1. YAZARLAR

  2. Niyazi Kızılyürek

  3. Kötücül Sevinç, İnsandışlaştırma ve Empati Üstüne
Niyazi Kızılyürek

Niyazi Kızılyürek

Kötücül Sevinç, İnsandışlaştırma ve Empati Üstüne

A+A-

Kötücül sevinç Kadim Yunanda “Herekakia” olarak adlandırılıyordu ve “Kötülük” ve “Sevinç” sözcüklerinin yan yana gelmesinden oluşturulmuştu.

Başkalarının başına gelen kötülüklerden sevinç duymak anlamına geliyor.

Bu kavramı ilk defa Aristotelis İÖ.4’üncü yüzyılda Nikomakhos’a Etik adlı çalışmasında kullandı.

Aristotelis, çok önem atfettiği erdemi, iki ekstrem arasındaki denge, “altın orta” olarak betimliyordu ve bu yüzden “Pan-Metron Ariston”, yani, “Mükemmel Olan Ölçülü Olandır” diyordu.

Fakat bazı erdemsiz davranışların kendi başına kötü olduğunu ve bunlar için orta yolun bulunmadığını belirterek, Herekakia’yı örnek olarak gösteriyordu.  

Günümüzde pek çok dilde yer alan bu sözcük, Almancada Eski Yunancadan kelime kelimesine çevrilerek 16. yüzyıldan beri Schadenfreude olarak ifade ediliyor. “Schade” kötülük, talihsizlik anlamına geliyor, Freude ise sevinç demektir.

Schadenfreude başka dillerde de, özellikle edebiyatta Almanca yazıldığı gibi kullanılıyor. Bu yüzden, Almanca versiyonu evrenselleşmiş sayılıyor.

Türkçe, İngilizce ve Fransızcada bu sözcük tek kelime ile ifade edilmiyor. Ancak açık anlamıyla kullanılabiliyor.

Kıbrıslı Rum Fanatiklerin Herekakia’sı

Geçtiğimiz günlerde yaşanan trajik deniz faciasından sonra bazı Kıbrıslı Rumların Herekakia’ya kapılıp kötücül bir sevince boğulduklarını gördük.

Nefret duygularının akıllarını ve vicdanlarını körleştirmiş bu kişilerin sayısı çok değildi ama kullandıkları nefret söylemi insanı ürküten cinstendi.

Tam bir insanlık ayıbı!

Örneğin, facianın mağdurları için “Gebersinler” diyenler vardı.  “Türk’ten Dost Olmaz”, “1974’te Bizi Öldürdüklerinde seviniyorlardı” diyenler vardı.

“İsak ile Somomos’u öldürdüklerinde kutlamalar yapıyorlardı” vs. gibi intikamcı söylemler sarf ediyorlar, kötücül sevinç yaşıyorlardı.

Kötücül Sevince Karşı Empati

Fakat, binlerce Kıbrıslı Rum bu kabul edilmez tavırlar karşısında harekete geçti ve nefret kusanları sert biçimde eleştirdi. Gemi faciasının mağdurlarına ve kurbanlarına “geçmiş olsun” ve “baş sağlığı” dileklerini sundular.

Sıradan yurttaşlar kadar, ünlü simalar da “geçmiş olsun” dileklerini esirgemediler ve insanlık dışı davranışlarından ötürü fanatik Kıbrıslı Rumları kınadılar.

Geçmişte Kıbrıslı Rumların başına gelen korkunç uçak kazasında (İlyos) Kıbrıslı Türklerin de büyük çoğunluğu empati yaparak Kıbrıslı Rumların acısını paylaşmışlardı.

Bu türden insancıl davranışlar sergileyen Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türkler açıkça hiçbir toplumun bütün üyelerinin bir çuvala konulamayacağını gösterdiler.

İnsanlık uzun ve kanlı süreçlerin sonunda etnik kökenlerin ve milli değerlerin ötesinde bazı ortak değerler geliştirmiştir ve ancak bu değerlere tutunursak ileriye gidebiliriz.

Yorgos Pavlidis ve “İnsandışılaştırma”

Tanınmış gazetecilerden Yorgos Pavlidis sosyal medyada paylaştığı bir yazısında insandışılatırma olgusunu ele aldı ve nefret suçu işleyen Kıbrıslı Rumların Türkleri insandan saymadığını vurgulayarak sert eleştirilerde bulundu. Aşağıda Pavlidis’in yazısından bir bölüm okuyalım:

“279 kişiyi taşıyan bir yolcu gemisi, kıyıdan birkaç mil açıkta alabora oldu. Aralarında bebeklerin ve çocukların da bulunduğu insanlar denize düştü. Kurtarma çalışmalarına katılan bir görgü tanığı, dalgaların arasında yaşam mücadelesi veren insanların “Beni kurtarın!” diye yalvardıklarını anlattı.

Aynı saatlerde, koltuklarına rahatça gömülmüş, ekranlarının karşısında oturan bazı kişiler, adları ve soyadlarını belirterek şunları yazıyordu: “Cehennemin dibine gidin.” “Geberin.”

Bazıları da, “hepsi Türk” olduğu halde bir internet sitesinin neden ağlayan yüz ifadeleri kullandığını sorguluyordu.

İlk ve kolay soru şudur: Bunlar nasıl insanlar?

Ancak daha zor ve daha ilginç olan soru şudur: Bir insan, başka bir insanın korkusundan, acısından ve ölümünden zevk alacak noktaya nasıl gelir?

Cevap, büyük ölçüde tek bir kelimede saklıdır: insandışılaştırma...”

Yani, başka insanları insandan saymama...

Pavlidis’in yazdıklarına sadece bir cümle eklemek istiyorum: İnsandışılaştırma yapanların bizzat kendileri insandışılaşmaya uğruyorlar ve insanlıktan uzaklaşıyorlar.

İyi ki bu ülkede sayıları az olmayan bu tiplerin karşısında insanlığını unutmayan büyük kalabalıklar yaşıyor!  

Bu yazı toplam 813 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar