1. YAZARLAR

  2. Sami Özuslu

  3. EY ÖZGÜRLÜK
Sami Özuslu

Sami Özuslu

EY ÖZGÜRLÜK

A+A-

Eskiden ‘tam özgür’ değildik.
Yani Covid gelmezden önce…
‘Daha özgür’ yaşayabilmek için çırpınıp duruyoruz, doğduk doğalı…
Ama hayat öyle ‘bol keseden’ vermiyor özgürlükleri…
Hatta sık sık alıyor, vermek bir yana…
Kolay değil özgür olmak. Bir bedeli vardır. Ödersiniz. Ya da başka birileri öder sizin yerinize…
Bireysel olarak da, ailece de, toplumsal olarak da…
Temel hak ve özgürlükler yazılıdır evrensel anlaşmalarda, beyannamelerde, lakin çoğu hayata geçmez. Kağıt üstünde kalmış o kadar çok hakkı ve özgürlüğü var ki insanın…
Mesela ‘yaşam hakkı’ vardır herkesin. Fakat kimi bebekler doğmadan ölüyor, savaşta, terörde, çatışmada…
Herkes ‘eşit’tir mesela, ama örneğin kadınlar hiç de eşit değildir dünyanın birçok ülkesinde, bugün dahi…
Siyahların ve aborjinlerin ‘insan’ sayılmaları kolay olmadı.
Ve alt sınıflar, zengin sınıfların ‘hak ve özgürlükleri’ne erişemedi hiçbir zaman…
Sömürülen halklar da sömürgecilerinkine…

*  *  *

Covid-19 döneminde ise özgürlükler bakımından bambaşka bir durum yarattı. Birçok temel hak ve özgürlük daha da kısıtlandı.
Kuşkusuz sınıfsal farklılıklar da katmerlenerek arttı.
Mesela şimdi en büyük merak konusu ‘aşıya erişim’ meselesi… Zengin ülkeler ve varlıklı kesimler aşının en kalitelisine ve de en erken zamanda ulaşabilecekken, fakir ülkeler de sömürülen sınıflara sıra ya çok geç gelecek ya da sıra geldiğinde çok geç olacak!
Tedavi süreçlerinde de öyle oldu zaten… Sağlık servislerine erişim ve yararlanma hakkı herkese eşit verilmedi, verilmiyor da… ‘Vahşi kapitalizm’in merkezi ABD buna en önemli örnek mesela… Birçok insan sigortasız olduğu için hastane kapısından içeriye giremedi, sokakta ya da evinde öldü.
Dünya böyle adaletsiz, eşitliksiz bir haldedir ne yazık ki…

*  *  *

Sadece maddi anlamda değil, manevi ve psikolojik anlamda da birçok ekstra kısıtlamayı da getirdi Corona virüsü…
Seyahat etmek bir özgürlük ama bu büyük oranda rafa kalktı mesela… 
Hatta ‘sevme ve sevilme özgürlüğü’ bile elinden alındı insanların…
Artık her istediğinizle sarılıp kucaklaşamıyor, öpüşemiyorsunuz.
Yetişkin insanlar için bu belki kabul ve de tolore edilebilir ama ya çocuklar?
Aynı evde kaldıkları anne babaya sarılabilir belki minik bebekler ama ya dedelere, nenelere, teyzelere, amcalara, halalara, dayılara?
Oysa çocuklar sevgi ile büyür. Dokunmak, okşanmak, sevilmek çok önemli bir çocuk hakkıdır. 
Belki çok üzerinde durulmuyor ama pandemi sürecinin bir de böyle etkileri var ve sanırım çocukların psikolojisinde bazı sonuçları olacak.
Okullardan gelen gözlemler var ve eğitim kurumlarına devam eden kimi öğrencilerin de Covid nedeniyle kaygı bozuklukları, endişeler ve korkular yaşadıkları anlaşılıyor.
Bunlara bilimsel gözle ve uzmanlar tarafından bakılmalı mutlaka… Zararın neresinden dönülse kardır çünkü…
Tüm özgürlükler gibi, Covid’in elimizden aldıklarını geri kazanmak da kolay olmayacak. 
Bilim, akıl, dayanışma ve sabırla mücadeleden başka bir yol yok.
 

 

Bu yazı toplam 907 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar