1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. ÖZEL SEKTÖRDE SENDİKALAŞMA...
İbrahim Özejder

İbrahim Özejder

Ortak Mesaja Hürriyet’ten ‘Ayrımcı’ Darbe

A+A-

 

• Anastasiadis’in Türkçe yeni yıl mesajı için “zorlandı” derseniz, beyinlerdeki ‘Rum prototipi’ni de harekete geçirmiş olursunuz


Barış gazeteciliğini çok konuşacağız demiştik…
Geleneksel gazetecilik o kadar çok malzeme veriyor ki, barış gazeteciliğini açıklayacak örnekler bulmak zor olmuyor. Bugünkü örneğimiz Hürriyet gazetesinden.

Açık savaş taraftarı olmasa da

Örneğe geçmeden önce bir noktayı hatırlatmakta yarar var. Barış gazeteciliğini gündeme alırken, karşıtının savaş gazeteciliği olduğu aklımıza geliyor. Ama bunu tipik savaş taraftarı, savaş kışkırtıcısı bir gazetecilik olarak düşünmeyelim. Konunun uzmanı Prof. Dr. Sevda Alankuş’un bir süre önce YDÜ İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirilen “Barış Gazeteciliği” konulu atölye çalışmasında belirttiği gibi, ‘geleneksel gazetecilik(hatta iyi gazetecilik) yapısal olarak çatışmacı ve eril bir gazeteciliktir’.

Yani bir gazeteci savaş karşıtı olsa bile alışılageldik ölçüler içinde yapacağı gazetecilik savaşa hizmet edebilir. Bir başka deyişle çatışmacı içerikler üreten gazetecilerin büyük kısmı bunu farketmeden yapıyor olabilir.

Hürriyet’in sicili kabarık

Bir de bilinçli olarak üretilen çatışmacı gazete içerikleri var. Türkiye’nin köklü yayın organı Hürriyet gazetesinin, bilinçli barış karşıtı, düşmanca içerikleri fazlasıyla üretmek gibi bir sicili var.

Kıbrıs’ta iki toplum liderinin büyük sempati toplayan ortak yılbaşı mesajının, (başka bir çok örnekte olduğu gibi) Hürriyet’in haberinde nasıl sinsi bir dokunuşla çatışmacı, ayrımcı bir anlamla sunulduğuna tanık olduk.

‘Biri zorlandı diğeri bir çırpıda söyledi’

“Ne sakıcası var, Anastasiadis mesajı Türkçe okurken gerçekten zorlanmadı mı?” diye itiraz edilebilir. Mesele o kadar basit değil. Bu kadar anlamlı bir barış eylemine (Evet, bu diplomatik bir çaba değil, başkanlar tarafından gerçekleştirilen, çok yaratıcı, çok anlamlı bir barış eylemidir) ayrımcı ifadeler yerleştirilmesi Barış gazeteciliğine terstir. Kıbrıs’ta Türklerle Rumların eşit olup olmadığı ya da eşitliğin nasıl gerçekleştirileceği hep tartışma konusu iken, iki lider son derece dengeli-eşit bir eylem ortaya koyuyor  ama Hürriyet, yine de bir farklılık yaratıp habere sokuşturuyor: Biri zorlandı!..

Ya Akıncı zorlansaydı?

Hürriyet’in sinsi çatışmacı bir dil kullanmadığını iddia edenlere konuya tersten bakmalarını önerelim. Yeni yıl mesajını Rumca söylerken zorlanan Kıbrıslı Türk lider Mustafa Akıncı olsaydı, Hürriyet “biri zorlandı” ifadesini başlığa koyar mıydı? Beynimizi zorlayalım ve Hürriyet pratiğini hafızamızda canlandırlalım; böyle bir örneğe rastlayabilir miyiz? Mümkün değil.

Peki, Anastasiadis’in Türkçe yılbaşı mesajında zorlanmasına vurgu yapmanın bir sakıncası var mı? Var. Okurun(medya izleyicisinin) belli olgular karşısında bir takım yargılara sahip olması, bir haberle değil bir bilgilenme süreci sonunda oluşur. Türkçe medya izleyicisi, Kıbrıslı Türkler, Türkiyeliler egemen medyadan beslendikleri malzemeler sonucunda kafalarında bir Rum prototipi oluştururlar:

“Rum, sırasında düşmandır, katildir, gaddardır, kendini üstün görür, ötekidir, v.s… O Rum, aslında barışı da istemez, baksanıza Kıbrıslı Türklerin önemli bir oranı Rumca konuşabiliyorken, Rumların çok azı Türkçe konuşuyor. Çünkü bizi kendileriyle eşit görmüyorlar…”

Siz Anastisadis’in Türkçe konuşması için “zorlandı”  derseniz, yıllardır biriken önyargılar anında harekete geçebilir, yılbaşı mesajı da “işte, bizim lider ne güzel tıkır tıkır Rumca konuştu, onların liderleri zahmet edip 2-3 kelime Türkçeyi doğru dürüst  öğrenmedi, bunların bize saygısı bu kadar, bunlarla mı barış yapacağız?” anlamına dönüşebilir.

Konuyu çok fazla uzattık gibi görülebilir. Amacımız barış gazeteciliğinin ayrıntılarla çok ilgili olduğunu bu örnek vesilesiyle vurgulamaktı.

Kısacası Hürriyet’in başlığındaki ifade,  çok masum bir gazetecilik örneğine benzemiyor. Önümüzde “ayrımcı, ötekileştirici dil”in sinsi bir örneği gibi duruyor.

Bu yazı toplam 2273 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar