1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Vonili “kayıplar”ın izinde… 2
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518

Vonili “kayıplar”ın izinde… 2

A+A-

Küçük Eleni, 1974’te henüz 11 yaşlarında bir çocuktu – anneciğinin dışında tüm ailesini savaşta kaybetti… Kızkardeşini, erkek kardeşlerini, babasını, amcalarını…Yeğenlerini…

Onunla röportajımızın devamı şöyle;

SORU: O nerede “kayıp” edilmişti?

ELENİ YİANGU STAVRAKİ: Girne’de asker idi… 251nci birlikte idi… Savaşın ilk günlerinde yani 20 Temmuz 1974’te pek çoğu ölmüştü savaşta. Geriye kalan askerler ise Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı yanındaki askeri kampa gelmişlerdi… Tekrar görev yerlerine gönderildiler oradan… Onu Kutsovendi’ye (Güngör) göndermişlerdi. Oradan bir görgü şahidi, abim Stavros’un yaralandığını anlatmıştı… Bir landrover ile onu tedaviye götürmek istemişler fakat bombardımanlar nedeniyle landroverin sürücüsü araçtan aşağıya inmiş ve aracı terketmiş… Çeşitli versiyonları var aslında bu hikayenin… Bir başka versiyonunda “Türkler geliyor! Türkler geliyor!” diye bağırıyorlarmış, kardeşim de “Beni burada bırakın ve gidin, canınızı kurtarın” demiş… Bir başkası ise onun öldürülmüş olduğunu anlattı…

 

SORU: Resmi “Kayıplar Listesi”nde midir kardeşiniz?

ELENİ YİANGU STAVRAKİ: Evet, evet…

 

SORU: Belki de babanız ve diğer kardeşiniz Kostas’tan geride kalanları buldular çünkü Kayıplar Komitesi çok kazı yaptı Voni’de ve orada bazı insan kalıntıları bulmuşlardı – okurlarımız da bazı olası gömü yerleri hakkında bilgi vermişlerdi… Henüz DNA testleri sonuçlanmamış olduğu için belki de aralarında bulunabilir babanız ve Kostas… Çünkü ben son zamanlarda duymadım Voni’de kalıntıları bulunmuş herhangi bir Kıbrıslırum için cenaze yapılmış olduğunu – genelde takip etmeye çalışırım, okurlarımızın göstermiş olduğu olası gömü yerlerinde “kayıplar”dan geride kalanlar bulundu mu ve gömülüyor mu diye…

YORGOS ANDONİU (Voni muhtarı): Evet, son iki senedir Voni’de bulunmuş herhangi bir “kayıp”la ilgili herhangi bir cenaze olmadı ve Voni’den hala “kayıplar” vardır. DNA örneği verdiydi aileler ancak baba tarafından daha DNA istendi kendilerinden ve böylece aileden başkalarını da bulup bu DNA örneklerini da verdi bu aileler…

ELENİ YİANGU STAVRAKİ: Hani anlattı ya Hristalla, geri döndülerdi köyde bir akrabanın yanında kalmaya… Babamlar dört kardeşti, Theoharis adlı amcamın yanında kaldıydılar bir gece… İşte o amcam da “kayıp”tır… Theoharis Theoharis Stavraki’dir adı… Babamdan daha büyüktü bu amcam ve o da “kayıp”tır.

Babamın öteki kardeşi Kitrea’da (Değirmenlik) yaşıyordu, Hristodulos Theoharis Stavraki idi bu amcamın adı da… Savaş çıkınca Kitrea’dan ayrılıp başka yere gitmeye çalışmışlardı ve Neohoryo Kitrea’ya (Minareliköy) varmayı başardıklarını duyduyduk… Ondan sonra hiç kimse bilmiyor ne olduğunu, “kayıp”tır yani o amcam da… Yeğenim Andreas da “kayıp” idi ama ondan geride kalanlar bulundu…

 

SORU: Asker miydi Andreas?

ELENİ YİANGU STAVRAKİ: Evet, askerdi… Çatoz’da bulundu kalıntıları… Birkaç yıl önce cenaze töreni yapıldı onun için…

 

SORU: Yani Hristodulos Theoharis Stavraki, “kayıp” babanızın diğer “kayıp” kardeşidir…

ELENİ YİANGU STAVRAKİ: Evet… En küçük kardeşleriydi bu babamın… Bekar idi, yani ailesi yoktu. “Toulos” derlerdi ona…

 

SORU: Yeorgia’nın olası gömü yeri hakkında herhangi bir şey biliyor musunuz?

ELENİ YİANGU STAVRAKİ: Hayır, hiçbir bilgimiz yok bu konuda…

 

SORU: Sayın Muhtar, şimdi de sizinle konuşalım biraz… Kaç yaşındasınız?

YORGOS ANDONİU: 62 yaşındayım…

 

SORU: Ne kadar süredir Voni’nin muhtarısınız?

YORGOS ANDONİU: Son 15 senedir…

 

SORU: Neden muhtar olmayı seçtiniz?

YORGOS ANDONİU: Köyden ayrıldığımızda ben henüz 17 yaşında bir gençtim… Yurtdışında eğitimimi tamamlayıp da Kıbrıs’a döndükten sonra, köylülerimi bir araya getirmeyi düşünmeye başlamıştım.

 

SORU: Genelde nereye yerleştirilmişlerdi Vonili göçmenler?

YORGOS ANDONİU: Öncelikle köyün futbol kulübü çevresinde örgütlemeye başlamıştık Vonilileri… Köyde futbol kulübünün adı Apollon idi. 1989 yılından itibaren köylülerimizi bir araya getirmeye başlamıştık… Ben 1974 sonrasında eğitimime Çekoslovakya’da devam etmiştim – inşaat mühendisliği okumuştum orada…

Hatırlıyorum, herkesi Kaymaklı’da yemeğe davet etmiştik 1989’da… 300 kişi gelmişti ve sandalyeler yetmemişti, bunu hatırlıyorum. Böylece insanlarımızı örgütlemeye başlamıştık çünkü bir şekilde köyümüzü hatırlamamız gerektiğine inanıyorduk… Neler olup bittiğini hatırlamalı ve iyi dostluklar, iyi komşuluklar kurmalıydık…

 

SORU: Ancak nereye yerleştirilmişti Vonili göçmenler genel olarak?

YORGOS ANDONİU: Genelde Lefkoşa’ya yerleştirilmişlerdi ancak köylerde de vardı Vonililer, mesela Ayia Nanna’dan Psevdas köyüne kadar, oralara da yerleştirilmişlerdi… Bu köyler Larnaka yolundadır – bazı Vonililer, Leymosun’a yerleştirilmişti… Baf’ta da bir aile var Voni’den… Yaşlı bir ailedir bu…

Ancak ağırlıkla Lefkoşa’da devletin yaptırdığı göçmenevlerine yerleştirilmişlerdi, işte Antuboli’deki göçmen evlerine, Latça’daki göçmenevlerine, Eylence’deki göçmenevlerine…

 

SORU: Voni, büyük bir köydü... Değil mi?

YORGOS ANDONİU: 1974’te 550 kişi yaşıyordu Voni’de…

 

SORU: Şimdi kaç kişisiniz Vonililer olarak?

YORGOS ANDONİU: Üç sene önce seçimler vardı, yerel seçimler… Sayı aşağı yukarı aynıydı…

1-136.jpg

 

SORU: Yani çok sayıda Vonili yurtdışına göç etmedi – onu anlıyorum…

YORGOS ANDONİU: Var göçmenlerimiz Avustralya’da, Yunanistan’da, İngiltere’de… Mesela şu ana kadar benim yeğenim Kanada’da göçmendir… Amerika’da da var Vonili göçmenler… Mesela iki sene önce Minnesota’dan bir mektup aldıydım… Web sitemizi görüp yazmışlardı bana… Web sitemizde bazı bilgiler vardır, oradan görüp bana telefon açmışlardı… Tanımıyordum kendilerini ama Voniliydiler ve benim yaşlardaydılar…

 

SORU: Voni’den kaç “kayıp” vardır?

YORGOS ANDONİU: 36 “kayıp” insan vardır Voni’den… Kabaca söylersek, yarısı bulundu, yarısı hala “kayıp”tır…

 

SORU: Bunların bir kısmı 45 kişilik “kayıp” grubun içinde midir?

YORGOS ANDONİU: Evet, daha çok o grubun içerisindeydiler… Bazıları askerdi, mesela Eleni’nin abisi gibi…

 

SORU: Eleni’nin babası ve abisinin Voni’de nerede gömülü olabileceği hakkında herhangi bir bilginiz var mıdır acaba?

YORGOS ANDONİU: Çeşitli olası gömü yerleri hakkında bilgiler vardır, “Kilise’nin dışında” diyorlar, sanırım orada kazı başlatılmıştı, Kilise’nin dışında yani… Veya Voni ile Beyköy arasındaki olası gömü yerlerinden söz edilmektedir.

Pavlos Hacınikolas diye birisi vardı Vonili, görgü tanığı idi o… Bazılarını o gömmüştü…

 

SORU: Voni’ye gidip gösterdi mi acaba?

YORGOS ANDONİU: O zamanlar Voni’ye gidip yer göstermek çok zordu… Şimdi de vefat etmiştir kendisi maalesef… Çok sene önce vefat etti bu adam… Ama görgü tanığıydı ve adamın tanıklığı, Kayıplar Komitesi’nin elinde vardır…

 

SOFOKLİS SOFOKLEUS: Şiroyla gömüyormuş kendilerini…

 

SORU: Yani Voni’deki Kıbrıslıtürkler, şiroyla bu adama gömdürttüler öldürülmüş olan Kıbrıslırumlar’ı…

YORGOS ANDONİU: Elenilerin elindeki bazı bilgilere göre, okulun arkasına da gömdürtmüşler bu adama bazı “kayıp”ları…

 

SORU: Evet, okulun arkasına… Bunu da yazmıştık…

YORGOS ANDONİU: Yazdınız… Kostas Papayorgiu’nun evine yakındır bu gömü yeri…

Ancak ben iki sene önce Voni’ye gittiğim zaman Kayıplar Komitesi yetkilileriyle, kilisenin tam sınırlarını bilmek istiyorlardı çünkü ellerinde kilisenin sınırlarının dışına gömü yapıldığı yönünde bilgiler vardı… Bu sınırları bulmuştuk. Bölgede kazıya başlamışlardı ancak tam olarak bu bölgeyi kazdılar mı, bilmiyorum çünkü burası askeri bir yerdi ve beton dökülmüştü… Beton dökülmüş olan bu bölgede kazı yaptılar mı, bilmiyorum…

Voni’de bazı insan kalıntıları buldular…

 

SORU: Ben Voni’ye giremiyorum, gazeteci olduğum gerekçesiyle… Ancak bazı Kıbrıslıtürk şahitleri yani okurlarımdan bazılarını gönderdik Kayıplar Komitesi’yle Voni’ye, yardımcı olsunlar diye komiteye ve onlar bazı yerler gösterdiler… Bazı Kıbrıslıtürk şahitlerin anlattıklarını da çok ayrıntılı yazdık… Kendilerini Kayıplar Komitesi araştırma görevlileriyle de buluşturduk, haritalar üzerinde de çalıştılar… Vesaire vesaire…

YORGOS ANDONİU: Bazı başka yerler kazmaları gerekirdi ama galiba izin alamadılar diye duyduk, bilemiyorum… Sanırım kilisenin dışında üç yer vardır, iki tanesini kazmışlar, üçüncüyü kazabildiler mi, bilmiyorum.

DEVAM EDECEK

Bu yazı toplam 1914 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar