Toprak Karşılığı Anayasal Hak
Kıbrıs Rum gazeteci, Politis gazetesi direktörü Dionysis Dionysiou hafta sonu haberi patlattı.
Böylece bir süreden bu yana kapalı kapılar arkasında sürdürülen yeni Kıbrıs planı hazırlıkları hem Kıbrıslı Rumların, hem de Kıbrıslı Türklerin bilgisine getirildi.
Bu haber her iki tarafta da geniş yankı uyandırdı. Belli ki birileri nabız yoklamaya, tepki ölçmeye ya da bu girişimleri sabote etmeye çalışıyor.
Kıbrıs konusundaki yazılarını her zaman dikkatle takip ettiğim usta gazeteci Yusuf Kanlı geçen gün yayınlanan yazısında bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı: Gazetecilikte en az “haber nedir?” sorusu kadar önemli bir başka soru daha vardır: Haber neden sızdırılır? Çünkü bazı haberler sadece ortaya çıkmaz, ortaya çıkarılır. Bazıları bilgi vermek için sızdırılır, bazıları nabız yoklamak için, bazıları pazarlık gücünü artırmak için, bazıları belirli aktörleri sıkıştırmak için, bazıları ise doğrudan bir girişimi rayından çıkarmak amacıyla dolaşıma sokulur.
Dionyiou’nun haberi de tam da bu amaçla kaleme alındı. Bu yöndeki tartışmalar iki tarafta da sürüyor.
İki tarafta da çözümsüzlük şampiyonları haberi olduğu gibi doğru kabul ederek kendi bakış açılarıyla veryansın ediyorlar. Bunların asıl amacı çözüm çabalarını daha başlamadan sabote etmektir.
Çünkü bu kesimler Statükonun bekçileridir.
Haberi eksik, aksak ya da yanlış olarak niteleyenler de var. Bunlar da mevcut statükoyu kabullenmiş ve en küçük bir değişiklikten korkan kesimlerdir.
Kıbrıs Türk tarafında gerçekten çözüm isteyen, bu amaçla elini taşın altına koymaya hazır olan, bu çözümü kendinden önce çocukları ve torunlarının geleceği için arzulayan önemli bir kesim de yine umutla bu yeni sürece sarılmaya hazırlanıyor.
Benim bu yöndeki tespitlerim çok nettir.
Öncelikle Dionysiou’nun sözünü ettiği plan hazırlığı uydurma değildir. Böyle bir plan hazırlığı vardır. Bu yönde en sağduyulu açıklamayı yapan cumhurbaşkanı Erhürman da yaptığı açıklamada bu çalışmanın varlığını red etmiyor.
Erhürman bu konuda yaptığı açıklamada “Baştan beri bu süreci ciddiyetle, sabırla, soğukkanlılıkla, kararlılıkla yürüteceğiz diyen bizlerin, gaza ya da manipülasyona gelip açıklama yapacağımız, ya da manipülasyon yapmaya çalışacağımız düşüncesini hala taşıyan birileri mi var?” diye soruyor.
Buna rağmen böyle bir belge hazırlığı yoktur. Haber asılsızdır demiyor.
Zaten duayen gazeteci Yusuf Kanlı da son yazısında böyle bir hazırlıktan Şubat ayından bu yana bilgisi olduğunu, ancak sorumluluk gereği bunu açıklamadığını belirtti.
Ayrıca Rum tarafındaki ulusal konsey toplantılarının artması ve Guterres ile temsilcisi Holguin’in açıklamalarının satır aralarında da bu hazırlıkların varlığı görülüyor.
Yeni plan ne zaman gündeme gelecek?
Öncelikle bu yeni planın tamamen bir NATO planı olacağını ve bölgesel gelişmelerle birlikte ele alınacağının altını çizmemiz gerekir.
Garantör Türkiye NATO’nun bölgedeki en önemli ülkesidir. Özellikle Doğu-Akdeniz ve Orta-Doğu’nun yeniden şekillenmesinde ABD’nin en önemli müttefiklerinden biri Türkiye’dir.
Bunu son dönemde Trump’ın sürekli Erdoğan’ı öven açıklamaları bunun işaretlerini veriyor.
Bu anlamda NATO’nun Temmuz ayı başında Ankara’da yapılacak zirve toplantısı çok daha önemli hale geliyor.
Muhtemelen yeni gelişmeler bu zirvede alınacak kararlarla şekillenecektir.
Olası bir 5+1 Kıbrıs zirvesi de, NATO zirvesinde alınacak kararlara bağlı olacaktır diye düşünüyorum.
İkincisi Kıbrıs sorununa bulunacak çözüm federal çözüm, konfederal çözüm, ya da gevşek federasyon gibi nitelemelerden çok içerik olarak konuşulacaktır. Adını isteyen ne isterse koyabilir.
Üçüncüsü 1974’den bu yana tam 52 yıldır sürdürülen bütün müzakere süreçlerinde Kıbrıslı Türklerin toprak vereceği, karşılığında da birtakım Anayasal haklarla birlikte dünyadan soyutlanmışlıktan kurtulacağı herkes tarafından biliniyor.
Buna rağmen başta tayinli dışişleri bakanı Ertuğruloğlu olmak üzere bütün çözümsüzlük yanlıları şimdiden “bir karış toprak vermeyiz” diye feveran ediyorlar.
Dördüncüsü Dionysiou’nun açıkladığı gibi daha plan bir bütün olarak kabul edilmeden ve 3 yıllık bir geçiş süreci içine toprak karşılığı alınacak 3D, yani Doğrudan Temas, Doğrudan Uçuş, Doğrudan Ticaret bana biraz nabız yoklama gibi geldi.
Toprak karşılığı Kıbrıslı Türklerin yalnızca 3D açılımı alması kapsamlı çözümü yakınlaştırmadığı gibi aksine biraz daha uzaklaştırır.
Bizim için asıl olan kapsamlı çözüme bir an önce ulaşmamızdır. Aksi Kıbrıs Türk halkının yok oluşunu hızlandırır.
Çocuklarımızın ve torunlarımızın bu adada mutlu bir gelecek kurabilmesinin yegane koşulu bir an önce kapsamlı bir çözümün sağlanmasıdır. Gerisi teferruattır.






