1. YAZARLAR

  2. Uzm. Nilsu Atıcı

  3. GÜVENLİ İLİŞKİLER DÖNGÜSÜ
Uzm. Nilsu Atıcı

Uzm. Nilsu Atıcı

YENİDÜZEN PAZAR YAZILARI

GÜVENLİ İLİŞKİLER DÖNGÜSÜ

A+A-

‘İlişkiler her zaman mükemmel değildir’. Bu cümleyi hepimiz duymuş olabiliriz. Hatta çoğu zaman bir ilişkide yaşanan sorunları açıklamak için kullanırız. Evet, ilişkiler her zaman mükemmel değildir. İnsanların çeşitli ihtiyaçları, beklentileri, sınırları, deneyimleri ve duyguları vardır. Bu nedenle zaman zaman anlaşmazlıklar yaşanması, fikir ayrılıklarının ortaya çıkması ya da taraflardan birinin kırılması hayatın ve ilişkilerin bir parçası olabilir. Ancak burada önemli bir ayrım var. Bir ilişkinin mükemmel olmaması, sürekli yorucu, kısıtlayıcı, korkutucu ya da incitici olması gerektiği anlamına gelmez. 

Toplum olarak bazen ilişkilerde yaşanan sorunları normalleştirmeye çok yatkınız. ‘Her ilişkide kavga olur’, ‘seviyorsa kıskanır’, ‘beni üzüyorsa demek ki önemsiyordur’, ‘ilişki dediğin fedakârlık ister’, ‘aşk acıtır’ gibi cümleleri o kadar sık duyuyoruz ki, bir ilişkinin bizi sürekli tüketmeye başlamasını bile ilişkinin doğal bir parçası sanabiliyoruz. Oysa güvenli bir ilişki, kişinin kendisini sürekli açıklamak, kanıtlamak, savunmak ya da karşısındakinin öfkesinden kaçınmak zorunda olmadığı bir ilişkidir. Güvenli ilişkilerde anlaşmazlıklar olabilir. Fakat anlaşmazlık ile şiddet aynı şey değildir. Partnerlerin farklı bakış açılarından bakması, ihtiyaçlarının çatışması ya da bir konu hakkında uzlaşamaması, partnerlerden birinin diğerini aşağılamasını, tehdit etmesini, korkutmasını, kontrol etmesini ya da cezalandırmasını haklı çıkarmaz. Tartışmak, birbirine zarar vermek değildir. Öfke hissetmek, öfkeyle zarar verme hakkı vermez. Güvenli ilişkilerde partnerler birbirlerinin zihnini okumaya çalışmaz; konuşur. Susarak cezalandırmak, günlerce iletişimi kesmek, kıskandırmaya çalışmak ya da duygusal baskı kurmak yerine ne hissettiklerini ifade çalışırlar. Çünkü güvenli bir ilişkide amaç tartışmayı kazanmak değil sorunu birlikte çözmektir.

 

Güvenli İlişkiler Döngüsü Nasıl İşler?

Güvenli ilişkilerde zaman zaman gerilim yaşanabilir. İş, okul, aile, ekonomik sorunlar, sağlık, arkadaşlıklar ya da hayatın diğer yükleri kişilerin stres düzeyini artırabilir. Bu stres ilişkiye de yansıyabilir. Ancak güvenli bir ilişkiyi ayıran en önemli nokta, gerilimin şiddete dönüşmemesidir. Bu süreci 4 aşamalı güvenli ilişkiler döngüsü ile açıklayabiliriz.

  1. Gerilim

Hayatın farklı alanlarından kaynaklanan stres artabilir. Kişiler daha gergin, yorgun ya da hassas hissedebilir. Ancak bu aşamada korku, tehdit ya da şiddet yoktur. Kişiler yaşadıkları gerilimin farkına varabilir ve bunu birbirleriyle paylaşabilir.

 

  1. Tartışma

Duygular açık ve doğrudan bir şekilde ifade edilir. ‘Sen zaten hep böylesin’ demek yerine ‘bu olduğunda kendimi değersiz hissettim’ denebilir. Amaç, suçlamak değil yaşanan durumu anlatmaktır. Tartışmak mümkündür. Bağırmak, hakaret etmek, tehdit etmek, zarar vermek, cinsel baskı kurmak ya da kişinin hareketlerini kısıtlamak ise tartışmanın bir parçası değil şiddettir.

 

  1. Gerçek Özür

Güvenli ilişkilerde kişiler hata yaptıklarında sorumluluk alabilir. Gerçek bir özür, ‘ama sen de …’ diye başlamaz. ‘Bunu yaptım ve sana zarar verdim’ denebilir. Çünkü özür dilemek, sorumluluğu partnere geri vermek değildir.

 

  1. Yakınlaşma

Sorun konuşulduğunda, duygular ifade edildiğinde ve kişiler birbirlerini gerçekten dinlediğinde ilişkide rahatlama ve yakınlaşma yaşanabilir. Sevgi, güven, destek, saygı ve eğlence duyguları yeniden güçlenebilir.

Burada dikkat etmemiz gereken önemli bir nokta var; güvenli ilişkiler döngüsünün, şiddet döngüsüyle karıştırılmaması. Şiddetin ardından gelen ‘balayı dönemi’ ile gerçek bir özür ve sağlıklı yakınlaşma aynı şey değildir. Bir kişinin şiddet uyguladıktan sonra ağlaması, hediye alması, pişman olduğunu söylemesi ya da ‘bir daha asla olmayacak’ demesi tek başına değişim anlamına gelmez. Değişim, davranışlarla ve süreklilikle görünür.

 

O Halde Gerçek Bir Özür Nasıl Olmalıdır?

Hepimiz hata yapabiliriz. Bazen bilerek, bazen farkında olmadan bir başkasını incitebiliriz. Hata yapmak insan olmanın bir parçasıdır. Ancak hata yaptıktan sonra ne yaptığımız, ilişkilerimiz hakkında çok şey söyler. Gerçek bir özür 5 temel noktayı içerir.

Öncelikle olanı kabul etmek gerekir. ‘Böyle bir şey olmadı’, ‘sen abartıyorsun’ ya da ‘yanlış anlamışsın’ diyerek yaşananı inkâr etmek özür değildir.

İkinci olarak partnerin duygularına alan açmak gerekir. Özür diledikten sonra partnerin hemen iyi hissetmesini bekleyemeyiz. Herkesin iyileşme süresi farklıdır. Bir kişiden özür dilediğimizde, onun bizi hemen affetmesini ya da eskisi gibi davranmasını beklemek gerçekçi değildir.

Üçüncü olarak zarara odaklanmak gerekir. Özür dileyen kişinin suçluluk duygusu, zarar gören kişinin yaşadığı duyguların önüne geçmemelidir. Kendisinden özür dilenen kişi, özür dileyeni teselli etmek, onu rahatlatmak ya da ‘tamam önemli değil’ demek zorunda değildir.

Dördüncü olarak sorumluluk almak ve davranışı geliştirmek gerekir. ‘Özür dilerim’ demek önemlidir ancak her zaman yeterli değildir. Aynı davranış tekrar tekrar yaşanıyorsa, yalnızca özür dilemek değişim anlamına gelmez.

Son olarak da affedilmeyi beklememek gerekir.

Özür dilemek, partnerden affedilme talep etmek değildir. ‘Özür dilerim, daha ne istiyorsun?’ cümlesi, özrün sorumluluğunu yeniden karşı tarafa yükler. Gerçek özür, kişinin kendi suçluluk duygusunu rahatlatmak için değil verdiği zararı fark ettiği için gerçekleşir. Güvenli ilişkilerde insanlar birbirlerinin hayatını küçültmez, büyütür. Birbirlerinin arkadaşlarından, ailesinden, kıyafetlerinden, telefonundan, bedeninden ya da kararlarından korku yoluyla sorumlu olmaya çalışmaz.

Sevgi, kontrol etmek değildir. Kıskançlık, sevginin kanıtı değildir. Fedakârlık, kendi sınırlarını yok etmek değildir. Affetmek, yaşanan zararı unutmak zorunda olmak değildir. Bir ilişkide kalmak, ne pahasına olursa olsun katlanmak anlamına gelmez.

Güvenli ilişkilerde kişiler hem ‘seni seviyorum’ hem de ‘buna hazır değilim’ diyebilir. Hem yakın olabilir hem de uzak kalmaya ihtiyaç duyabilir. Hem ilişkiyi önemseyebilir hem de kendi sınırlarını koyabilir. Çünkü sağlıklı ilişkilerde yakınlık, özgürlüğün karşıtı değildir.

Güvenli bir ilişki; hiç sorun yaşanmayan, hiç tartışılmayan ya da kimsenin hata yapmadığı bir ilişki değildir. Güvenli ilişki, sorunlar yaşandığında kişilerin birbirini yok etmeden konuşabildiği, hata olduğunda sorumluluk alınabildiği, sınırların duyulduğu ve herkesin kendisi olabildiği ilişkidir.

Çünkü sevgi, güvenle birlikte anlamlıdır. Ve her insan, kendisini güvende hissettiği ilişkileri hak eder.

Bu yazı toplam 706 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar