1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Seçim sath-ı maili!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Seçim sath-ı maili!

A+A-

Meclis, karma oy uygulamasını kaldıran yasa değişikliğini kabul etti…
Artık karma oy kullanılmayacak…

-*-*-

Veya şöyle söyleyelim, 87 gün sonra yapılacak genel seçimlerde, sandığa gidecek olanlar ya bir partiye mühür vurup, o parti içinde tercih yapabilecek ya da oyunu geçersiz yapmak için çeşit türlü garagözlüğü çizip yazabilecek!

-*-*-

Karma oy meselesine geçmeden önce şunu eklemekte fayda var; “sandığı veya seçimi protesto” edip oy kullanmamak, hiçbir şeyi değiştirmiyor!

-*-*-

Daha doğrusu şöyle anlatalım; elbette sandık protestosu önemli bir “ifade beyanı veya irade beyanı”dır ama teknik veya matematik anlamda sonucu etkilemez!

-*-*-

Bir açıklama veya bir görüş daha belirtelim; sandığa gidip oyunuzu yakmak, gitmemekten daha etkili bir protesto yöntemidir!

-*-*-

Neyse; karma oy uygulamasının “dezavantajları” nelerdir?
Bunu tartışmanın bir anlamı kalmadı!
Artık karma oy yok!

-*-*-

Seçim görevlileri açısından büyük rahatlık… 

-*-*-

Şimdi geçersiz oy oranının düşmesi beklenirken, disiplinli partiler veya örgütlü partiler için avantaj sağlanmış olacak…

-*-*-

Haliyle en başta CTP olmak üzere, sol partiler bu sistemden ‘bence’ daha ciddi avantaj elde edecek!

-*-*-

Sağ partiler de kişisel çıkar sağlama, maddi destek verme, (rüşvet de diyebilirdim) gibi “kasa faaliyetlerini” artırmak zorunda olacak!

-*-*-

Karma oyun kalkmasının muhalefetteki partilere olumlu yansıma olasılığı, dört buçuk yıldır hükümette olanlara oranla daha yüksektir…
Bu da doğal bir gelişmedir…
İktidarda olmanın, bizimkisi gibi ülkelerde avantaj yanı – dezavantajdan düşüktür!

-*-*-

Bunu şöyle açıklayalım; 10 kişiyi işe alır mutlu edersiniz ama bin kişi, almadığınız için size hırslanmıştır!

-*-*-

Elbette hükümet olarak iyi şeyler yapılmış olabilir ama insan aklı iyileri değil, kötüleri; başarıyı değil başarısızlığı daha çok hatırlar!

-*-*-

Haaa bu işin bir başka ciddi sıkıntısı var!
Parti içi yarış seviyesi yükselecek!
“Kesmeler” diyoruz buna!
Kesmeler artacak!
Doğaldır küsmeler de yüksek seviyede gerçekleşecek!

-*-*-

Tercih artık çok önemli!

-*-*-

Ünalcılar, Kutlucular, Taçoycular, Amcaoğlu’cular, Faizciler, Mağusalılar, Lefkoşalılar, Girneliler, Sılacılar, Doğuşçular, Erkutçular falan ve de filan!

-*-*-

Demokrasi açısından da eleştirilecek yanı var örneğin daha önce de bağımsız bir adayın seçilmesi imkansızdı ama artık aday olması da imkânsız hale gelecek!

-*-*-

Ancak illaki aday olmak isteyenler hala varsa, parti sayısı çok yüksek ve ülke genelinde 50 adayı bulmakta zorlanacak olanların varlığı apaçıktır!

-*-*-

Gelelim bazı gerçeklere… 
Dilerseniz bu yazacaklarıma “dedikodu” da diyebilirsiniz…

-*-*-

Artık, ‘Seçim sath-ı mailine girdik’… 
Yani seçim yasaklarına daha 20 gün kadar var ama seçim dönemine, seçim sürecine veya seçim atmosferine resmen ya da fiilen girmiş durumdayız… 

-*-*-

UBP’de Türkiye’den gelen bazı “kooordinatör”ler çalışmalarını uzun bir süredir devam ettiriyordu; artık piyasadaki ağırlıkları daha da artacak!

-*-*-

Dedik ya, karma oy yok artık parti içi tercih oylarında ciddi kavgalaşmalar – kutuplaşmalar olacak!

-*-*-

Bu arada belediye başkanlığı seçimlerini de es geçmeyelim!

-*-*-

Siyasete giren bir kişinin, “ben şurada duruyorum, daha yüksekte gözüm yoktur” demesi inandırıcı değildir!

-*-*-

Mesela bir beldenin başkanı, “ben buraya kadar geldim, ilerisini düşünmüyorum” diyemez!
Haaa bazılarında artık zaman çok geçmiş olabilir; örneğin Güzelyurt’ta henüz doğmamış kişiler bugün neredeyse 30 yaşına geldiler, Mahmut Hocamdan başka başkan görmediler! Hocamın bu seçimde CTP’li rakibi çok güçlü; Hocam bu seçimi kazansa bile “ben UBP’ye genel başkan adayı olmalıyım” demez!

-*-*-

Ama kamuoyu tarafından zaten “lider adayı” olarak görülen kişiler yok değildir…
Örnek, Gönyeli Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu!
Bırakın UBP Genel Başkanlığı’nı, adı Ersin Tatar’ın yerine Cumhurbaşkanı Adayı olarak bile geçmişti!

-*-*-

Peki, bu durum Hüseyin Amcaoğlu’nun gücünü etkiler mi?
Elbette etkiler!
UBP’de mevcut genel başkan da öteki genel başkan adayları da Amcaoğlu’nun çok güçlü bir şekilde seçimden çıkmasını istemeyebilir!

-*-*-

Aynı şekilde Gönyeli’deki CTP adayı – meslektaşımız Damla Soyalp da, ne kadar çok başarılı olursa, CTP içerisindeki yeri bence o kadar yukarıya çıkar! 

-*-*-

Lefkoşa’da Mehmet Harmancı yeniden kazanırsa, olası ilk kurultayda TDP’nin genel başkanı olmaya “zorlanır!”…

-*-*-

Sakın kimse, birilerini eleştirdiğim anlamını çıkarmasın!
Birilerini karaladığım ya da başka hedeflerim olduğu yorumunu da yapmasın!

-*-*-

Şu gerçek de unutulmamalı; ülkenin en popüler belediye başkanı Girne’dedir…
Ve geçen seçim az farkla ve de sürpriz bir şekilde kazandığı söylenen seçimi bu kez açık ara kazanırsa, CTP’deki yükselişi de doğal bir ivme kazanır!

-*-*-

Mağusa’daki yarışın sonucu da hem belediye hem de iki büyük parti açısından çok önemlidir… 

-*-*-

Gelelim bir başka meseleye…

-*-*-

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde net bir şekilde gördük; AKP – Erdoğan – Cevdet Yılmaz üçlüsüne güvenen hatta “ben onların adayıyım” endamındaki Ersin Tatar, siyasi tarihin en rezil sonucunu elde etti!

-*-*-

Bu seçimde de AKP’nin – Erdoğan’ın ve Cevdet Yılmaz’ın ipi ile kuyuya inecek olanlara tavsiyemdir; kökeni ne olursa olsun; KKTC seçmeni;
1 - Atatürk’ü çok sevmektedir…
2 – Dinine bağlıdır ama laiktir…
3- TC kökenli seçmenin büyük çoğunluğu “sosyal demokrat – Kürt ve Alevi”lerden oluşmaktadır!
4 – Erdoğan – Cevdet Yılmaz ve AKP “yandaşları” veya “taraftarları”nın da oy verebilecekleri parti sayısı en az 5’tir!

-*-*-

Son bir tavsiye; bazı partilerin baraj sorunu olduğu nettir!
İster yeni kurulsunlar, ister çok eski olsunlar, ister sağda, ister solda olsunlar; kendilerine yakın hatta neredeyse tıpatıp aynı olan partilerle, kişisel çekişmeleri ve varsa bazı ideolojik farklılıkları bırakıp, işbirliği yapmaları ve daha eski – daha köklü olan partinin adıyla – ortak bir liste oluşturmaları bence elzemdir!

-*-*-

Baraj sorunu olsun ya da olmasın; örneğin DP – TAM Parti; DP bayrağı altında seçime girerse, bu her iki parti için avantaj mıdır dezavantaj mıdır?

-*-*-

BKP, YKP, Bağımsızlık Yolu, KSP gibi sol tarafın partileri de TDP’yle konuşarak – o partinin bayrağı ile seçime girerse; o partilerin temsilcileri de mecliste olursa, fena mıdır?

-*-*-

Haaa sonuçta hala boykotçu kesimler çoktur; çünkü onlara göre kim seçilirse seçilsin, son kararı verecek olan Ankara’dır da, yukarıda da dediğim gibi, sandığı boykot etmeyin; gidin mesela oy pusulasına “işgalin işbirlikçilerini seçmeyi reddediyorum” diye kırmızı kalemle yazın!

-*-*-

Hatta dilerseniz, çaktırmadan kendinize bir mühürcük yaptırın, cebinizde onu içeri sokun, ıslatın basın!
Mühüre de “evet” yerine ne dilerseniz yazdırabilirsiniz!
Mesela “hade be o yanı!” gibi!
Veya “f” harfi ile başlayan “o” harfi ile devam eden iki kelimeli İngilizce bir mühür!

arnaud-jaegers-ibwjsmobnnu-unsplash.jpg

Bu yazı toplam 462 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar