.
“Geleceğimiz ortak” diyor.
“Tarihi birlikte yazabiliriz” diyor.

Kıbrıs Rum liderinin Kıbrıslı Türklere doğrudan böyle seslenmesini önemsemek gerekiyor.
Ancak siyasette her söz aynı koşullarda söylenmiyor.
Türkiye kaygısı yok örneğin...
Tufan Hoca’nın hareket alanı aynı genişlikte değil.

Kıbrıs Türk liderliği bir yandan kendi toplumuna, bir yandan Kıbrıs Rum toplumuna, bir yandan uluslararası aktörlere seslenirken Türkiye faktörünü de sürekli hesaba katmak durumunda.

Nikos Hristodulidis elbette bunu biliyor.
Bunu da iyi kullanıyor iletişimde...

“Bizim B planımız yok”

Röportajdaki en dikkat çekici cümlelerden biri bu: “Kıbrıslı Rumlar olarak bizim B planımız yok.”

İlk bakışta kendi toplumuna yönelik güçlü bir çözüm mesajı.
Ama aynı zamanda karşı tarafa bırakılmış ince bir soru gibi...

Çünkü Türkiye uzun süredir "iki devletli çözüm" de ısrarlı...
Hem de Kıbrıslı Türklerin son seçimde ortaya koyduğu iradeye rağmen...

Hristodulidis de tam bu noktaya basıyor.
Kendi pozisyonunu “tek seçenek yeniden birleşmedir” diye tarif ederken, Kıbrıs Türk tarafının üzerindeki Türkiye gölgesini de görünür kılıyor.

Peki eylemler?

Yine de sözler tek başına yetmiyor.
Hristodulidis “ortak gelecek” derken, Kıbrıslı Türklerin gündelik yaşamında bunun karşılığını da güçlendirmek zorunda.

Karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık sorunu ortada.
Geçiş noktalarında ilerleme sağlanamıyor.
Mülkiyet meselesi giderek daha fazla gerilim üretiyor.

Kuzeydeki kimi uluslararası, kültürel ya da sportif etkinlikler konusunda yaşananlar da Kıbrıslı Türk toplumunda kuşku yaratıyor.

Hristodulidis bunların her biri için ayrı ayrı gerekçeler ortaya koyuyor.

Bazılarında haklı olduğu noktalar da olabilir.

Ama siyaset yalnızca kendi toplumunuza haklı olduğunuzu anlatmak değildir.
Karşı toplumda nasıl bir duygu yarattığınız da önemlidir.

Asıl sınav şimdi

Röportajın bana göre en güçlü cümlesini yine Hristodulidis söylüyor:
“Hepimizin gerçekten sınanacağı tek yer müzakere masasıdır.”

Doğru.

Hristodulidis de sınanacak orada.
Erhürman da...
Türkiye de, Yunanistan da...

Çünkü sonuçta güzel konuşmak önemli, doğru kavramları kullanmak değerli, umut vermek gerekli.
Ama Kıbrıs sorununun artık yeni sloganlara değil, sonuç üreten bir siyasete ihtiyacı var.

Nikos’un sözlerini önemsiyorum.
Tufan Hoca’nın çözüm iradesini de...

Şimdi mesele, bu iki liderin farklı hareket alanlarından çıkıp ortak bir hareket alanı yaratabilmesi.
Belki “tarihi birlikte yazmak” tam da bu... 

Söylediklerini, yaptıklarına dönüştürebilmek.
 

625b07b1-26c1-4a63-8048-456a9f14871e.jpg

Bu yazı toplam 243 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar