1. YAZARLAR

  2. Tacan Reynar

İbrahim Özejder

İbrahim Özejder

Sokak ilaçlamaları neden durdurulamıyor?

A+A-

 

• Tarık Ertuğ sosyal medyada isyan ediyor: Herkes ‘kanser yapar’ diyor, belediyeler ilaçlamaya devam ediyor

Sağlık konularında çoğunluğun isteğine göre mi, uzmanların bilimsel görüşlerine göre mi karar verilir


- Koş baba, ilaçlama makinası gelir…
- Sen yukarıdaki pencereleri kapat babam, ben aşağıdakileri hallederim…

Misafirlerimizin şaşkın bakışları arasında işimizi 15 saniyede bitirdik. Ne de olsa tecrübe konuşuyor, yıllardır bu işi yapıyoruz.

İlaçlamadan kaçmaya çalışıyoruz
Yaz mevsimi başlayınca, üç beş günde bir ayni telaşı yaşıyoruz. Akşamları hava serinleyince evi havalandırmak için bütün pencereleri açıyoruz ancak belediyenin ilaçlama aracının tiz sesi uzaktan duyulur duyulmaz panikle pencereleri kapatıyoruz. Muhtemelen birçok evde ayni şey yapılıyor.

Çünkü sineklere karşı yapılan ilaçlamanın sağlığa zararlı olduğunu, hatta kansere yol açtığını öğrendik. Sıradan insanların iddiası değil bu; ülkemizdeki en önemli sağlık kuruluşu Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ve uzmanlar, ilaçlamanın sakıncaları konusunda sık sık uyarı yapıyor.

Doktorlar ve uzmanlar ayrıca, ilaçlamanın sineklerin ancak % 20’sini yokedebildiğini söylüyor.

Ertuğ’un facebook’taki isyanı
Bütün uyarılara rağmen belediyeler ilaçlamadan vazgeçmiyor. Sağlık konularını kendine dert etmiş ve facebook’ta kararlı bir mücadele yürüten Tarık Ertuğ çıldırmak üzere. ‘İlaçlama neden durdurulmuyor’ diye isyan ediyor.

Tarık Ertuğ, doktorlara, uzmanlara, çevrecilere soruyor öğreniyor; K.T. Tabipleri Birliği’ne dilekçe yazıyor yanıt alıyor; bazı yöneticilerle görüşüyor; facebook’ta elde ettiği bilgileri ve ilaçlamalarla ilgili videoları paylaşıyor; kısacası tek kişilik bir ordu gibi savaşıyor. Sahibolduğu bilgiler kesin: Sinek ilaçlaması hastalıklara yolaçıyor ve kesinlikle sürdürülemez. 

Belediyeler vazgeçmiyor
Ertuğ takdir edilecek bir çaba sürdürüyor ve bize ayni zamanda sosyal medyanın, sosyal meseleler için de ne kadar etkili kullanılabileceğinin örneğini veriyor. Tarık Ertuğ mücadelesinden vazgeçmiş değil, ancak hayal kırıklığını da gizlemiyor ve facebook’taki yazışmalarımızda bunu dile getiriyor. İşte Ertuğ’un yazdıkları:

“…Hocam Belediyelerin akşam üzeri sokak sokak yaptıkları ilaçlama yönünde bir aydır mücadele veririm... İnsan sade bir vatandaş olunca elde var sıfır... Tabibler birliği başkanı Filiz hanımla, Doktor Suphi beyle, Çocuk doktoru Cemal Mert'le görüştüm... Hepsi haklısın diyor... Bu ilaç atılmamalı diyor... Belediyeler yine atıyor...

Tüm uzman ve doktorlarımız Kanser yapıcı olan ilacın atılmaması lazım diyor ama belediyeler atıyor.

Benim çekmiş olduğum videolar var belediye aracı insanların üzerine sıkarken... Sn Mehmet harmancı ile de görüştüm... sonuç yok..

Hocam söylemek istediğim Mecliste 14 doktor var. Sağlık bakanı, Çevre bakanı bunlar doktor ve şu an görevdeler…”


Siyaset çözüm üretmiyor
Ertuğ siyasetin, bu sağlık faciasına artık bir son vermesi gerektiğine işaret ediyor. Gerçekten bu neden yapılmıyor, hele mecliste 14 doktor varken?

İlaçlamanın sağlığa zararlı olduğu ve durması gerektiğini açıkça söyleyen çok; ancak tersini savunan kimsenin bulunmaması dikkatimizi çekiyor. Son zamanlarda, “bu ilaçlama aslında sağlığa zararlı değildir, konu abartılıyor” diyen birini duyan var mı?

Bu ne anlama geliyor? Sokak sokak yapılan ilaçlama tartışma götürmez biçimde sağlığa zararlı. O zaman asıl sorumuza geliyoruz: Zararlı olduğunu bile bile belediyeler neden ilaçlamaya devam ediyor?

Resmi bir açıklama yok ama cevap belli: Halkın çoğunluğu yaz aylarında sineklerden şikayetçi ve belediyelerin etkin ilaçlama yapmasını istiyor.

Çoğunluk istediği için mi?
Yani belediyeler halkın çoğunluğunun isteğine uyarak ilaçlamaya devam ediyor. Görünüşte halktan yana siyasi bir tutum ve halktan yana olmak da reddedilecek bir davranış değil. Ancak bir ülkedeki her yaşam alanı çoğunluğun isteğine göre düzenlenemez. Bunların en başında da sağlık gelir. Bir doktor, hastasının isteklerine göre değil, muayene bulgularına ve mesleki bilgisine dayanarak ilaç yazıyorsa, bir belediye de halkın çoğunluğunun taleplerine göre değil, bilimsel bulgulara ve uzmanların görüşlerine göre sokak ilaçlaması yapıp yapamayacağına karar vermeli.

İnsanlar zehirlendiğinin farkında mı?
Geliyoruz en önemli soruya: İnsanlarımızın çoğunluğu neden hala daha zehirlenmeyi kabul ediyor?

İki sebep olabilir; ya insanlar zehirlendiklerine inanmıyorlar, ya da ilaçlamanın sağlığa zarar verme olasılığımın çok düşük olduğunu düşünüyorlar. Tek tek herkesin ne düşündüğünü tesbit etmek kolay değil. Ancak ilaçlamanın zararlarını algılamamanın her iki sebebin sorumlusunun kim olduğunu da biliyoruz:

Devlet, sağlık camiası-uzmanlar ve medya…

Medyanın etkili olması
Devlet ve sağlık camiasının neyi eksik yaptığını bir yana bırakalım ve medya için sorumuzu soralım: Medya, sineklere karşı sokak ilaçlamalarının ciddi sağlık sorunları yarattığı ile ilgili haberleri, bilgileri, araştırmaları halka ulaştıramadı mı?

Aslında bu soruya “Hayır” cevabı vermek mümkün değil. Çünkü konuyla ilgili çok sayıda haber, görüş ve araştırmaya, yayın organlarında sık sık yer veriliyor. Demek ki buna rağmen etkili olamıyor. Bunu halkın duyarsızlığı ile açıklamak doğru değil.

Eğer bugüne kadarki yöntemler işe yaramadıysa, medyamız duyarlılık yaratacak başka yöntemler bulmalıdır. Sigara-kanser ilişkisiyle ilgili bir örnek aklıma aklıma geldi. Yıllardır söyleniyor, sigara kansere yolaçar diye. Bunun çok etkili olmadığı sonucu ortaya çıktı. Sonra bazı ülkelerde, sigara paketlerinin üzerine kanserli ciğer fotoğrafları yerleştirildi. İşte o zaman çok sayıda insanın sigarayı bıraktığı görüldü.

Medyamızın (ve öteki kurumların) da sineklere karşı ilaçlamanın zararları konusunda yaratıcı, çarpıcı yöntemleri bulması gerekiyor.

Bu yazı toplam 4468 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar