İki seçimin ayni gün yapılması, pek çok sıkıntı yaratacaktır
Ülkemizde belediye seçimleri ile genel seçimlerin aynı gün yapılması yönündeki tartışmalar devam ediyor. Hükümetin büyük ortağı UBP, ortaklarının talebine rağmen, Ekim ayında erken seçim yapılmasından kaçınmak istiyor.
UBP, seçim maliyetlerinin düşeceğini ve seçmenin kısa aralıklarla sürekli sandığa gitmek zorunda kalmayacağını söyleyerek, iki seçimin ayni günde, aralık ayı içinde yapılmasında ısrar ediyor.
2 seçimin ayni günde yapılması, hem seçmenin oy vermede, hem de sayım memurlarının sayımda zorlanmasını, yorulmalarını ve seçim sonuçlarının açıklanmasının gecikmesini de beraberinde getirecektir.
Oysa, bazı UBP yetkilileri de, sandık ve sandık görevlisi sayılarını artırarak, sayımın rahatlayacağını ifade ediyorlar. Bu yapılırsa, iddia ettikleri seçim maliyetinin düşmeyeceğini de anlıyoruz.
Konuya, sadece maliyet ve sayım zorluğu açısından da bakamıyoruz. Zira, seçimlerde, partilerin ve adayların halka kendilerini, projelerini, politikalarını anlatmaya, halkın da adayları ve politikalarını sorguladığı, yöneticilerin de hesap verdiği demokratik bir sürece ihtiyaçları vardır.
Bu nedenle, belediye seçimleri ile genel seçimlerin aynı günde yapılması, önemli demokratik ve toplumsal olumsuzluklara da yol açabilir. Belediyelerin sorunları, Hükümet’ in yani tüm ülkenin genel sorunlarına benzemez. Bundan dolayı, iki seçimin politika ve hedefleri farklıdır.
Halk, genel seçimlerde ekonomi ve sosyal politikalar ile sektörlere yön verecek, yani ülkeyi yönetecek, siyasi parti veya partileri belirler. Belediye seçimlerinde ise, yaşanılan kentin nasıl yönetileceği, yolların durumu, çevre temizliği, şehir planlaması, altyapı yatırımları, trafik düzenlemeleri ve sosyal hizmetlere oy verir.
Bu bağlamda, iki seçim aynı gün yapıldığında, ülkedeki ekonomik kriz, hükümet tartışmaları, partilerin programları ve hedefleri ön plana çıkacağı için, belediye başkan adaylarının projeleri geri planda kalır.
Bu durumda seçmen, belediye başkanlarının icraatlarına ve vizyonuna göre değil, mensup olduğu siyasi partiye göre değerlendirme yapabilir. Halbuki, Belediye başkanlarının bilgisi, tecrübesi ve proje üretme kapasitesi daha ön planda olmalıdır.
Belediyeler, vatandaşın devletle en sık temas ettiği kurumlardır. İnsanlar, belediyenin hizmetlerini ( çöp, su v.s) her gün hisseder. Fakat, halkın merkezi hükümetle çok sık teması yoktur.
Bu nedenle, Belediye seçimlerinin genel seçimlerle birlikte yapılması, yerel yönetimlerin siyasal ağırlığını azaltabilir. Oysa, yerel yönetimlerin, seçmen tarafından kendi politikaları ve icraatları üzerinden değerlendirilmesi gerekir.
2 seçimin aynı gün yapılması seçim kampanyalarını da etkileyecektir. Genel seçimlerde partiler, özellikle ekonomi, sektörel politikalar ve hükümet programlarına odaklanırlar.
Bu ortamda, belediye başkan adaylarının kentlerine ilişkin projelerini kamuoyuna anlatmaları zorlaşır.Yazılı ve görsel basın da, yayın sürelerinde büyük ölçüde genel seçimlere yoğunlaşacaktır.
Sosyal medyada da genel seçim ağırlıklı paylaşımlar olacaktır. Aslında, yerel seçimlerin en önemli özelliklerinden biri, bölge halkının parti rozetine bakmadan yaşadığı bölge için en uygun adayı tercih edebilmesidir.
Halkın, aynı gün içerisinde milletvekili seçimleri, belediye başkanlığı seçimleri, belediye meclisi seçimleri, muhtarlık ve aza seçimleri ile çok karmaşık olan karma oy kullanması hem vakit alacak, hem de oy vermede çok hatalara yol açabilecektir.
Bu bağlamda, çok sayıda aday, farklı pusulalar, karma oy sistemi insanlarımızın hata yapmasını artıracaktır. Ayrıca, oy verme ve sayım süreleri de uzayacaktır. Birden fazla pusulanın kullanılması, sandık kurullarının iş yükünü artırıp, sayımların uzamasını, sonuçların gecikmesini ve itirazların artması ihtimalini de getirebilecektir.
KKTC’de belediye seçimleri ile genel seçimlerin aynı gün yapılmasının gerekçesi, UBP tarafından tasarruf olarak açıklanmaktadır.Aslında, en büyük kaygı, yerel seçimler önce olursa, burada yaşanacak seçim yenilgisinin, kendileri açısından genel seçimlere de sirayet edebileceği endişesidir.
Belediye seçimlerinin tarihi Aralık ayıdır ve değişmesi mümkün değildir. Bu çerçevede, en doğrusu, genel seçimlerin hükümet ortakları YDP ve DP ile, muhalefetin de talebi olan, ekim ayı içerisinde yapılmasıdır.
Böylece, iki seçimin bir arada yapılması ile oluşacak kargaşa ortadan kalkacak, halkın, bilinçli tercih yapması ve hata yapmadan oy kullanması, geçerli oy oranının yüksek olmasını da sağlayacaktır.Ayrıca, devlet bütçesi, ülkenin ve ekonominin faydasına olacak şekilde, seçilecek yeni hükümet tarafından zamanında hayata geçirilmiş olacaktır.






