1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Birlikte direneceğiz, birlikte kazanacağız
Tümay Tuğyan

Tümay Tuğyan

Dar Bölge – Çarşaf Liste

A+A-

Türkiye bundan yaklaşık 2 yıl önce, dönemin Başbakanı Erdoğan’ın ‘dar bölge/daraltılmış seçim bölgesi’ önerisiyle, yeni bir seçim sistemini tartışmaya başlamıştı.

Erdoğan’ın, ülke barajını yüzde 5’e de çekmeyi öngören bu önerisinin arkasında, belli ki başkanlık sistemine geçişe olanak sağlayacak Anayasa değişikliğinin yolunu açmak için gereken 330 sandalyeyi garantilemenin hesabı vardı.
Mevcut seçim sistemiyle bu sandalye sayısına ulaşması çok zor olan AKP’nin, güçlü parti ya da partilerin lehine çalışan bir sistem olan dar bölgeyle, hedefe ulaşabilmesi çok daha mümkün hale gelebilirdi.

Yine o dönemde, Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde yapılan bir çalışma, tahmini yüzde 45 oy oranıyla, mevcut sistemle 308 sandalye alan AKP’nin daraltılmış bölge sistemiyle bu sayıyı 337’ye yükselteceğini ortaya koymuştu.
Ancak bu ‘proje’, nihayete erdirilemedi.
Türkiye 7 Haziran’da seçime, yine eski sistemle ve yüzde 10 barajıyla giriyor.

Birleşik Krallık’ta dün gerçekleştirilen ve bu sabah itibarıyla sonuçların belli olacağı genel seçimler de yukarıda sözünü ettiğimiz dar bölge sistemine tabi.
Muhafazakar Parti ile İşçi Partisi’nin ‘egemenliğinin’ neden istikrarlı bir şekilde sürdüğünün ve ‘küçük’ partilerin parlamentoda neden aldıkları oy oranı ağırlığınca temsil edilemediğinin daha iyi anlaşılabilmesi adına, geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de de gündeme gelen dar bölge seçim sisteminin nasıl çalıştığını anlamakta fayda var.

İngiltere Parlamentosu’nun (Avam Kamarası-House of Commons) 650 olan toplam sandalyesi, bizzat ülkenin bölünmüş olduğu 650 seçim bölgesinden gelen milletvekilleriyle dolduruluyor.
Partiler her seçim bölgesinde yarışa tek bir adayla katılıyor ve o bölgede en çok oyu alan aday, parlamentoya giriyor.
Geri kalan tüm oylar ise deyim yerindeyse ‘çöpe’ gidiyor, partilerin ülke genelinde aldığı toplam oy oranı, sonuç itibarıyla hiç bir anlam ifade etmiyor.

Yani düşünün ki her bir seçim bölgesinde, A partisinin adayları 100’er, B partisinin adayları ise 99’ar oy almış olsun.
Bu sistem, bölgelerde sadece 1 oy farkla kaybeden partiyi doğrudan parlamento dışında bırakıyor.
Büyük ve güçlü partilerin toplamda aldıkları oy oranından daha fazla milletvekili elde etmeleri, küçük partilerin patlamentolarda yeterince adil bir biçimde temsil edilmemesi ve çok büyük miktardaki oyun ‘çöpe’ gitmesi, bu sistemin yukarıda da saydığımız önemli olumsuzlukları.

Ancak partilerin daha geniş tabanlı olmasına, seçmenlerin partileri kadar adayları da değerlendirmesine fırsat vermesi ise, sistemin olumlu yanları olarak gösteriliyor.
Sistemin bir diğer olumlu yanı ise bölge halkının, kendilerini temsil edecek milletvekiliyle daha doğrudan bir ilişki kurmasına imkan yaratması.
Her bölgeden sadece bir milletvekili seçildiği için o kişi partisinin değil tüm bölgenin, yani o bölgede yaşayan herkesin milletvekili oluyor.
Merkezin bölgelerle ilişkisinin denk bir zemine oturması da sistemin önemli bir diğer artısı, kuşkusuz.

Bizim ülkemizde ise siyasi düzeyde tamamen tersi bir yönelim var şu anda.
Tek bölge seçim sitemi, yani çarşaf liste…
Bir diğer deyişle yerelleşme değil, merkezileşme!
Yerelleşmenin bölgeciliği de beraberinde getirdiği ve toplumsal siyaset üretimini zorlaştırdığı temel gerekçesiyle, ülke genelinde tek listeyle seçime gitme yönünde bir değişikliğin hazırlığı var uzun zamandır.

------

Seçim sisteminde bir revizyona ihtiyaç olduğu ortada.
Ancak bu yeni ‘öneri’, sistem kaynaklı bazı sorunlara reçete olabileceği gibi, ne yazık ki bazı risk faktörlerini de bünyesinde barındırıyor.
Bu nedenle tek bölge sistemi, yasalaşma süreci öncesinde detaylı bir biçimde gerek akademik düzeyde gerekse toplumsal bazda yoğun bir biçimde gündem haline getirilmeli, artıları ve eksileri açıklıkla tartışılmalıdır.
Ama Anayasa referandumu öncesinde olduğu gibi ‘siyasete’ ve destekçisi partilerin ve milletvekillerinin kimliklerine odaklı bir biçimde değil, çok daha objektif verilerle!

Bu yazı toplam 1629 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar