1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Sizi tutan kim?
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Sizi tutan kim?

A+A-

Ülkeyi kirleten üçlü yapı, son 5 senede 200'e yakın "yasa gücünde kararname" yayımladı.

Meclis’i fiilen devre dışı bıraktı.
Toplumun iradesini umursamadı.
Kimseyi dinlemedi, takmadı, umursamadı.

Hani diyor ya Üstel gerine gerine, "bir seçim olacaksa biz karar veririz."
İş maaş artışına gelince film çeviriyor.

Yabancı işçilerin yüzde 40 daha az maaş almasına kapı açan Yasa Gücünde Kararname örneğin...
Kimseye sormamışlardı.

Ne Meclis’e, ne sendikalara, ne topluma…

Hem ırkçı ve ayrımcı hem de gençlerin işsizliğini daha da derinleştirecek bir adım olmasına rağmen...

Şimdi ne diyor Üstel...
"Dengeleri sağlamak için az alana çok, çok alana az hayat pahalılığı verelim..."

Ver!

"Hükümet" kim?
Yetki kimde?
Dalga geçtiğiniz yeter bu ülkeyle...

***
"Gelin yasayı beraber yapalım" diyor Üstel.

Elektrik santrali hem de ihalesiz peşkeş çekilirken niye "birlikte" hareket etmemiştiniz, muhalefetle...

Türk Telekom'a altın tepside sunulurken internet, o zaman uzlaşı gereksizdi de şimdi mi aklınıza geldi?

Ülkede "sınırsız" kumarhane açılmasına imkan verecek düzenlemeyi kendi başınıza Meclis'ten geçirirken neden kimseye kulak vermediniz sahi?

Şimdi ne oldu?

"Müdür ve sonrasının hayat pahalılığı artışını indirebiliriz. Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Milletvekilleri de. Müsteşar ve müdür de dahil" diyorsunuz ya?

Elinizi tutan mı var?
Bu bir şov.
Ucuz bir popülizm, sahte bir fedakârlık gösterisi.
Yine hile, yine sahtelik, yine yalan!

***
Ayrıca bunlar gerçekten de meselenin özünden çok uzak tartışmalar...

Yani milletvekili ya da müdür, müsteşar ya da bakan maaşları yarı yarıya azalsa, halkın alım gücü yükselecek mi?

Eğitim ve sağlık hâlâ paralı olacaksa...
Nüfus kontrolsüz biçimde artmaya devam edecekse…
Piyasadaki vahşi rekabet ortadan kalkmayacaksa…
Yandaşlık, kayırmacılık ve liyakatsizlik yönetim zihniyeti olarak sürecekse…
Kamu reformuna cesaret edilemeyecekse…
Kayıt dışılığa dokunulmayacaksa…
Vergi adaletsizliği böyle gelmiş, böyle de gidecekse...

Bu ülkenin derdi salt maaş kalemleri değildir.
Bu ülkenin derdi tam bir çirkef yatağına dönüşen bu düzendir.

Kamu-özel maaş uçurumu...
Vekil-memur farkı…
Müsteşar-işçi arasındaki derin yarık…
Sigorta emeklisinin sefaleti...

Yıllardır az alana az, çok alana çok.
Şimdi bu düzen mi değişecek?
Sizin yarattığınız bu düzen?

Sizi tutan kim?

***
Hokkabazlar!
"Sizi hâlâ o koltuklarda tutan kim?"
Asıl yakıcı soru da bu galiba...

Bu yazı toplam 913 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar