1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Kumyalı otelinin önündeki efgaliptoların altına bazı “kayıplar”ı gömdükleri anlatılıyordu…”
Sami Özuslu

Sami Özuslu

GOMBİNACILAR

A+A-

TV’deki ‘Sabah Kahvesi’nde dün günün sorusu ‘gombinaya gelmek’ deyimiydi.

Cevap verenlerin neredeyse tamamı ‘gombina’ kelimesiyle ‘Resmiye Canaltay’ın seçilememesi’ arasında bağlantı kurdu.

Daha genel yorumlardan ‘siyaset’ ile ‘gombina’ arasında çok daha güçlü bağlar olduğu, toplumda böyle bir algı olduğu anlaşılıyor.

Yani ‘devlet işlerini yürütme ve düzenleme sanatıyla ilgili görüş ve anlayış’ diye de tanımlanan ama bir yığın başka şekilde de tarif edilen politika ya da siyasetin toplumsal algıdaki anlamı epeyce deforme olmuş.

Bunun çok nedeni sıralanabilir. Sadece bizde değil, dünyanın birçok ülkesinde de siyasete insanların mesafeli olduğu, siyasilere iyi gözle bakılmadığı da malum.

Aslında siyaset de bir tür ‘oyun’ değil mi?

Bir ‘senaryo’ var. Veya birkaç. Hatta çok sayıda…

‘Oyuncular’ var. Yani politikacılar.

Bir ‘sahne’ var. Ülke, bölge, altyapı, üstyapı…

‘İzleyiciler’ de var. Yani toplumlar, halklar…

Perde açıldığında, oyun başlıyor.

Bolca entrikalı, krizli, fırtınalı bir oyun…

Sürekli sürprizlere gebe, değişimin anlık yaşanabileceği, bazen de çok uzun süre her şeyi aynı kalabileceği bir oyun bu siyaset…

***

Tabii ki siyaset oyun, siyasi düşünce ve akımlar oyuncak, insanlar da her şeye razı olmuşsa eğer, tehlike büyük demektir.

Bakın, seçim kaybetmeyi hazmedemeyen ve kendi meclis başkanının bile ‘deli’ dediği ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer silah kullanma yetkisini engellemek adına herkes adeta seferber oldu!

Eğer ‘aktör’ Trump gibi biriyse, siyaset kötü bir oyun alanına ve oyuncak da silaha, ölüme, felakete dönüşebiliyor.

Hitler, Mussolini, Salazar, Pinochet, Evren gibiler de birer ‘aktör’düler siyaset oyununda ve geride acı, gözyaşı, yıkım bıraktılar sadece…

Bunlar kötü örnekler…

Siyaseti ‘halka hizmet’, ‘insanlığa katkı’ olarak görenler ise kalkınma, gelişme, özgürleşme sağladılar.

Bağnazlık yerine bilime, kendi cepleri yerine toplumsal gelişime ön verdiler.

Bu tip siyasilerin de belki egosu, kişisel beklentileri, kazandıkları vardır ve bu işin doğasındandır. Her meslekte olduğu gibi maddi ve de manevi tatmin bir insani gerekliliktir.

Buradaki ince çizgi siyasete bakış açısındadır. ‘Araç’ mıdır, yoksa ‘amaç’ mıdır?

Eğer siyasete ‘araç’ gözüyle bakıyorsa bir politikacı ve bu aracı halkı için, insanlık için, bilim için, barış için yapıyorsa kazanan ülke olur, toplum olur,m dünya olur.

O ‘araç’ küpünü doldurmak, etrafına çıkar sağlamak, birilerinin menfaatlerini sağlama almak için kullanılıyorsa eğer, manzara değişir.

Hele ‘amaç’ haline de gelmişse siyaset ve siyasi mevki, kariyer, bu çok daha tehlikeli bir haldir.

O zaman ‘her yol mubah’ sayılır ve ideoloji, ilke, duruş falan kalmaz. Varsa yoksa koltuğu korumaktır artık bütün gaile…

‘Gombina’ kelimesi akla öncelikle siyaseti getiriyorsa eğer, arka planında bu vardır.

Ve bir kez daha gördük ki ‘gombinacılar’ işlerinin başında!..

Bu yazı toplam 652 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar